1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Bugün İsrail'in Mavi Marmara Vahşetinin Yıl Dönümü
Bugün İsrail'in Mavi Marmara Vahşetinin Yıl Dönümü

Bugün İsrail'in Mavi Marmara Vahşetinin Yıl Dönümü

Gazze'ye Özgürlük Hareketi tüm bunlara rağmen, ambargoyu dünyaya duyurmak ve deniz ablukasını kırmak amacıyla tekrar yola çıkma hazırlıkları yaptı.

A+A-

 

27 Aralık 2008'de İsrail Gazze'ye saldırı düzenledi. 22 gün süren saldırı sonucu bin 700 civarında Filistinli şehit oldu.

Gazze'ye Özgürlük Hareketi, bu saldırıyı protesto etmek için 30 Aralık 2008'de savaş sürerken yola çıktı. Ancak İsrail Deniz Kuvvetleri tarafından uluslararası sularda Gazze'ye 90 mil uzaklıkta hiçbir uyarı yapılmadan saldırıya uğradı. Ciddi hasar alan gemi zor şartlarda Beyrut Limanı'na ulaştı.

 

Bundan sonraki gemiler de aynı şekilde uluslararası sularda taciz edildi, kimi zorla Aşdod limanına çekildi. Gemilerdeki yolcular gözaltına alındı.

Gazze'ye Özgürlük Hareketi tüm bunlara rağmen, ambargoyu dünyaya duyurmak ve deniz ablukasını kırmak amacıyla tekrar yola çıkma hazırlıkları yaptı. Bu sefer bir filo ile yola çıkacaktı. Filoda İsveç, İrlanda, Yunanistan'dan grupları taşıyan beş gemi vardı. Ayrıca filoya Türkiye'den de 27 Mayıs 2010 gecesi Antalya limanından üç büyük gemi dahil oldu. Filoda aralarında Almanya, İsveç, İsrail, Kuveyt'ten milletvekilleri, akademisyen ve yazarların olduğu 32 farklı ülkeden 700'e yakın yolcu bulunuyordu. Ayrıca uluslararası birçok basın kuruluşu da yolculuğu dünyaya aktarmak üzere filoya katılmıştı. Gemiler abluka altındaki Gazze'ye gıda, yiyecek, giyim, tıbbi ve inşaat malzemeleri taşıyordu.

Uluslararası sularda yardım gemilerine saldırı

Tüm gemiler Kıbrıs açıklarında buluşup Gazze'ye hareket edecekti. İHH'ya ait olan Mavi Marmara, Gazze ve Defne Y gemileri buluşma noktasına 30 Mayıs'ta öğle saatlerinde gelmişti. Ancak İrlanda'dan yola çıkan Rachel Corrie gemisi geç kalacaktı, Kıbrıs'tan yola çıkan iki gemi ise arızalandığı için geri dönmek zorunda kaldı. O gemilerdeki yolcular da Mavi Marmara gemisine geçti. Filo buluşma noktasına ulaşan 6 gemi ile Kıbrıs açıklarından Gazze'ye doğru hareket etti. 30 Mayıs gecesi saat 22.00'de gemiler uluslararası sularda 73 mil açıkta seyrederken işgal rejimi İsrail donanmasına ait gemiler fark edildi.

Bu saatten itibaren yaşananlar, filonun amiral gemisi olan Mavi Marmara'dan canlı yayınlarla dünyaya duyuruldu. İsrail sabaha kadar gemilerin etrafında seyretmekle birlikte filoya hiçbir uyarı yapmadı.

İsrail uluslararası hukuka göre 12 mil olması gereken deniz kara sahanlığını, tatbikat yaptığı gerekçesiyle 68 mile çıkarmıştı. Ancak bu sınıra göre bile filo uluslararası sularda seyrediyordu. Geceyarısından sonra yine 72-73 milde seyrederek yönü Mısır'a doğru olmak üzere harekete devam etti.

Sabaha karşı saat 05.30 civarında İsrail donanmasına ait zodyaklar ateş ederek geminin etrafını sardı. Aynı zamanda geminin üzerine doğru bir askeri helikopter alçaldı. Helikopterden sarkıtılan iple işgalci ordusu askerleri ateş ederek gemiye indi.

Silah sesleri sabaha kadar kesilmedi, insani yardım gemisinde dokuz kişi şehit olmuş, onlarca kişi yaralanmıştı. Yolculardan ağır yaralanan Uğur Süleyman Söylemez ise dört yıl komada kaldıktan sonra 2014'ün Mayıs ayında hayatını kaybetti. 

İsrail uluslararası sularda saldırarak teslim aldığı gemiyi Aşdod limanına çekti. Yolculara burada zorla ülkeye kaçak girdiklerini kabul ettikleri bir kâğıt imzalatıldı. Yolcular ardından Beerşava hapishanesine götürüldü. Burada iki gece kalan yolcular Türkiye'nin çabaları sonucu Türkiye'ye getirildi.

Üç ülke İsrail'den elçisini çekti

Türkiye bu olayın ardından büyükelçisini geri çekti. İsrail ile diplomatik ilişkileri ikinci kâtip seviyesine düşürdü. İsrail saldırısına dünyadan da tepkiler oldu. Yunanistan, Mısır ve İsveç de İsrail'den büyükelçilerini çekti. Birleşmiş Milletler ve birçok ülke olayı kınadı. Buna karşın İsrail, elçisini Türkiye'de tutmaya devam etti.

BM İnsan Hakları Komisyonu'nun baskınla ilgili raporunda "İsrail kuvvetleri, Mavi Marmara saldırısında yaygın ve keyfî bir biçimde öldürücü güç kullanmıştır ve çok sayıda insanın gereksiz ölümüne ya da ağır yaralanmasına sebep olmuştur" denildi. BM saldırının uluslararası sularda gerçekleştiğini doğruladı. İsrail'in gemiye müdahale gerekçesi gemide silah olduğu iddiasıydı ancak bu iddia da BM raporlarıyla yalanlandı.

İsrail'e 3 şart!

Mavi Marmara olayıyla yaşanan gerilim çok uzun sürmedi ve Türkiye-İsrail ilişkileri yeniden normalleşme sürecine girdi. Bu süreç içerisinde görüşmeler yürütülürken Türkiye ilişkileri normalleştirmek için bir takım şartlar öne sürdü. Bu şartlar İsrail'in özür dilemesi, tazminat ödemesi, Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılmasıydı. Türk makamlarının İsrail'in Recep Tayyip Erdoğan'ı arayarak özür dilediğini söylenmesinin ardından İsrail ile görüşmeler daha da hızlandı. Ak Parti hükümetine, özrün kamuoyuna açık bir şekilde yapılmadığı gibi eleştiriler sarfedilse ve Mavi Marmara olayları sonrası bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'terör rejimi' olarak nitelendirilen İsrail ile normalleşme sürecine girilmesi tepkilere yol açtıysa da hükümet normalleşme sürecini devam ettirdi. Abluka şartı hiçbir şekilde yerine getirilmezken tazminat şartı da anlaşma maddesindeki ifadeyle 'lütûf' ibaresiyle verildi. Buna rağmen Türkiye-İsrail ilişkileri normalleştirildi. Türkiye Tel Aviv'e yeniden elçi atadı.

İsrail'e açılan davalar

Mavi Marmara saldırısının ardından İsrail'e birçok koldan davalar açıldı ancak Türk hükümetinin normalleşme süreci sonrasında bu davalardan bir netice alınamayarak, davalar düşürüldü.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.