1. YAZARLAR

  2. Zeki SAVAŞ

  3. Büyük Şeytanın Şerri
Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük Şeytanın Şerri

A+A-
Amerika'nın birinci derecede rol aldığı askeri üslere ev sahipliği yapmak, Amerika'ya kendi ülkesinde daha çok yer açmak, Şeytana daha çok yaklaşmak anlamına gelir. Şeytan da hayır yerine şer ürettiğine göre, Amerika'ya daha çok imkan sunmak, onun daha çok şer üretmesine imkan hazırlamak manasına gelir.
NATO şemsiyesi adı altında ülkemizde yuvalanan Amerika, edindiği mevzileri yeterli bulmuyor olacak ki, yenilerini de istiyor. Eskilerinden ne hayır gördük ki, yenilerine kapı aralayalım.
İncirlik üssü'nde bulunan 90 kadar taktik nükleer silah bizim ne işimize yarar? Bizim kendimize ait nükleer silahımız yok. Böyle bir proje de yok. Nükleer silahların kullanılmasına da karşıyız. Peki o zaman Amerika'nın nükleer silahlarının ülkemizde ne işi var? Amerika bu silahları bizim için kullanmayacağına göre, gerekli gördüğünde kendi menfaatleri için kullanmayı düşünüyordur. Amerika'nın çıkarları için kullanılacak nükleer silahlara biz niçin ev sahipliği yapalım?
İnsanlık düşmanı nükleer silahların bir gün bizim ülkemizden fırlatılması, bizi nükleer bir felaket ve şerrin içine yuvarlamaz mı? Bu silahların kullanılması bir yana, bulundurulması dahi büyük bir tehlike ve risktir. Biz bu riski ne adına kabulleniyoruz? Sovyetler Birliği dağıldı, yeni dünya oluştu ama bu yenilik Türkiye'ye gelmedi. Yeni dünya düzeninde Amerika'nın nükleer silahları hangi gerekçeyle Türkiye'de bulunuyor? Dünya değişiyor ama Şeytanın şerrinden uzaklaşamıyoruz.
Amerika'nın Irak'ı işgalinden sonra Irak'ta yaşananlar, Şeytanın girdiği yerde çıkardığı ifsada dair unutulmaz örnekleri tarihe kaydettirdi. Öldürülen ve yaralanan insanların sayısını artık bilen yok. Irak'taki patlamalar artık adi vakalar gibi geliyor bize. Cinayetlerin tekrarı, 'Irak'ta meydana gelen bir patlamada 25 kişi öldü 40 kişi yaralandı' şeklinde bir haberi gazetelerde okuduğumuzda, belki bir ses bombasının etkisini bile yüreklerimizde uyandırmamasına neden olmuş durumdadır.
Bir de bu patlamaların Amerika'da gerçekleştiğini düşünelim. Washington'da bir bomba patlasın ve onlarca ölü ile yüzlerce yaralı arkasında bıraksın, gör bakalım neler olur? Yunus Emre'nin "Yerden göğe küp dikseler/Birbirine berkitseler/Alttakini bir çekseler/Seyreyle sen gümbürtüyü" dediği gibi o zaman seyir eyle sen Şeytanın çıkaracağı gümbürtüyü.
Sahi neden bu patlamalar hep Irak'ta, Lübnan'da, Filistin'de, İran'da, Pakistan'da, Afganistan'da, Türkiye'de olur da Şeytanın karargahında veya onun Batılı müttefiklerinin başkentlerinde olmaz? Bomba koymak kötü ise, her yerde kötüdür. Neden bombalar hep Doğuda patlar? Eşitlik ve adalet ya hiçbir yerde bombaların patlamamasını veya her yerde bombaların patlamasını gerektirmiyor mu? Batı emanda biz yamanda olacağız, bu nasıl eşitlik ve adalet? Onlar güvenlik içinde, biz ateş içinde olacağız. İşte Şeytanın şerri budur.
Wikileaks'in yayınladığı belgelere göre 2003 ile 2009 yılları arasında Amerika Savunma Bakanlığı ile Mossad'ın işbirliği sonucu Irak'ta 650 civarında bilim adamı terör edilmiştir. Iraklı bilim` adamlarının Irak'ın işgalinden sonra terör edilmeye başlandığı her kesin bildiği bir gerçek. Wikileaks, sadece rakam vermiştir. Bu rakamlar eksik veya fazla olabilir ama olayın kendisinin doğru olduğu önceden biliniyordu.
İşkenceye, sorguya tabi tutulan, ülkesinden kaçmak zorunda kalan bilim adamları da ayrı bir konu. Bilim adamlarını öldürmek, Amerika gibi bir şeytanın girdiği yerlerde çıkardığı ifsadın bir başka çarpıcı örneği. Bilimselliği dünyaya ihraç etmek ister gibi görünen Batılılar, Doğuda bilim adamlarını avlıyorlar. İran'da da son yıllarda çok sayıda bilim adamı terör edildi. Bilim adamlarını öldürmek, barbarca ve insanlık dışı bir eylem türü. Batının geçmişinde kendi bilim adamlarını öldürmek gibi karanlık bir geçmişleri var. Sonraları bilimin önemini anlayınca, bilimi sadece kendilerine ait görmeye başladılar ve Doğudaki bilim adamlarını öldürmeye devam ettiler ve ediyorlar.
