1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. DAİMA KARDEŞLİK ÜZERİNE
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

DAİMA KARDEŞLİK ÜZERİNE

A+A-

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”  (Hucurat, 10)


 

Şüphesiz ki Allah, sözünde doğrudur! O Allah(cc) ki, sonsuz kerem sahibidir! O Allah(cc) ki, hiçbir topluluğa vermediği nimetiMüslümanlara bahşetmiştir. Bu nimet; imanla beraber “KARDEŞLİK” nimetidir! Bu nimetin kadru kıymeti bilinirse, ümmet olarak izzet üzere yaşar, Rabbi Rahman’ın sonsuz nimetlerine mazhar ve yeryüzünün varisleri olunur! Bu nimet sayesindedir ki; zaman ve mekân ötesi bir birliktelik oluşup; hiç bir beşeri gücün, kuvvetin, kudretin karşında duramayacağı, karşı koyamayacağı bir iman birlikteliği meydana gelir! Bu nimet, eğer doğru anlaşılır ve icapları yerine getirilirse; hiçbir oyuncunun oyununa gelinmez, hiçbir hainin ihanetine alet olunmaz, tuzakçının tuzağına düşülmez! Bu nimet, İslami bütünlük içerisinde algılanıp, hayatın kaynağı, dayanağı edilirse; bütün bir ümmet serfiraz olur, serazad olur!

Kardeşlik hukuku göz önünde bulundurulur ve bu hukuka riayet edilirse, hem bu dünyada ve hem de darı bekada Rabbi Rahmanın rıza ve yardımı Müslümanlarla beraber olur!

Müminlerin kardeşliğini, hem Rabbimiz ayeti kerimelerde vurgulamakta ve hem de bizzat Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Efendiler Efendisi kendi hayatında bizlere ölçü olacak şekildesayısızörnekliklerle göstermektedir. Henüz Mekke’de Müslümanlar bir avuç iken dahi bu kardeşlik bağı sayesinde; müşriklerin onca zulüm ve işkencelerine rağmen dayanıla bilinmiş ve hatta gün geçtikçe Müslümanlar Allah(cc)’ın inayetiyle gelişme göstermişlerdir. O dönemde Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"
(Müslim, îman 93-94. Tirmizî, Et'ime 45, İbni Mace, Mukaddime 9, Edeb 11)

Cennete girebilmenin şartı iman; İman etmenin şartı ise müminlerin bir birini sevmesidir. Müminler, bu sevgi ile ümmet bilincini elde edebileceklerdir. Aynı şekilde tevhid imanın, vahdet ise mümin olabilmenin zorunlu bir hali olmaktadır. Mümin olmanın şartı sevgidir; sevginin sahasını da iman belirlemektedir. Hiçbir beşeri, cahili ölçü bu sevginin sınırlarını belirleyemez/belirlememelidir. Ondan dolayıdır ki; müminler arasındaki sevgi hiç bir beşeri/coğrafi sınırı, hiçbir etnisiteyi, hiçbir ten rengini, hiçbir dili kendisine ölçü alamaz/almamalıdır. Eğer birisi iman etmiş ise; mümin olan herkes onu candan sevmelidir, kardeş bilmelidir. Bu kardeşliğe hiçbir şey hiçbir şekilde halel getiremez/getirmemelidir.

Kardeşliğin anahtarını da Efendimiz işaret buyurmaktadır. Evet; “aranızda selamı yayınız!” Selam yakınlığın, güvenin, sadakatin, ünsiyetin parolasıdır. Bu parola ile müminler, birbirlerine olan sevgisini, muhabbetini, güvenini, yakınlığını; elhasıl kardeşliğini ifade etmiş olmaktadırlar. Müminler, bu selam ile birbirlerine eman vermekte ve emin olmaktadırlar. Selam, müminler arasındaki kardeşlik bağının girizgâhı ve devamında ise ümmet olmanın, Allah(cc)’a hakkıyla kul olmanın yüreklere yerleşmesinin teminatı olmaktadır. “Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.”

“Allah'a ve O'nun Elçisi'ne itaat edin (duyarlılık ve bağlılık gösterin); ve sakın birbirinizle çekişmeye girmeyin, yoksa yılgınlığa düşersiniz (gevşersiniz); cesaretiniz (maneviyatınız, motivasyonunuz, gücünüz, kuvvetiniz) sönüverir. Ve zor durumlarda sabır gösterin (dirençli olun): çünkü Allah, gerçekten zorluklara göğüs geren-sabredenlerle beraberdir.” (Enfâl, 46)

Müminler, mutlaka aralarında uhuvveti geliştirecek yolları aramalıdırlar. Ümmet çapında her türlü tefrik edici, ötekileştirici hal, tutum ve davranışlardan özenle kaçınmalıdırlar. Yegâne birleştirici unsur olarak Hükm-ü İlahiyi almalıdırlar. Birlik ve bütünlüğün tek kıstasının “İMAN” kıstası olduğunu en samimi şekilde yaşayarak dosta da, düşmana da göstermelidirler!İman etmenin şartı müminler arasındaki uhuvvete bağlıdır. Bu uhuvvetin ölçüsü ise; Emri İlahi ve Kavli Resul olduğu asla unutulmamalıdır.

“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve imana ermiş olan(lardan) hiçbirine karşı kalplerimizde yersiz ve uygunsuz (kin, öfke, nefret, beddua ve kıskançlık gibi kötü) duygu ve düşüncelere yer bırakma. Rabbimiz! Sen şefkat sahibisin, rahmet kaynağısın!”(Haşr,10) “Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün, beni, anamı-babamı ve bütün müminleri bağışla!” (İbrahim, 41)

“Müminler; birbirlerini sevmede, birbirlerine acımada ve yekdiğerini korumada tek bir vücut gibidirler.Vücudun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, öteki organları da bu yüzden rahatsız olur ve uykusuz kalır.” (Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66)

“Zandan sakının. Zira zan sözün en yalan olanıdır. İnsanların özel hallerini araştırmayın!Konuşmalarını dinlemeye çalışmayın! Birbirinizin alışverişini kızıştırmayın! Birbirinize haset etmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize sırt çevirmeyin! Ey Allah’ın kulları kardeşler olun.”
(Buhârî, “Edeb”,58; Nikah”,46)

Özedönüş Hareketinin; 11-13.08.2017 Tarihleri arasında Van’da tertiplediği; “Daimi Kardeşlik” buluşmasının, kardeşliğimizin perçinlenmesine vesile olmasını ve bu bilincin ümmet çapında yaygınlık göstermesini diliyorum.  Bu buluşmada emeği geçen, katkısı olan, katılım gösteren kardeşlerimizden Rabbim razı olsun. Daha güzel, daha kapsamlı, daha verimli çalışmalarda bulunabilmek dileklerimle. Rabbim hayırlı çalışmalarımızda başarılar ihsan etmesini, ümmet olmanın bilinç ve fedakârlığını versin inşallah.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum