1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. 'CHP-İran olmayacak'
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

'CHP-İran olmayacak'

A+A-

Meclis'teydim.

Hani milletvekillerinin, başörtüsü ile girebildiği Meclis'te.

İktidar ve muhalefet kulislerini gezdim.

Milletvekilleriyle sohbet ettim.

En sıcak gündem maddesi, kızlı-erkekli öğrenci evleriydi.

Başbakan bombanın fitilini ateşledi, yurtdışına çıktı.

Gelene kadar bunu tartışacağız.

Meclis'te, iktidar kulisinin de muhalefet cephesinin de en önemli gündem maddesiydi.

Öyle ki esprilere dahi yansımıştı.

Bekar milletvekillerine, 'Ayağını denk al, evinin adresini veririm' diye takılıyorlardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın'la sohbet ettik.

'Yasal düzenleme yapılacak mı?' diye sordum.

'Henüz öyle bir hazırlığımız yok' karşılığını verdi.

Bu arada diğer meslektaşlarımız da geldi. Teybi uzatan da oldu, canlı yayına davet eden de...

Ahmet Aydın, 'Sorun- denetime tabi olmamak için, özel yurt statüsüne geçmeyen ama yurt olarak çalışan apartlarda' dedi.

Muhalefet kulisine geçtim.

Yorumlar havada uçuşuyordu. 'Ahlak polisi'nden girip, hafiyeliğe uzanan yorumlar yapılıyordu.

Aslında Meclis'e, 'Başörtülü milletvekilleri' konusunda gözlemde bulunmak üzere gitmiştim.

AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik'le karşılaştım. Başörtüsü çok güzel yakışmıştı. Tebrik ettim.

Canan Hanım gayretli bir milletvekili. Başı açık olduğu dönemde olduğu gibi başını kapattıktan sonra da yine bölgesinin sorunlarıyla ilgileniyordu. Kuliste yine etrafında seçmenleri vardı ve yine onların sorunlarına çözüm arıyordu.

Kulisten ayrılıp Genel Kurul salonuna geçtim.

Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın, 'Tamam. Şovunuzu yaptınız. Fotoğraflarınız çekildi. Salondan çıkın' uyarısıyla karşılaşınca daha bir dikkatli kesildim.

Basın locasının tam altında CHP'li bir milletvekili eylem yapıyordu. Kim diye soracak oldum.

'Dilek Akagün Yılmaz'dan başkası olur mu?' dediler.

Baktım, hakikaten oydu.

Başörtülü milletvekilleri salona girince Atatürk posteri çıkarmıştı Dilek Hanım.

Bu kez de, sırtında, 'Türkiye İran olmayacak' yazılı bir pankartla eylem yapıyordu.

Asıl hedefi başörtülü milletvekillerinin kendisine tepki göstermesiydi. Ama salonda bir tek Canan Hanım vardı. O da hiç oralı değildi.

Dilek Akagün Yılmaz'ı izlerken güldüm.

İlahi Dilek Hanım.

Siz gidin o eylemi CHP Genel Merkezi'nin önünde yapın.

Çünkü Genel Başkanınız yakında İran'a gidiyor.

Hatta öyle ki İran Dışişleri Bakanı Zarif'in Türkiye'yi ziyareti sırasında Kılıçdaroğlu'nun, 'İran'a gelmek istiyorum' mesajı iletildi. 'Hemen gelin' yanıtını alınca, 'ABD gezisinden sonra' cevabı verildi. İranlılar ise, 'Önce bize gel, sonra ABD'ye git' diyorlar. CHP Genel Merkezi ile İran makamları arasındaki görüşmeler sürüyor.

Dilek Hanım size bir not daha.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Irak ziyaretini de Şii Araştırmalar Merkezi planladı.

Bence siz vakit geçirmeden CHP Genel Merkezi'nin önüne çadır kurun, üzerine de, 'CHP, İran olmayacak' diye yazdırın.

Ayrıca bu tür eylemler demode oldu Dilek Hanım

28 Şubat sürecinde yapılıyordu.

Sonradan bir de baktık ki, 28 Şubat kararlarını imzalatan MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, İran'la ittifakı öneriyor.

Sanıyorum siz 28 Şubat'tan kaldınız.

Siyaset herkesin herkese bir sözünün olduğu bir meslek alanı.

Dilek Hanım'ın tek kişilik şovu sürerken kürsüde CHP'li bir milletvekili heyecanlı bir şekilde konuşuyordu.

Daha kim olduğunu öğrenemeden AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin çıktı kürsüye.

Ali Şahin, 'Eli kanlı katille aynı fotoğraf karesinde olan bir milletvekilinin konuşmasını izlediniz' demese CHP milletvekilinin kim olduğunu merak etmeyecektim.

Esed, kimyasal gazla bebekleri katlederken, onunla sırıtarak fotoğraf çektiren CHP milletvekillerinden biriydi, heyecanlı konuşmayı yapan.

O an gözlerimin önüne kimyasal gazdan çırpınarak ölen Suriyeli çocuklar ve Esed'le fotoğraf çektiren CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl'ün görüntüleri geldi.

Erdoğan'a diktatör diyenler, 120 bin kişinin katili Esed söz konusu olunca, göklere çıkarıyorlar.

Meclis'ten son bir not.

Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir derler ya.

Dün Çarşamba'ydı. CHP'nin yeni Anayasa konusundaki görüşü belli oldu.

Dört parti uzlaşmadığı taktirde Anayasa'da yokuz diyecek CHP.

Bunun tercümesi, 60 maddelik yeni Anayasa işi de suya yattı demektir.

Bugün Perşembe. CHP bu görüşünü resmi yoldan CHP'ye iletecek.

Ama Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belliydi. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.