1. HABERLER

  2. DİRENİŞ GÜNLÜĞÜ

  3. Bir Siyonist Askeri Esir Alan Üç Kassam Mücahidinin Kahramanlık Hikayesi
Bir Siyonist Askeri Esir Alan Üç Kassam Mücahidinin Kahramanlık Hikayesi

Bir Siyonist Askeri Esir Alan Üç Kassam Mücahidinin Kahramanlık Hikayesi

A+A-

HAMAS'ın askeri kanadı "İzzeddin El-Kassam Tugayları" mücahidlerinin Furkan Savaşı sırasında yazdığı, şehadeti teslim olmaya tercih ederek son kurşununa kadar çarpışan mücahid direnişçinin en güzel örneğini ortaya koyan kahramanlık hikayeleri birer birer ortaya çıkıyor.

Bu hikayelerden biri de Siyonist askerlerden birini esir almayı başaran "Kassam Tugayları"ndan üç mücahidin hikayesidir. Onlar, esir aldıkları Siyonist askeri vermemek için iki gün boyunca kahramanca savaştılar ve efsanevi bir mücadele sergilediler. İşgalcinin Filistinli siviller aracılığıyla yönelttiği "Teslim olun" çağrılarını kabul etmediler. Sonunda işgalci bulundukları evi bombalayarak yerlebir etti ve şehadete kavuştular. Saldırıda esir aldıkları Siyonist asker de hayatını kaybetti.

Hikayenin bir bölümünü Kassam Tugayları'nın sözcüsü Ebu Ubeyde işgal güçlerinin bozguna uğramasının ardından düzenlediği basın toplantısında anlattı. 5 Ocak'ta mücahidlerin kurdukları sağlam bir tuzakla bir Siyonist askeri esir aldıklarını ve çatışma alanındaki bir binada iki gün boyunca alıkoyduklarını söyledi.

Ebu Ubeyde, düşmanın kalkan olarak kullanmak üzere zorla kaçırdığı Filistinli vatandaşlardan birini esir askeri teslim etmeleri için mücahidlerle pazarlık yapmak üzere olay yerine gönderdiğini fakat mücahidlerin teslim olmayı veya esir askeri teslim etmeyi reddettiğini, bunun üzerine Siyonist savaş uçaklarının devreye girerek mücahidlerin bulunduğu mekanı bombaladığını vesaldırıda Siyonist askerin öldüğünü, Kassam mücahidlerinden de üçünün; Muhammed Ferid Abdullah, Muhammed Abdullah Ubeyd ve Iyad Hasen Ubeyd'in şehit olduğunu bildirdi.

Hikayenin diğer bölümünü ise işgal güçlerinin mücahidleri teslim olmaya ikna etmek için kalkan olarak kullandığı Filistin vatandaşı Mecdi Abdurabbihi İngiliz "The Independent" gazetesine anlattı.

Çatışma başlıyor

Hikaye, Siyonist ordunun kara saldırısının ikinci gününde 5 Ocak'ta başlar. Bir grup Siyonist asker kalkan olarak kullandıkları Filistinli vatandaşın eşliğinde Gazze Şeridi'nin kuzeyinde Cibaliya kentindeki Azbeturabbihi bölgesinde başkanlık süresi dolan Mahmud Abbas yönetiminin istihbarat biriminde çalışan Filistinli vatandaş Mecdi Abdurabbihi'nin evine gelir.

Siyonist askerler Filistinli vatandaşdan silahsız olduğundan emin olmak için gömleğini ve pantolonunu çıkarmasını ister. Ardından da eşi Vicdan'ı (39) ve aile fertlerini dışarı çıkarmasını emrederler.

Daha sonra üç asker Mecdi Abdurabbihi'ye silahlarını doğrultur. Ailesi avluda beklerken evini tepeden tırnağa ararlar. Sonra Arapça konuşan Siyonist asker komşu evi sorar. O da evde kimsenin olmadığını sandığını söyler.

Mecdi sonrasını şöyle anlatır: "Subaylardan biri geldi ve komşu evin aranmasını emretti. Askerler subay önlerinde ve M-16 tüfekleri aşağıya doğrultulmuş bir şekilde dikkatle merdivenlere doğru ilerliyordu. Ben de subayın arkasından gidiyordum ve askerler hâlâ arkamdan üzerime silahlarını doğrultuyorlardı. Birden subay askerlerine bağırmaya başladı."

