1. YAZARLAR

  2. Mehmet Arı

  3. Cemaatlerde Bürokrasi ve Şeffaflık
Mehmet Arı

Mehmet Arı

Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaatlerde Bürokrasi ve Şeffaflık

A+A-

17 Aralık tarihinden itibaren ülkede meydana gelen operasyonlardan sonra bürokratik zihniyetin, kendi gelişimini tamamlamamış ülkeler için ne kadar büyük sıkıntılar yaratabileceğini hepimiz gördük. Normal bir ülkede bürokraside yer alan kişiler seçimle başa gelmiş partilerin programlarını yerine getirmeye çalışırlar. Oluşabilecek ekonomik ve siyasal sorunlar seçmen tarafından hükümete yüklenip hükümeti değiştirmeyi oylarıyla başarırlar. Seçilen hükümet belirli bir süreliğine seçilmiştir. Sorumlu olduğu bir halk vardır. Lakin seçimle başa gelmemiş, atama yoluyla göreve gelen bürokrasi ise bu görevde ömür boyu görev yapabilmektedir. Herhangi bir halka hesap verme durumu yoktur.Uzun yıllar belirli makamlara da kalmak, insanı makamı daha çok sevmeyi, makamına yönelik tehditleri de yeri geldiğinde elindeki imkanlarla bertaraf etmeyi göze almaktadır.

    Bürokratik zihniyetin güçlü olmasının da bir hikmeti uzun yıllar belirli bir makamla sürekli içli dışlı olmaktır. Bunun bir delili de insanlarda evlat imtihanıdır. Çünkü insanların yavrularının gelişimi uzun yıllar almaktadır. Gözünün önünde evlatla sürekli içli dışlı olmak; onu feda edeceği zaman geldiğinde bunda zorlanması, hatta imtihanı kaybetmesine bile neden olabilmektedir. Nitekim hayvanlar dünya imtihanı gibi bir sorumluluk sahibi olmadıklarından evlatlarının gelişimi çok kısa bir vakitte olmaktadır ve gelişimi tamamladığında bağlar iyice zayıflamaktadır.

   Bürokratik zihniyetin kendini değiştirme şansı yoktur. Bir kişinin kendini değiştirmesi sorumluluk bilinci ile olmaktadır. Halka karşı kendini sorumlu hissetmeyen bürokrasi, kendini kendi çıkarlarına karşı sorumlu hissedecektir. Bu yapının değişebilmesi için güçlü bir lidere veya seçilmiş kadroya ihtiyacı vardır. Nitekim Hitleri yargılayan devlet Hitlerin inançları doğrultusunda hareket etmiş, Napolyon’u tutuklamak için gönderilmiş askerlerde onun emrine girerek başkenti kuşatmışlardır.

  Cemaatlerde bürokrasi ve şeffaflığa baktığımızda devletten daha kötü bir tablo ortaya çıkmaktadır. Yıllarca cemaate hizmet ettiğini, otuz yıldır bu cemaatte çalıştığını ifade eden kişilere rastlamamak elde değil. Burada aslında kişi kendisinin bilgi ve erdem sahibi olmadığını ispatlamaktadır. Zira eğer bilgi ve erdeme sahip olsaydı, bunlarla ön plana çıkardı, Zaten bu meziyetlere sahip olan kendisini ispat etmeye gerek yoktur. Toplum kendisi onu öne çıkaracaktır. Bu kişinin övündüğü nokta boşa geçen yıllarıdır, zira bu kadar uzun bir sürede toplumlar çoğu dönüşümü ve gelişimi sağlamaktadır. Lakin bu zat ise 30 yıldır aynı yerde bulunmaktan gurur duymaktadır. Bu bir hastanede başhekimin iki yılda bir değiştiğini, lakin kendisi ise bir memur olarak uzun yıllarını hastaneye verdiğini ve hastane için başhekimden daha değerli olduğunu düşünmektedir. Bu mantık içine düştüğümüz bürokratik mantığın en belirgin hallerinden biridir. Bürokratlarda uzun yıllar boyunca devlet hizmeti yaparak devlete sahip olduğunu düşündüğü gibi; bu kişi de cemaatin sahibi olduğunu, kendini lider pozisyonda gördüğü, lider değilse bile sürekli üst kısımda yer aldığını düşünmektedir. Cemaatin sürekli gizli bir karar alma organının var olmasını istemektedir. Oysa karar hatalı çıktığında, kimse sorumluluk almayacaktır, tüm sorumluluk lidere kalacaktır. Şeffaflaşma aynı zamanda liderinde sorumluluğunu azaltacak, yapıyı daha ileri götürmesini sağlayacaktır. Şeffaf bir cemaatte görev tanımı yapılmış bir yapıda yarın bir sorun çıktığında sorunun kaynağı daha hızlı tespit edilip, gerektiğinde topluma hesap verme durumu olabilecektir. Hesap verme gereği hissetmeyen yapılar gelişemeyecektir. Bizim hesabımız Allah’a diyen cemaatler ise sorumluluktan kaçıp hatalarını örtbas etmek isteyen yapılardır. Çünkü bu tür bir hesap net değildir. Elde veri olmadan ise kimse hesap yapamayacaktır.

  Şeffaflaşma topluma vereceğiniz mesajın netleşmesini sağlar. Devletlerden şeffaflaşmayı isteyip kendisini bundan muaf tutma art niyetli olmayı içerir. Cemaatte bürokrasinin önüne geçmenin yolu budur. Resmi olarak görev tanımı yapıldığı zaman kişi kendi görevinin dışına çıktığı zaman hemen tespit edilecektir. Görev tanımı olmadığı zaman cemaatte üstünlük kişinin yıllarıyla orantılı olarak değişecektir. Lakin biz biliyoruz ki bazı insanların yıllarca verdiği hizmeti bazı insanlar çok kısa bir süre içinde verebilmektedir. Hatta çoğu zaman uzun bir dönem, zararla sonuçlanabilmektedir.  Hatta yeni bir proje üretip,yeni ufuklar açacak gençleri kendisine rakip olarak görecek, cemaat elinden gidiyor kaygısıyla,yeni fikirlerin önünü engellemeye çalışacaktır. Şeffaflaşmada bu tür reaksiyonları yine olacaktır, lakin bunlar sonuçsuz kalacaktır. Lakin cemaat şeffaflaşmadığı sürece kendini seçilmiş ve ufku açık insanların üstünde görecek, yönetime her türlü baskıyı sonuç alıncaya kadar yapmaya çalışacaktır.

    Bürokratik zihniyette insanların, yönlendirilmesi gereken nokta, kendi fikir ve projelerini yönetime sunmasıdır. Yoksa yönetimlerin değişmesi, uzun yılların geçmesi yapıya herhangi bir katkı sağlamayacaktır. Cemaatin elden gideceği kaygısıyla, bir fikri ve projesi olan kişilere komplolar düzenleyen bürokratik zihniyetin önüne geçilmediği sürece bu kişiler kendini lider zannetmeye devam edecek olan İslam’ı topluma götürmeye çalışan bireylerin inanç ve dirayetine olacak. Yıllarca peşinden gittiği insanları tanıdıktan sonra, çoğu hedefin boş olduğu kanısına varacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.