1. YAZARLAR

  2. Mehmet ALTAN

  3. Cinayet ekonomisinin maktulleri
Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN

Mehmet ALTAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Cinayet ekonomisinin maktulleri

A+A-

Şemdinli Terörle Mücadele Büro Amiri Ahmet Yiğenoğlu’nun, Gediktepe’de 11 askerin hayatını kaybettiği 19 Haziran’daki PKK baskınını, 16 Haziran’da Tekeli Tabur Komutanlığı’na bildirdiği belgelendi.

Ama çocuklar buna rağmen öldüler...   Bakalım dört polisin öldürüldüğü Hatay Dörtyol baskınının altından ne çıkacak?

Anonslu cinayetler dönemine girdik.

Bile bile ama önlenemeyen ya da önlenmeyen cinayetler dönemi...

***

Artık gittikçe “çakma çatışma” şüphesini doğurmaya başlayan ve insanlarımızı anlamsız yere yitirdiğimizin belgelenme dönemi sadece “güvenlik” alanında değil...

Ekonomide de geçerli.

Derin devlet “iç savaş” peşinde sokakları kışkırtmaya uğraşırken, Ankara’nın Nallıhan ilçesinde sodyum sülfat üretim tesislerinde meydana gelen göçükte iki işçi daha hayatını sessizce kaybetti. 

Sezgin Güneş ile Ayhan Ulusoy gece vardiyasında, 400 metre derinlikte jumbo operatörü olarak galeri açma peşindeydiler...

***

Bu arada...

Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında, 17 Mayısta meydana gelen grizu patlamasıyla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı inceleme raporunu tamamladı.

Raporda, TTK yüzde 30, işçilerin çalıştığı Yapı-Tek firması yüzde 70 kusurlu bulundu. 

Raporda, iş yerinde mevzuata aykırı unsurlar şöyle sıralandı:

“- Hava hızı yetersizdir, hava kapılarının güvenli olmadığı tespit edilmiştir.

- Kullanılan pervaneler hava miktarına göre uygun değildir.

- Kontrol ve degaj sondajları yeterli düzeyde yapılmamıştır.

- Kullanılan elektrikli ekipmanların kablo girişinin uygun olmadığı, kablolarda ekler yapıldığı ve gazlı ortama uygun özelliklerin bulunmadığı belirlendi. Alev sızdırmaz aygıtların kapak cıvatalarıyla oynanmış olduğu, iyi sıkılmadığı ve alev sızdırmazlık özelliklerini kaybettiği saptanmıştır.

- Ocak içerisinde metan gazı yüzde 1,5 geçmesine rağmen enerji kesilmemiş ve ocak içerisinde çalışmalar devam etmiştir.

- Düzenli gaz ölçümleri yapılmamış ve ilgili firma tarafından kayıt altına alınmamıştır.

- İş yerinde gaz izleme sistemi mevcuttur. Metan gazı tehlikeli düzeye çıkmasına rağmen gerekli ve yetkili kişilere haber verilmemiştir. Ocak gerekli zamanda tahliye edilmemiştir.

- Sensörler gazların fiziksel özelliklerine uygun yerleştirilmemiştir.

- İş yerinde çalışan yetkili kişilere yeterli sayıda gaz ölçüm cihazı verilmemiştir.

- İşçilere maske verilmediği, kullanıma yönelik denetimler yapılmadığı tespit edilmiştir.”

 Bu, bir nevi cinayet değil midir?

***

Cinayet sayılıp sayılmayacağı konusunda tereddüdünüz var ise şunu da okuyun:

Gaz izleme rapor defterinde düzenlenmiş raporlar ile olayların meydana geliş sırasında çelişkiler bulunduğuna işaret edilen inceleme raporunda, “2 gaz izleme sensörü, yerden sadece 1,5 metre yüksekliğinde olması, bu mesafede gaz oranını gerçeğin altında ve geç göstermesi nedeniyle uygun değildir” ifadesi yer aldı.

Raporda, iş yerinde yapılan çalışmalar sonucunda ortama yayılan metan gazı oranının yüzde 1,5’i geçmesi durumunda kesicilerin enerjiyi kesmesi ve faaliyetlerin durması gerektiği belirtilerek, şöyle devam edildi:

“Ancak, kaza vardiyasında çalışanların tertip düzeninin, kazadan sonra bulunan cesetlerin yerlerinin ve yapılan tespitler sırasında iş yerinde kullanılmakta olan iş ekipmanlarının pozisyonlarının değerlendirilmesi sonucu, metan gazının yüzde 1,5’in üzerine çıkmasına rağmen enerjinin kesilmediği ve faaliyetlerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Metan gazının yüzde 1,5’i geçmesine rağmen durması gerektiren pervanenin de çalıştığı görülmüştür.”

***

Gediktepe’den Zonguldak’a...

Dörtyol’dan Ankara’ya...

İnsanlarımız, çocuklarımız adeta taammüden cinayete kurban gidiyor...

“Kürt-Türk”...

Ya da “kader-kaza” ikilemi bunların “cinayet” olabileceğini örtmez ise...

Aslında rahatlıkla yaşayabilecek insanlarımızı yok ettiğimiz bilincine varır isek, kimse bizi tuzağa düşüremeyecek...

***

Cephelerde, şiddet olaylarında, madenlerde boşuna yitip giden insanlar...

Boş yere ölüyorlar...

Hatta sinsi sinsi öldürtülüyorlar...

Bunu anladığımızda başka bir Türkiye olacak...

***

Bakalım, “Dörtyol cinayeti”nin arkasından kim çıkacak?

Önceki ve Sonraki Yazılar