Mecdi anlatmaya devam eder: "Hemen merdivenlerden geri döndük. Askerler beni çektiler ve iki kez yere düştüm. Sonra bizim eve gittik." Siyonist askerler Mecdi Abdurabbihi'nin avlusunda pürdikkat beklerken ansızın üzerlerine açılan ateş subayın ne gördüğünü net olarak açıklıyordu. Mecid Abdurabbihi Siyonist askerlerle dolu yakın bir camiye götürüldü. Elleri bağlanarak orada oturması istendi.

'Üzerine ateş açarız'

15 dakikalık bir sessizlikten sonra, Kassam Tugayları mücahidleri yeniden ateş açar. Mecdi Abdurabbihi hikayesini şöyle sürdürür: "Siyonist askerler caminin pencerelerinde siper aldılar ve ateşe karşılık vermeye başladılar. Arapça bilen Siyonist askere bağırmaya başladım: ‘Eşim ve çocuklarım orada tehlikede. ‘Bana ‘Kes sesini yoksa üzerine ateş açarız’ dedi. Yıkıldım ve ağlamaya başladım. Ailemin ölmesinden korktum."

Mecdi Abdurabbihi iki gün Siyonist askerlerin elinde esir kalır. Bazı zamanlar elleri bağlı oturur. Çoğu zaman ise yoğun ateş altında Siyonist askerlerle birlikte bölgede dolaşmak zorunda kalır. Bir keresinde başka bir evin önündeki iki arabayı teftiş için kapılarını açmasını isterler. Daha sonra birinci katta oturan kadını çağırırlar. Öğleden sonra askerler Mecdi'den Hamas savaşçılarının bulunduğu yıkılan evi kontrol etmesini isterler. "Oraya gitmeyeceğim. Beni öldürebilirler. Ailem ve çocuklarım var" der.

Bunun üzerine Siyonist subay, "Oraya 10 füze attık ve onları öldürdük" diyerek yıkılan eve gitmesini ve oradaki silahları getirmesini emreder. Emri yerine getirmesi için tüfeğin dipçiğiyle Mecdi'ye vururlar ve tekmelerler. Mecdi devamını şöyle anlatır: "Önce evime gittim ve ailemin orada olmadığını gördüm. Kan izi aradım ama bulamadım. Ev bomboştu. Sonra, beni İsrailli zannedip ateş etmesinler diye "Ben Mecdi" diye bağırarak merdivenleri inmeye başladım."

Mücahidlerin bulunduğu dairenin kapısına yaklaşınca mücahidlerden birinin silahıyla nöbet tuttuğunu görür. Arkasında da salonda iki mücahid vardır. Mecdi Abdurabbihi kapının önünde durarak işgal askerlerinin onların öldüğünü zannettiklerini söyler.

Mecdi şöyle devam eder: "Askerlerin yerlerini sordular. Onların her tarafa dağılmış halde olduklarını söyledim. Benden derhal orayı terketmemi istediler. Kamuflaj kıyafetleri giymiş ellerinde Kalaşnikof AK-47 silahı olan üç kişiydiler. Başlıklarında "İzzeddin El-Kassam Tugayları"nın amblemi vardı. İçlerinden biri ağır yaralı olsa da hâlâ yaşıyorlardı. En küçükleri 21 yaşında görünüyordu. Binanın yıkılan parçalarından birinin arkasında siper almış, beni gönderen Siyonist askerleri görebiliyordu."

Mecdi Abdurabbihi mücahidlere titrek bir sesle şöyle der: "Beni silahlarınızı almam için tekrar size gönderdiler ve sizin ölü olduğunuzu söylediler." Bunun üzerine mücahidlerin en küçüğü açıkça meydan okuyarak "O subaya söyle, erkekse buraya kendi gelsin!" der.

Evin 100 metre ilerisindeki duvarın arkasına gizlenen Siyonist askerler Mecdi Abdurabbihi'nin dönerken yanında herhangi bir silah gizleyip gizlemediğinden emin olmak için soyunmasını isterler. Daha sonra mücahidlerin bulunduğu yere üçüncü kez gitmesini talep ederler. Anlattıklarını işiten İsrailli subay Mecdi'ye küfürler yağdırır ve tekmeler savurur. Çok geçmeden Apatchi helikopterlerinden biri üç füze fırlatır ve mücahidlerin bulunduğu evi yıkar.

