1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Cismi Küçük Cürmü Büyük
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Cismi Küçük Cürmü Büyük

A+A-

 

İnsanın natık sıfatını yani konuşabilme özelliğini açığa çıkaran uzvu, dilidir.

İnsan, dili ve gönlüyle insandır.

İnsanın özü, lisanıdır.

Cahil, dilinin esiridir.

Dil, küçük ama etki alanı oldukça büyüktür. Birey ve toplumu salaha da kavuşturur, fesada da sürükleyebilir.

Dil, insanının derunundaki isteklerin icrasında etkili bir uzuvdur. Dolayısıyla birey ve toplumun tekamülünde veya düşüşünde büyük bir role sahiptir.

Küçük ve kıymetli, yararlı ve bir o kadar da zararlı bir organdır insanın dili. Bundan dolayı,’ dilin cismi küçük ama cürmü/günahı büyüktür’ demişler. Faydası ve zararı, nasıl ve niçin kullanıldığına bağlıdır.

Dilin kullanımı, sorumluluk getiren sonuçlar doğurduğu için kontrolü önem arzetmektedir. Bundan dolayı “dilini, kıyamet günü fayda sağlamayacak konulardan sakın” demişler. Aynı yargı, büyük ölçüde dünya için de geçerlidir. Ağızdan çıkan kontrolsüz bir söz, insanın başına büyük işler açabilir.

Konuya ilişkin bir hadiste şöyle denmektedir:

“Konuştuğunda fayda veren, sustuğunda salim kalan kimseye Allah rahmet eylesin. İnsanın en büyük sermayesi dilidir. Kim kurtuluşu istiyorsa, konuştuklarını kontrol etsin.”

Hekimin biri, “sükutun güzelliğini naçiz konuşmaya değştirme” diyor, bir diğer hekim de “az konuşmak, akıllı olmanın göstergesidir” diye not düşüyor.

Hz Resul’ün Ebuzer’e tavsiyelerinden biri, “Seni ilgilendirmeyen konularda konuşma. Nakdi varlığını sandıkta sakladığın gibi dilini de muhafaza et” şeklindedir.

Akıllı insan, nakdini sadece ihtiyaçları için harcar. Daha akıllı insan ise, dilini de aynı hassasiyetle kullanır. Çünkü dil, birçok iyilğin ve kötülüğün anahtarı hükmündedir. Bundan dolayı bu kilidi saklamak ve korumak gerekiyor.

Hicri ikinci asrın ariflerinden olan Füzayl bin İyaz, dilin kontrol altına alınmasının fazileti ve zorluğu ili ilgili şöyle der:

"Dili hapsetmekten daha zor bir savaş, cihad ve hacc yoktur. Önemli olmayan konularda konuşman, seni önemli konulardan alıkoyar. Hayati meselelerle ilgilenirsen, ehemmiyetsiz konuları kendiliğinden kenara bırakmış olursun."

Hindistan’nın Baberi ailesi padişahlarından Humayun da “Allah’ın rahmeti, eli açık; çenesi kapalı olan kimselerin üzerine olsun” diyor.

‘Eli açık, çenesi kapalı.’ En az rastlanılan insanlardır bunlar. Bu azlardan olmamız için yol açık.

Bir hadiste de “Konuşmasının fazlasını tutan, malının fazlasını veren kimseye ne mutlu!” deniyor.

Hz. Ali, “insan dilinin altında gizlenmiştir” der.

Daremi de “İnsanın kişiliği, iki küçük uzvu olan dili ve gönlüyle şekillenir” diyor.

İnsan, diğerlerinin konuşmalarına kulak vererek lezzet alır, diliyle de diğerlerine zevk verir.

Hadislerde sözün güzeli, güzel söz, aç insanları doyurma fiili ile birlikte zikredilmiş ve insanı felaha ulaştırcak ameller arasında sayılmıştır.

Yazıyı kendimize şu iki soruyu sorarak bitirelim:

Sözün güzeli, cezbedeni, sevindireni, doğruyu göstereni, anlamlı olanı varken neden ve niçin sözün kötüsünü, karşı tarafı rencide edenini, itici olanını, içeriksizini, anlamsızını tercih ederiz?

Sözün güzelini söyleyemiyorsak, neden sükutu tercih etmiyoruz?

Bu soruları kendimize her daim sormakta yarar vardır. Ramazan ayı da bu sorgulama için büyük bir fırsattır. Aynı şekilde çeneyi kapatıp eli açmak için de iyi bir imkandır Ramazan. Bu ayda kazanılacak güzel bir özellik, bir sonraki ramazanda pekiştirilmek üzere bir yıl boyunca korunabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum