1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Cezayir’in zencileri
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Cezayir’in zencileri

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte Cezayir’deyiz demeyi çok isterdim ama Cezayir ziyaretini tamamlayıp Ekvator Ginesi’ne geçtik bile.

Afrika’ya Türkiye’deki tartışmaları arkamızda bırakarak geldik.

Çünkü bir dönemlerin yoksul kıtası artık dünyanın yeni ilgi odaklarının başında geliyor.

Yüzyılın başında bölgeyi sömürgeleştiren Batılıların petrolü, doğalgazı, altını ve elmas tarlaları ile meşhur olan bu kıtayı neden erken keşfettiklerini anlatmaya yetiyor.

Şu günlerde Amerikan kıtasını kim keşfetti tartışması yapılırken, Afrika’nın kaynaklarını sömüren Batı’nın zenginliğinin kaynağının talihsiz kıtanın olduğunu, kendi zenginlikleri için bu insanları yoksul bırakmalarını da hatırlamamamızı sağlar. 2015 yılına girerken Ermeni soykırımı iddiaları ile karşılaşacağız ama Fransa’nın 1956-63 yılları arasında Cezayir’de uyguladığı soykırımı da hatırlamakta yarar var. Tam nüfusun yüzde 10’unu katletmişler ve dağdaki bir direnişe karşı şehirlerde on binleri gözlerini kırpmadan yok etmişler.

Medeni Batı ne yapalım!

Kaddafi döneminde Libya’ya, Zeynel Abidin Bin Ali zamanında Tunus’a gelmiştim. Bu benim Cezayir’e ilk gelişim.

Cezayir gerçeğiyle Özal’ın özür dilemesiyle tanışmıştım. Merhum Özal 1985 yılında ziyaret ettiği Cezayir’den resmen özür dilemişti. Fransız katliamı sırasında BM’deki oylamalarda Cezayir’in yanında olamadığımız için. O güne kadar boynumuz büküktü. Şimdi ise Cezayir’de Türk olmak sevgiyle karşılanmanıza yetiyor. 1995 yılında benzer bir duyguyu Tunus’ta yaşamıştım.

Biz de Cezayirlileri seviyoruz. Dünya Kupası'nda hepimiz Cezayir Milli Takımı'nı tutmuştuk. Hala Cezayir sokaklarında milli takımın posterleri asılı duruyor. Ramazan ayında oruçlu olarak maçlara çıkmışlar ve bir farkındalık meydana getirmişlerdi Cezayir Milli Takımı'nın futbolcuları.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti nedeniyle ülke Türk ve Cezayir bayrakları ile donatılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ayrı bir sevgi duyuluyor. Onun posterlerini devlet başkanlarıyla birlikte asmışlar. Gezi olaylarının başladığı sırada Fas, Tunus ve Cezayir gezisini iptal etmeden bu ülkelere gelmişti Erdoğan. Kimileri gezi iptal edilsin diye uğraşırken Erdoğan’ın Gezi ayaklanmasına rağmen yurtdışına çıkışı kendine güvenin bir simgesi olarak anlaşılmış ve o gün bazı ülkelerin büyükelçilikleri, ”Erdoğan bu savaşı kazandı. Çünkü özgüveni yerinde” diye mesajlar geçmişlerdi.

Cezayir’e indiğimizde Enerji Bakanı Taner Yıldız ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de Cumhurbaşkanı’nı karşılayanlar arasındaydı. Taner Yıldız’la Ermenek’teki talihsiz kaza nedeniyle birlikteydik. Kah ocağa inmiş, kah ailelerin arasında oturup dertleşmiş kah çalışmaları koordine etmişti Bakan.

Cezayir’e bizden önce gelmelerinin nedeni ise İtalya’daki bir toplantıdan geliyor olmalarıydı. Tabii bizim Cezayir’le petrol ve doğalgaz anlaşmalarımız var. Kardeş Cezayir kimi zaman Ukrayna nedeniyle doğalgaz akışında sorun yaşadığımızda bize destek çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cezayir’e Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Enerji Bakanı Taner Yıldız’la birlikte geldi. Ayağının tozuyla iki ülke işadamlarına hitap etti. Amacımız hızlı bir kalkınma çabası içinde olan kardeş Cezayir’le karşılıklı iş hacmini büyütmek.