'Hâlâ yaşıyorlar'

Siyonist askerler Mecdi Abdurabbihi'den tekrar mücahidlerin bulunduğu yere gitmesini istediklerinde karanlık bastırmıştır. Mecdi, karanlıkta yıkıntıların arasında yürümenin imkansız olduğunu söyleyerek onları ikna eder. Ailesinin nasıl olduğunu tekrar tekrar sorar. Her seferinde onlara bir şey olmadığını söylerler. Mücahidlerin hâlâ yaşıyor olması şaşırtıcıdır. Mecdi Abdurabbihi'yi başka bir eve götürerek ellerini bağlarlar ve soğukta orada beklemesini emrederler. Mecdi, ailesi ve evi için kaygılanmaktadır.

Sabah altı buçukta Siyonist askerleri Mecdi'yi almaya gelir ve "Dün gece onları öldürdük" derler. Mecdi'den mücahidlerin bulunduğu yere gitmesini isterler. Mecdi, "Evimin tavanı yıkıkken oraya nasıl gidebilirim. Bu çok tehlikeli" der.

Siyonist askerler kendisine başka bir seçenek bırakmayınca, Mecdi merdivenlere ulaşmayı başarır. İlk iki seferde olduğu gibi seslenerek dikkatle aşağıya iner. Gördüklerini şöyle anlatır: "Herşeyin yıkılmış olduğunu gördüm. Hepsi yaralıydı. İçlerinden sürekli kan kaybedenin durumu çok daha ağırdı. Parmağını kaldırıp "Lâ ilâhe illallah" diyordu."

'Asla teslim olmayız'

Mecdi Abdurabbihi anlatmaya devam eder: "Biri enkazın altında uzanmış yatıyordu fakat hâlâ yaşıyordu. Durumu daha iyi olan kesinlikle teslim olmayacaklarını ve şehadeti tercih edeceklerini söyledi. İçlerinden biri bana adını söyleyerek ailesine mesajını iletmemi istedi.

Bu sırada Siyonist askerler ateş etmeye başladılar. Koşarak kaçtım. Siyonist askerlere dönerek yalan söyledim. "Geri dönersen seni öldürürüz dediler" dedim.

Siyonist askerler mücahidlere hoparlörle Arapça seslenerek, "Sizin de aileleriniz var. Dışarı çıkarsanız sizi hastaneye götüreceğiz ve sizinle ilgileneceğiz. Etraf özel kuvvetler askerleriyle dolu. Hamas’ın liderlerinin hepsi yer altında saklanıyorlar" dediler.

Onlar böyle konuşurken Kassam Tugayları mücahitleri yeniden ateş açtı. Subay beni duvara doğru itekleyerek, "Sen yalan söylüyorsun, orada üçten daha fazla kişi var" dedi."

Son 15 dakika

Siyonist askerler daha sonra Filistinli vatandaşlardan iki kişiye kamera alarak eve girmelerini ve Hamas savaşçılarını görüntülemelerini emreder. Ardından mücahidlerin bulunduğu yere bir köpek gönderirler. Köpek az sonra yaralı olarak döner ve çok geçmeden ölür. Mücahidlere şöyle seslenirler: "Size son 15 dakika. Elbiselerinizi çıkarıp ellerinizi kaldırarak dışarı çıkmazsanız evi başınıza yıkacağız."

15 dakika sonra evlerle caminin arasında harekete geçen bir buldozer Mecdi Abdurabbihi'nin evinin büyük bölümünü de yıkarak Salı günü öğle saatlerinde mücahidlerin bulunduğu evi yerle bir eder.

Mecdi Abdurabbihi, olay yerinden uzaklaşmadan önce büyük bölümü yıkılan evine ve mücahidlerin üzerine yıkılan eve bakar. Enkazın yanında uzanmış yatan Kassam Tugayları mücahidlerinin cesetlerini görür. Kassam mücahidleri teslim olmaktansa şehit olmayı yeğleyerek eşsiz bir kahramanlık örneği sergilemişlerdir

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.