1. HABERLER

  2. EYLEMLER VE STK

  3. Bizi vatandaş olarak görmeyenler, en azından mülteci olarak görsünler!
Bizi vatandaş olarak görmeyenler, en azından mülteci olarak görsünler!

Bizi vatandaş olarak görmeyenler, en azından mülteci olarak görsünler!

Bugün (31 Ağustos 2013) de MAZLUMDER, İnsan-Der, Kardelen’den oluşan sivil toplum kuruluşları, aktivist Hüda Kaya ile birlikte Anadolu konteyner kentte yaşayan depremzedeleri ziyaret etti ve onların sorunlarını dinlediler.

A+A-

Van'da 23 Ekim ile 9 Kasım 2011 tarihlerinde 7.2 ve 5.6 büyüklüğünde depremler yaşanmıştı. Dünyadan ve Türkiye’den duyarlı insanların yaptığı yardımlar belli bir merkezde toplanmıştı. Ancak mağduriyetlerin yeterli derecede giderilmediği, yaklaşık iki haftadan beridir Anadolu konteyner kentte yaşayanların elektriklerinin kesilmesiyle gün yüzüne çıkmış oldu. Dar gelirli olan bu depremzedeler, “yetkililerin yeterince kendileriyle ilgilenmediklerini ve kalacak yerleri olmadığından, kalıcı bir çözüm bulunması gayesiyle açlık grevi başlattıklarını” söylediler. Açlık grevi eylemleri boyunca, sorunlarıyla kimsenin ilgilenmediğini ve sadece bazı Mazlumder gibi duyarlı STK’ların kendilerini ziyaret ettiğini söyleyen depremzedeler, mücadelelerine bigane kalınmamasını talep ettiler.

Bugün (31 Ağustos 2013) de MAZLUMDER, İnsan-Der, Kardelen’den oluşan sivil toplum kuruluşları, aktivist Hüda Kaya ile birlikte Anadolu konteyner kentte yaşayan depremzedeleri ziyaret etti ve onların sorunlarını dinlediler. 13 gündür elektrikleri kesilen, çoğunluğu işsiz ve mağdur konteynır kent sakinleri, süresiz açlık grevine başladıklarını ve sorunlarına bir çözüm bulununcaya kadar bu mücadelelerini sürdüreceklerini belirttiler. 

Açlık grevi başlatan ailelerin sözcüsü Ali Ahi, kalabalık bir şekilde gelen sivil toplum kuruluşu mensubu kitleye hitaben yaptığı konuşmada, bugüne kadar devam eden süreci kısaca özetledi ve yaklaşık 70 ailenin yaşadığı konteynerkentte 10 gündür elektriklerinin kesildiğini ve kendilerine “başınızın çaresine bakın” denildiğini vurguladı.

"Bize başınızın çaresine bakın' deniliyor. Fakat gidecek hiçbir yerimiz yok. Burada bizim istediğimiz bir çözümdür muhatap görmek istiyoruz, sözlerimizin dikkate alınmasını istiyoruz" diye konuştu. 

Elektriklerin kesik olmasına ilaveten, göle yakın olmasından dolayı yoğun sivrisinek tehdidi altında olan konteyner sakinleri, hiçbir sağlık hizmetinden de istifade edemiyorlar. Özürlü, hasta ve açlık grevine başlayan depremzedelerin bulunduğu konteynerde, herhangi bir ambulansın bulunmadığının sivil toplum kuruluşları tarafından dillendirildiği esnada, bazı depremzedelerin “bize vatandaş muamelesi yapmıyorlarsa, hiç olmazsa mülteci muamelesi yapsınlar. Suriye mültecilerine buradan büyük masraflar yaparak konteyner götürenler, sosyal devlet olma ilkesiyle hareket ederek bizim sorunlarımıza da eğilmelidirler” dedikleri gözlendi.

Karanlık basıncaya kadar, depremzedelerin haklı taleplerine destek vermek maksadıyla konteyner kentte kalan sivil toplum kuruluşları, konuşma ve görüşmelerin ardından oradan ayrıldılar. Elektriklerinin kesik olması, bütün sosyal aktivitelerin sonlandırılmasıyla birlikte konteynerde yaşayanların gergin bir bekleyiş içerisinde oldukları ve bu durumun ruhsal bozukluklara neden olduğu açık bir şekilde görülüyordu.

\"\"

\"\"

\"\"

\"\"

\"\" 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.