Peki Doğuluların Batıdaki bilim adamlarını öldürme gibi bir siyasetleri var mı? Amerika'da 650 değil, altı bilim adamı öldürülse, dünyayı yıkar yakarlar. Amerika'daki bilim adamları öldürülmelidir demiyorum. Neden Doğudaki bilim adamları Amerika’nın desteğiyle öldürülüyor sorusuna cevap arıyorum? Bilim adamlarını öldürmek bir gereklilikse, Batıdaki ve Amerika'daki bilim adamları da bundan emanda olamaz. Bilim adamlarını öldürmek kötü ise, neden Irak'ta 650 bilim adamı öldürülüyor? Bilim adamları ya Doğuda da öldürülmeyecek veya Batıda öldürülecek. Bu işin sonu oraya varır. Barbarlık Doğuda caiz, Batıda haram olacak. Böyle bir dünya, Şeytanın şer girdabında yuvarlanıyor demektir.
Bilim ve bilimsel gelişmeler Batıda ilerlemenin ve modernleşmenin göstergesi olarak mukaddes sayılacak ama Doğuda ölüm ve infaz nedeni olacak. Bu, adalet değil, Şeytanın şerrinin ta kendisidir.
Irak'taki Ebu Gureyb Cezaevinde Iraklılara yapılan insanlık dışı işkence ve tecavüzler, insanı insanlığından utandıracak cinsten şeni fiillerdi. Ebu Gureyb'te olanları anlamak için empati yapmamız gerekir. Kendimizi onların yerine koyalım. Dünyanın öbür ucundan birileri özgürlük ve demokrasi adına gelip ülkemizi işgal ediyor ve bizleri cezaevine tıkıp duyduğumuz ve gördüğümüz o deni fiilleri üzerimizde uyguluyor. Böyle düşünürsek, Iraklı Müslümanların başına geleni bir parça derk ederiz.
Sahi hangi Doğu ülkesinin Amerika veya Avrupa'da ceza ve sorgu evi var? Hangi Doğu ülkesi Amerikalı ve Avrupalı terörist ajanları kendi ülkelerinde cezaevine sokup sorgulayabiliyor? Bırakın onları onların ülkesinde sorgulamayı, onları cinayet işledikleri ülkelerde bile sorgulayamıyorlar. Neden ve niçin? Bu soruları sormak ve cevabını bulmak ve gereğini yapmaya çabalamak bizim hakkımız değil mi? İnsan hakları, Batılılar olunca söz konusu ama Doğulular olunca geçersiz. Bu adalet midir yoksa Şeytanın şerri midir?
Pakistan, Birleşmiş Milletlerin de ifade ettiği gibi tarihin kaydettiği en büyük insanlık felaketini (sel felaketini) yaşarken ve bir çok ülke oraya insani yardım ulaştırmaya çabalarken, büyük şeytan Amerika'nın insansız savaş uçakları Pakistan'ı bombalamaya devam ediyordu. Bizde 'İnsan, düşmanına bile böyle davranmaz' diye bir söz vardır. İnsan düşmanına dahi böyle davranmaz dedirtecek cinsten bir düşmanlık örneği. Doğuda bir millet bir musibete duçar olmuş, herkes bir şekilde yardım etmeye çalışıyor, Amerika ise bomba gönderiyor. Bildiğimiz Şeytan'ı aratacak cinsten bir şeytanlık ve şerden başka bir şey değildir Amerika'nın yaptıkları.
Tesadüf müydü bilmem ama bu yazıyı yazarken haberlere bir göz atayım dedim. Dünya turu haberlerinde yine Amerika'nın insansız uçaklarının Pakistan'da bir yerleşim yerini bombaladığını ve 15 kişinin öldüğünü söyledi. Yine başına yıkılan evler, evsiz kalan yoksul insanlar, canlarını yitiren masum siviller ve …
Irak'taki gibi Pakistan'daki haberlere de alıştık. Büyük Şeytanın cinayetlerine ünsiyet sağladık galiba.
Acaba Newyork'u Doğuya ait bir ülkeden giden bir bomba vursa ve 15 kişi ölse, evler viran olsa, iki satırlık bir haberle mi geçiştirilir? Dünyayı başımıza yıkarlar. Peki ya onların dünyası? Hep Doğuluların mı dünyası başlarına yıkılacak? Onların dünyası hep sağlam mı kalmalı? Onların evleri başlarına yıkılmayacaksa, bizimkiler niçin yıkılıyor? Adalet, hepimize lazım. Güvenlik, hepimiz için gerekli. Neden bize adaletsizlik ve güvensizlik, onlara adalet ve huzur? Bu, Büyük Şeytan Amerika'nın şerrinden başka bir şey değildir.

Gittiği her yerde şer çıkaran, ifsad eden, zulmü kaim kılan, cinayetler işleyen Amerika'nın ülkemizde daha çok üss edinmesine razı olamayız. Yenileri bir yana, eskilerinin sökülmesi gerektiğini istiyoruz. Çünkü Şeytana kendi ülkemizde dans etme imkanı verirsek, onun şerrinden emin olamayız.

www.fitrat.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.