1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Çokeşli evlilik (2)
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Çokeşli evlilik (2)

A+A-

 

Nisa suresinin 2 ve 3. ayetlerinden anlaşılan şu ki, yetim kızların bakım ve himayesini üstlenen kişiye (veli) yakışan onları yetiştirip kendi ayakları üzerinde durabilecek hale getirmektir. Bu arada durumlarını istismar etmeyecek, mal aile dışında birilerine geçer endişesiyle kızları istemedikleri evliliğe zorlamayacak, erginlik çağna geldiklerinde onları çaresiz ve muhtaç halde bırakmayacaktır. Eğer aralarında üç aşağı beş yukarı bir denklik (küfuv) söz konusuysa ve sahiden niyeti yetim kızla evlenmek ise, kız da gönül rızasıyla bu evliliğe evet diyorsa ve onun mehrini tam olarak ödeyip, babasından kalan mal ve servetine el koymayacaksa, tabii ki yetim kızla evlenilebilir, hatta bu övgüye değer bir tutum olur. Ama bu şartlar yerine getirilemiyorsa, yetmi kızlarla evlenmek doğru değildir, çünkü bu durumdaki bir kızın hakları belki kendi başına karar verebilecek başka kadın ve kızların haklarından daha çok korunmayı gerektirmektedir.

Konuyla ilgili Hz. Aişe’den gelen rivayet ayette yer alan hükümlerin maksadını yeterince açıklar. Onun açıklamasına göre, birinin velayeti altında olan bir kız düşünün, malı ve güzelliği velisini cezbeder, onunla evlenmek ister, ancak hakettiği mehri ona vermek istemez, hatta hem kendisini hem malını temellük etmek ister. Hz. Aişe, bu ayetin inişinden sonra İslam öncesi dönemde ve İslam’ın ilk yıllarında vuku bulan bu tür teamüllere son verildiğini söylemektedir. (Buhari, Tefsir, 4; Vesaya, 21; Müslim, Tefsir, 6.)

Havf“ sözcüğü korku anlamına geldiği gibi, hasıl olan kanaat ve zan anlamına da gelir. Yani ayetin erkeklere vermek istediği mesaj şudur: Sadece kesin olarak korkmanız dolayısıyla değil, yetim kızları nikahladığınız zaman onlara karşı adaleti yerine getirmeyeceğinize ilişkin bir kanaate sahip olmanız veya zannınızın bu yönde teşekkül etmesi durumunda bile, yapmanız gereken onlarla değil, başka kadınlarla evlenmenizdir.

Evlilikte ve eşler arasında kurulacak evlilik ilişkilerinde temel alınacak ölçüt adalettir. Ayette adalet “kıst“ olarak gelmiştir. Kurtubi, kelimenin hem adaleti yerine getirme hem haksızlığa meyletme veya zulmetme anlamlarında kullanıldığını belirtir. 72/Cin, 15. ayette kıst, “haksızlık yapanlar“; Müslim, İmare, 18’de zikredilen bir hadiste ise “adalet“ anlamında kullanılmıştır.

Ayet eğer yetim kızlarla evlilik konusunda adaletin tesisi konusunda ciddi kuşkular varsa, yapılması gereken, başka kadınlarla evlenme yolununun tercih edilmesidir. Bu elbette “başka kadınlar“a karşı adaletsiz davranılabileceği anlamına gelmez. Yetim kızla yetim olmayan, yani himaye altında olmayan kız veya kadın arasındaki fark, ikincisinin nikah akdi sırasında pazarlık gücüne sahip olması, mehri konusunda istediği miktarı öne sürebilmesi veya evlilikle ilgili başka şartları talep edebilme güç ve imkanlarına sahip olmasıdır. Yetim kız ise bu pazarlık gücünden yoksundur, istemediği halde bir evliliğe zorlanabilir. Öyleyse haksızlık üzere kurulmuş bir evliliğe tevessül etmektense, başka evlilik yapmalıdır. Dünyada sadece yetim kızlar değil, başka nice kadınlar vardır. Haksızlığa dayalı bir evlilik ya uzun sürmez, sona erer veya kadının gücü yoksa hayatı boyunca mutsuz olarak yaşamaya mahkum olur.

Kızın yetimliği erginlik çağı öncesi yaşıdır. Bazı hukukçular erginlik çağından önce yetim kızın nikahlanabileceğini söylemişlerse de, başta İmam Şafii, İmam Malik ve cumhur ulema, yetim kız büluğa ermedikçe ve rızası alınmadıkça nikahlanamayacağını söylemişlerdir ki, tercih edilmesi gereken görüş budur. Hz. Ali (r.a.)’nin de görüşü bu yöndedir.

İbn Abbas ve İbn Cübeyr, bir noktaya daha dikkat çekmektedirler ki, bu hayli önemlidir. Araplar, yetim kızlar konusunda titiz davranırken, bu sefer kafalarına koydukları haksızlıkları diğer kadınlara reva görebileceklerini düşünmeye başladılar. Ayet, yetim kızlardan sonra diğer kadınlar konusunda da vaki olabilecek bir adaletsizliğin önüne geçmektedir. Bu yüzden eğer, adaleti yerine getirmeyeceğinizden korkarsanız, “birden fazla kadın“la değil –çünkü çok eşli evliliklerde adaleti tesis etmek güçtür- “tek bir kadın“la yetinin. Burada her halükarda evlilikte kadının haklarını koruyan bir temanın vurgu konusu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yetim kızların hakları korunacaksa ve onların da rızaları varsa onlarla evlenmekte sakınca yoktur, adalet tesis edilecekse iki, üç veya dört kadınla evlenmekte de sakınca veya engel yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.