1. YAZARLAR

  2. Ahmet Meroğlu

  3. Camianın Bir İslami Cemaate İhtiyacı Var
Ahmet Meroğlu

Ahmet Meroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Camianın Bir İslami Cemaate İhtiyacı Var

A+A-

     Bu devlet, en temelde adaletsizlik, kin, nefret, intikam ve zulüm üzerine kurulmuştur. Ve maalesef bu devletin/geminin kaptanlığını kim eline geçirdiyse, geminin arızalı olduğunu, geminin su aldığını görmezden gelerek ve “ben kaptansam sorun yok” diyerek, hem kedilerini avuttular, hem de gemidekileri kandırdılar.

     Özellikle bu geminin içinde bulunan Kürtler ve dindarlar her türlü adaletsizliğe ve zulme yıllarca maruz kaldılar.

     Nitekim son olarak askeri mahkemenin Roboski’ye ilişkin kararı adeta bir “cenaze” gibi orta yerde duruyor.

     Buna benzer sayısız mahkûmiyetler, haksız kararlar ve zulümler, Kürt halkının ve vicdan sahibi insanların hafızasında taptaze duruyor.

     İşte gerek dünyada ve gerekse de bu ülkede yıllarca ne tarifsiz acılar, haksızlıklar ve zulümler yaşandı.

     Ama gel gör ki, bütün yaşanılan zulümler karşısında sessiz kalan Gülen hareketi, adeta “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın,” tezahürü ile beyanlarda bulundu ve adeta zulüm yapanların yanında taraf aldı.

     Bütün zulümlere karşı sessiz ve seyirci kalan Gülen hareketi, bir dershane olayını, kendilerine yapılmış “dünyanın en büyük zulmüymüş” gibi telaki edip ülkeyi adeta kaosa sürükledi.

     Hem de “zulme karşı sessiz kalan dilsiz şeytandır” refleksiyle ortalığı toz duman ettiler.

     Peki, adama sormazlar mı, dershane olayı bir zulümse, yaklaşık 90 yıldır Kürtlere yapılan, Filistinli çocuklarına yapılan nedir? Dahası Mavi Marmara olayı neydi……. ve hele Robosikide masum 34 insanın param parça edilmesi, neydi?

     Evet, “Camia” dershane olayından ötürü, tıpkı oyuncağı elinden alınmış şımarık ve mızmız bir çocuk misali, evin bütün camlarını kırıp dökmeye çalışıyor.

     Hatta evin, her yerden soğuk alması için, canhıraşla uğraşılıyor.

     Amaç ev reisini, “zatüreyeye” yakalatmak…

     Ev reisini, ortadan kaldırmak…

     “Bu size yakışmadı,” diyenlere de adeta bir “tamirci” edasıyla: “Evin camları çatlamıştı, biz çatlamış camları söküp yeni camlar takmak mecburiyetindeyiz,” demekteler.

     “Tamirci,” kendi çatlaklığının farkında olmadan, çıldırırmışçasına evin altına dinamit koyma niyetinde.

     Evet, bütün mesele, vay sen misin, dershaneme dil uzatan…

     Ve sen dershaneme dil uzatırsan, ben de sana rahat vermem, kararındalar.

     Oysa bir bilseler kırıp ortalığa dağıtıkları camlar, herkesin elini kesmekte, herkesin canını acımakta.

     Ev sahibi ise, bütün bu kargaşa arasında evin bütün odalarını yeniden inşa etme çabasında görünse de, esasında “denize düşen yılana sarılır” misali çırpınıp durmakta.

     Esas ironik olan da, şımarık ve mızmız çocuk, camları kırıp ortalığı darmadağın ettikten sonra büyük bir manipülasyonla tamirci kılıfına girmesidir.

***

     Evet, Cemaatten Camiaya terfi olan sonra da “darbe” yapmaya kalkışan bu yapının, ne yapmaya çalıştığını hayretler ve büyük bir şaşkınlık içinde izlemekteyiz.

     Esas düşündürücü olan bir başka durum da, Cemaattin kendine neden Camia dediğidir.

     Yoksa kendi içlerinde bulunan birtakım Camia mensuplarının Cemaat ahlakından, İslami yaşayıştan uzak olmalarından mıdır? Ya da kendilerine bir takım dünyevi şeyleri meşrulaştırmaktan mıdır?... Ne dersiniz, bu Camia mensupları, bence bir Cemaatte kazandırılmalı… Zira buna büyük ihtiyaç görülmektedir.

     Evet, gelinen noktada Türkiye kamuoyunda büyük bir saygınlığı olan, F.Gülen Hoca efendi, varolan prestijini ve imajını yerle yeksan etti. Buna paralel olarak da ülkeyi büyük bir kosa sürükledi.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum