1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Bu bilinçaltı hasta!
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu bilinçaltı hasta!

A+A-

 

Sahih olmayan manada kullanılan kelime bilincin sıhhatini bozar. Neredeyse bir buçuk asırdır, Kur'ani sahih manasının dışında kullandığımız millet kelimesi de fikri ve politik bilincimizi sakatlamış bulunuyor. Arap ve İran havzası da bizden farksız. Ama biz Türkiye havzasına, kendimize bakalım:

İlkin, Osmanlı bakiyesi olan Türkiye'de yaşayan insanların fikri ve politik önderleri, ne zihinlerini ihtişamlı imparatorluk döneminden bugüne transfer edebildiler, ne bugün mevcut durumu gerçekçi ve sahih fikri malzemelerle analiz edebildiler. Kastım, özellikle dindar-muhafazakâr çevrelerin fikri önderleri, kalem erbabı, şairleri ve polemikçileri ile bunlardan beslenen sığ siyasetçi takımıdır.

Dindar muhafazakârların ana gövdesi –ki artık biz bunlara “eski İslamcılar” diyoruz- imparatorluk dönemini kendi zihni ve idari ihtişamı içinden değil, Tanzimat sonrası ve İttihatçılıkta cisimleşmiş milliyetçilik perspektifinden okudular. Gayrimüslimleri dinlerine ve dini pratiklerine göre “millet” olarak tasnif eden klasik Osmanlı algısı ile din ve mezhep mensupları, etnik ve sosyal grupları Türkçülük veya Türk milleti kazanında eritmeye çalışan İttihatçı-Kemalist algı arasında uçurumlar vardır. İttihatçı-Kemalistler gayrimüslimleri “potansiyel tehlikeli azınlık” gördüler.

Sahih manasında “millet” din ve şeriat iken ve Müslümanların siyasi birliğini hedeflerken, el çabukluğuyla bir kavmin, öztürkçesiyle devlet tarafından inşa edilen ulusun ismine kalbedildi. Bu etimolojik olarak da, semantik olarak da mümkün olmayan bir ameliye idi. Nasıl Müslümanlar, İslamiyet'i benimsemiş insanları ifade ediyorsa ve Müslümanlar isimlerini bir din olan İslamiyet'ten alıyorsa, Osmanlı'daki sahih tasnif mucibince milletler de, kendi dinlerine göre gruplar şeklinde konumlandırılmıştı. Buna göre İslam Milleti genel bir şemsiye olarak Türk, Arap, Kürt, Boşnak, Gürcü, Çerkez, Arnavut vs. Müslüman kavimlerin tamamını içine alıyordu. Bunların hepsi birer kavimdi. Rum Ortodoks Milleti, Ermeni Ortodoks Milleti, Yahudi Milleti ve Protestan Milleti için de tanımlama aynıydı.

İslamcılıktan ve Osmanlılıktan ümidini kesen İttihatçılar ve Cumhuriyetçiler, ele geçirdikleri devlet gücüyle yeni bir ulus inşa etmeye çalışırlarken bu inşaata “millet” dediler. Buna Müslüman fikir adamları ve alimlerinin itiraz etmesi beklenirdi. Çünkü böyle bir devlet inşaatının millet zemininde yeri yoktu. Abdülhamid'in İslamcılığı da hakikatte anasır-ı ittihadı öngörmüyor, farklı Müslüman kavimleri içten içe çökmekte olan devlet çatısı altında toplamayı hedefliyordu. Bu yüzden ne Abdülhamid'in, ne Yeni Osmanlıların İslamcı projeleri tuttu.

Abdülhamid'in ve Yeni Osmanlıların mirasını devralan Cumhuriyet dönemi İslamcıları da a) Devleti merkeze koydular; b) Milleti Türklüğe ve Türk kavminin diğer kavimlere olan üstünlüklerine indirgediler (Necip Fazıl'ın “Türk'ün ruh kökü ve Allah'ın seçtiği kurtulmuş millet” ile İsmet Özel'in “Müslüman'a Türk denir” repliğini hatırlayalım). c) Hiçbir zaman Arapların, Kürtlerin ve İranlıların Türkler gibi birer özerk özne, eşit şartlara sahip kardeş kavim olabileceklerini kabul etmediler.

Dini gruplar, İslam birliğini savunur ama istisnası olmamak üzere bu birliğin “Türkiye'nin liderliği”nde olmasını ister. Yüce Allah 2002'de Türkiye Müslümanlarına bir fırsat tanıdı. Fakat fırsatı kollayan bu zihni arkaplanları, İttihatçı bilinçaltıları 2011'de Suriye'de dışarı vurdu. Şimdi bölgeden tecrit edilmiş ve zamanı şaşırmış olarak, döndük dolaştık, yüz sene öncesinin “milli ve yerli” ideolojisine döndük. Hâlâ mezhepleri ve etnik grupları bir arada yaşatacak “Kur'ani millet”e sarılacakken, “kavim hegemonyası”na dayalı “tek millet, tek devlet, tek dil” deyip çöküş sürecini hızlandırıyoruz. Ortadoğu'da Yeniden Osmanlı pirincine giderken, evdeki bulgurdan/Kürt'ten oluyoruz.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.