1. YAZARLAR

  2. Mehmet Arı

  3. Cahiliye Toplumundan Islah Toplumuna
Mehmet Arı

Mehmet Arı

Yazarın Tüm Yazıları >

Cahiliye Toplumundan Islah Toplumuna

A+A-

Şehit Seyyid KUTUB cahiliye kavramını İslam coğrafyasında en fazla kullananlardan biridir. İslamla yönetilmeyen tüm sistemleri cahiliyle sistemi olarak görmüştür. Mevdudi ise Tefhimul  Kur’an’da söz eder. İkisinin fikirleri bu konuda şöyledir:

  “Evlerinizde vakarla-oturun, ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın.”  (Ahzab 33)  Cahiliyle kelimesi buranın yanı sıra Kur'an'da üç yerde daha kullanılmıştır. Al-i İmran-154'de, Allah yolunda savaşmaktan korkup-kaçınanlar için, "Bazıları da kendi canlarının kaygısına düşüp Allah'a karşı cahiliye zannı gibi haksız bir zanda bulunuyorlardı." denmektedir. Maide-50'de  Allah'ın indirdiği kanunlar yerine, kendi kanunları ile hükmetmek isteyenlere hitaben: "Onlar cahiliyenin hükmünü mü istiyorlar?" buyrulmaktadır. Ve Fetih Suresi 26. ayette, Mekkeli müşriklerin, Müslümanların umre yapmasına izin vermemelerine neden olan önyargıları "cahiliyye hamiyyeti" olarak nitelenmektedir.

  Bir hadise göre, Ebu'd-Derda bir tartışma sırasında, karşısındaki ile annesi yüzünden alay etti. Hz. Peygamber (s.a) bunu duyunca "sende hâlâ cahiliye belirtileri var," dedi. Başka bir hadise göre Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Üç şey cahiliyeyi gösterir: Başka bir kimsenin soyu ile alay etmek, yıldızların hareketi ile fal bakmak ve ölülerin ardından yas tutmak." Bütün bu adetler, İslam terminolojisinde cahiliyenin İslâm kültürüne, medeniyetine, İslâm ahlâkına ve İslâmî düşünüş ve davranış tarzına aykırı her tür tutum ve davranış anlamına geldiğini göstermektedir. O halde, cahiliyetü'l-üla, İslâm öncesi Arapların ve tüm diğer toplumların içinde bulunduğu kötü ve gayri-İslâmî durum anlamına gelir. (Mevdudi Tefhimul Kuran, Ahzab 33)  

 Nerede ve hangi zamanda olursa olsun eğer insanlar, tek bir konuda bile ödün vermeksizin Allah’ın şeriatına göre hükmediyorlarsa, bu şeriatı benimsiyorlar ve ona gerçek anlamda teslim oluyorlarsa, Allah’ın dinine mensup olmuş demektirler. Yok, eğer beşer aklının ürünü olan bir şeriat, bir öğretiye göre hüküm veriyorlarsa -hangi şekilde olursa olsun- söz konusu öğretiyi benimsiyorlarsa, onlar cahiliye sınıfındadırlar. Onlar, öğretisi doğrultusunda hüküm verdikleri kişinin dinini benimsemiş durumdadırlar, Allah’ın dinini değil! Allah’ın hükmünü istemeyen, cahiliye hükmünü istiyor demektir. Allah’ın şeriatını reddeden, cahiliye düzenini kabul ediyor, cahiliyeyi yaşıyor demektir.( Maide 50, Seyyid Kutub Fizilal Kur’an tefsiri)

   Cahiliye toplumu hem idari hem de ahlaki olarak yozlaşmış toplumlar için kullanılan genel bir kavramdır. Bir devlet eğer halkına zulmetmemeye çalışıyor, halkının elinden alınmış haklarını iade etmeye çalışıyor ise, toplumsal ilişkilerde halk dini hassasiyetlere sahip ise bizler o toplum için cahiliye toplumu diyebilir miyiz? Devletin kendisi İslami değil lakin Müslümanların ibadetlerini rahat yaptığı bir toplum cahiliye toplumu mudur? Müslüman olduğunu açıkça ifade eden Allahın birliğini ifade eden birine cahilliye bireyi olarak mı bakmalıyız. İslami tebliğ insanları İslam dinine çağırmak ise bu bireylerin statüsü ne olacaktır. Cahiliye kalıntısına sahip olmak ile cahiliye içinde olmak arasındaki fark nasıl açıklanacak?