Cezayir ticaretinde Çinliler önemli bir ağırlığa sahip. Biz ise doğalgaz ve petrol dışında inşaat ve makine ihracatı yapıyoruz. Türk firmaları hatırı sayılır ihaleler almaya başlamışlar. Özellikle inşaat sektöründe kalitenin adresi olarak gösteriliyorlar. 70’i inşaat sektöründe olmak üzere irili ufaklı 300 firmamız Cezayir’in kalkınmasına hizmet ediyor. Cezayir yönetimi bir de ekonomide liberalleşmeye gitse kalkınmaları daha hızlı olacak. Cezayir bizim 20 yıl öncemizi hatırlatıyor. Hala döviz bulundurmak suç ve ancak yüzde 51’i Cezayirli ortağın olmak şartıyla şirket kurabiliyorsunuz. Ama Arap Birliği ve AB ülkeleri sıfır gümrükle mal sokabiliyorlar.

Cezayirlilerin yüreği bize karşı sevgi dolu. Bizim onlara olduğu gibi. Huzur içinde yaşadıkları 400 yılı ecdadımız Osmanlı’ya borçlular. Fransız sömürgesine karşı şanlı bir direniş sergilemişler. Hürriyetine düşkün bir millet. “Şehitler Abidesi” başkent Cezayir’in en görkemli anıtlarından. Cumhurbaşkanımız'la birlikte ziyaret ettik. Bu necip millete çok yakışıyor. 

Akşam vaktiydi. Cezayir’in bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan, ”Şehitler Abidesi”nin bulunduğu tepeden Cezayir’i seyrettim. Şehir bir günün daha keşmekeşini arkasında bırakıp derin bir uykuya çekiliyordu. Her taraf ışıl ışıldı. İçimde bir sevgi yumağı oluştu. Özal’la birlikte hatırlayıp Erdoğan’ın Afrika Yılı ilan etmesiyle birlikte bu kıtayı keşfettik. Geç keşfettik ama Türk milletine sevgi adına ne ararsan bu kıtada var. Ayrıca dünyayı besleyen enerji yatakları ve kalkınma çabaları işin cabası.

Cezayir 90’lı yıllarda da gündemimize farklı bir şekilde girmişti. İslami Selamet Cephesi’in (FİS)  seçimleri kazanması nedeniyle. Başta Fransa olmak üzere Batı'nın desteği ve askerin müdahalesiyle FİS, ikinci tur seçimlere sokulmadı. Onların bir kısmı demokratik mücadeleyi sürdürdü, bir bölümü silahlı mücadeleyi seçti. Cezayir ağır bedeller ödedi. 150-200 bin insan hayatını kaybetti. Ta ki mevcut Cumhurbaşkanı Abdulaziz Butelfika siyasi birliği temin edene dek. Butelfika’nın bu dördüncü dönemi. Cezayir, demokratik istikrarı yakaladıktan sonra Cumhurbaşkanı genel af çıkarmak suretiyle bu dönemin yaralarını sardı.

O günlerde Türkiye’de de Refah Partisi’nin yükselişi söz konusuydu. Askerler Cezayir’deki gelişmelerle çok ilgiliydi. Öyle ki 28 Şubat şartlarında gazeteler Refah Partisi’nin Balgat’taki genel merkez binasının önüne nöbet koymuştu. Bir süre foto muhabirleri Cezayir’den gelecek heyeti yakalamaya çalışıyordu. İslami Selamet Cephesi liderlerinin gizlice Türkiye’ye gelip Erbakan’la görüşmesini bekliyorlardı. O nedenle RP Genel Merkezi’nden çıkan her “Zenci”nin fotoğrafını çekip. Cezayir’li diye haber yapıyorlardı.

Cezayir’de dolaşırken bir de bu gözle baktım. Hepsi beyaz tenli insanlardı. Biraz zorlasan buğday tenli diyebilirsin.  Peki, ”Zenci Cezayirli” nereden çıktı. Sanıyorum sadece teni itibariyle değil, bu zihniyet Türk olalım, Cezayirli olalım hiç fark etmiyor, bizi, insanlığın ”Zencileri” olarak görüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.