      Cemaatlerde ise kendi cemaati dışında yer alan herkesin cahiliye içinde olduğu, bu kişilerin tebliğe ihtiyaç duyduğu kanaati vardır. Bazı cemaatler ise, oy kullanmanın, bazı partilere destek vermenin bir küfür durumu olarak görmektedir. Nedeni ise Allahın ayetleri ile hükmetmeyenlere verilecek oy; onlara destek ve meşruiyet kazandıracağı, bu kişilere destek verenlerde kafir olarak görülüyor. Her ne kadar desteklenen kişiler namaz kılıp, Müslüman olduğunu deklare etse bile bu onun kafirliğine engel olamıyor. Bazı cemaatler ise, sadece kendilerinin şahsiyet eğitimine önem verdiğini, diğerlerinin bu noktaya ehemniyet vermediğini ifade etmektedir. Diğer kardeşlerine iftira atarak bir şahsiyet zaafiyeti göstererek kendini ön plana çıkarmaktadır. Bu saydığımız yaklaşımların hepsi ortak bir noktada buluşmaktadır, toplumu aşağılamak ve her şeyin en iyisinin kendilerinde olduğunu kabullenmek. İnsanların kendi değerini bilmesi, kendine güvenmesi fikrine destek çıkması bir erdemdir, lakin karşıdakini aptal yerine koyarak bunu yapması bir ahlaksızlıktır. Toplumsal değerlendirmelerde veya toplu değerlendirmelerde insaf sahibi olmak, yani yüzde elli hatalı olduğunu peşinen kabullenmek gerekir.

  Tebliğ etmek bir kişiye kendisin haberi olmadığı bir durumu bildirmektir. Kişinin kabullendiği İslam dinini bildirmenin statüsü ne olacaktır.  İslami hareketlerin tüm topluma cahiliye gözüyle baktığı, herkese tebliğ yapma sorumluluğunu hissettiği yılların sonucu ne oldu. Toplumdan mesajı getiren insanlara karşı bir rijidite ve direnç gelişti, İslami hareketlerde ise toplumun onları anlamadığı kanaati yerleşti. Sonuç olarak marjinalleşme eğitimi ortaya çıktı. Sağlığını (İslam) önemsemeyen biri hekime başvurduğunda ilk olarak hastalığı tedavi edilir. Daha sonra bunu önemsemesi için eğitim verilir.  Ayrıca bu kişiye tamamen necaset(cahiliye) gözü ile bakamayız.  Çünkü belli bir hastalığı vardır ve tedavi ona yönelik olur. Bir şeyi bazı durumlarda yıkıp yeniden yapmak onu tedavi etmekten önceliklidir. Kangren olmuş bir kolu tedavi etmek imkansız olduğu gibi, tedavi etmeye çalışmak o kişinin hayatına mal olur. Yanı şekilde yıkılmak üzere olan bir binayı da ıslah etmeye çalışmak ıslah sırasında çoğu kişinin bina enkazı altında yok olmasına sebep olacaktır. Lakin bu kadar enkaza ve hastalığa yakalanmamış bir topluma tamamen cahiliye toplumu gözüyle bakmanın İslam’a vereceği faydanın zarardan daha az olacağı aşikârdır. Herkesin idealleri olabilir. Çoğu İslami hareket sahibi insanın hayalini İslam devleti süsleyebilir. İdeali isteme realiteyi görmemezlikten gelmeye sebep olmalı mıdır?

Yeni şartlar topluma yeni bir kavram ile yaklaşılması gerektiği, toplumu kendimize düşman etmek yerine dost edinmeye yönelik kavramlara başvurmak gerekliliğini ortaya koyuyor. Cahiliye toplumundan ıslah topluma geçme, projelerin çevresini değiştirecek, toplumla yapılar arasındaki ilişkiyi daha yapıcı hale getirecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum