1. YAZARLAR

  2. Yavuz Yılmaz

  3. BİR ÖZGÜRLÜK VE ADALET ÇAĞRISI
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

BİR ÖZGÜRLÜK VE ADALET ÇAĞRISI

A+A-

 

10 Muharrem günü Hz. Hüseyin’in şahadet günüdür. Kuşkusuz bu insanlık tarihinin en önemli günlerinden biridir.

 

Bilindiği gibi Şam Valisi Muaviye’den sonra yerine daha önce söz verildiği gibi Hz. Hüseyin değil, Muaviye’nin oğlu Yezid geçmiştir. Bu sürecin kuşkusuz en büyük planlayıcısı, dört büyük Arap dahisinden biri olarak kabul edilen Muaviye’dir. Muaviye son derece pragmatist bir siyasetçi idi. Hayatının son yıllarını oğlu Yezid’in halifelik makamına getirilmesi çabasıyla geçti. Bunun için hiçbir fırsatı kaçırmadı ve hiçbir ahlaki ilke tanımadı. Yezid’in halifeliğine ve halifeliğine geliş sürecine çok büyük tepkiler olmuştu. Tepkiler, hem Muaviye’nin ilk defa kendinden önceki halife seçimlerini hiçe sayarak, oğlunu halifelik makamına geçirmesi ki, bu saltanat’ın başlangıcıydı, hem de Yezid halifelik makamına layık olmayan bir kişilik yapısına sahip olmasıydı.

Yezid’in kuşkusuz halifelik makamı için meşruiyeti yoktu. Bu meşruiyeti sağlamak ve konumunu sağlamlaştırmak için Medine valisine, itaat etmesi için mektup yazmıştı. Diğer yandan Küfe halkı çok büyük çoğunlukla Hz. Ali taraftarı idi. Bu yüzden Yezid’in halifelik makamına getirilmesine büyük ölçüde muhalif idiler.

Küfe halkının Muaviye ve Yezid’e olan tepkisi diğer nedenlerle birleşince, Hz. Hüseyin’e destek verdiler ve onu Küfe’ye davet ettiler. Hz. Hüseyin de bu davete icabet ederek yola çıktı.

Ailesi ve askerleriyle yola çıkan Hz. Hüseyin ile Yezid’in Ordusu Kerbela’da karşılaşırlar. İki ordu arasında sayısal anlamda büyük bir orantısızlık vardır. Sonuçta Hz. Hüseyin ve ordusu Kerbela’da şehit edildi.

Hiç kuşku yok ki, Kerbela ve Hz. Hüseyin’in şehadeti ile sonuçlanan büyük katliam, İslam dünyasında büyük bir yarılmaya ve sonuçları yüzyıllarca sürecek bir ayrışmanın da önünü açtı.

10 Muharrem, adalet ve özgürlük için mücadele edip kaybetmenin, iktidara ulaşmaktan daha ilkeli bir tavır olduğunu gösteren bir olaydır.

10 Muharrem; ütopya değil, dramdır. Aliya'ya göre ütopya materyalisttir; İslami olan dramdır. İslam, tıpkı Kerbela’da olduğu gibi kesintisiz hakikat

mücadelesidir. Aslına bakılırsa destansı bir mücadele sonrasında İtalyanlarca esir alınan Ömer Muhtar’ın savunması, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da verdiği mesajın uzantısıdır.

-İtalyan Devleti'ne karşı savaştınız mı?

Ömer: Evet

- İnsanları İtalyan Devleti'ne karşı savaşmaya teşvik ettiniz mi?

Ömer: Evet

- İtalya'ya karşı kaç yıl savaştınız?

Ömer: Yaklaşık 20 yıl

- Yaptıklarından dolayı pişman mısınız?

Ömer: Hayır

- İdam edileceğinizi biliyor musunuz?

Ömer: Evet

Hakim şaşırdı:

- Sizin gibi birisi için böyle bir son, çok üzücü

Bunu duyan Ömer Muhtar şöyle dedi:

- Tam tersi! Bu, hayatımın sonu için en güzel yol. Hakim daha sonra, mücahitlere cihadı durdurmalarını emreden bir emirname yazması halinde O'nu beraat ettirmek ve ülke dışına sürgüne göndermek istedi. Bunun üzerine Ömer Muhtar, o meşhur sözlerini söyledi:

- "Her namazda Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed(s.a.s.)'in de O'nun resulü olduğuna şehadet eden parmaklarım, asla yanlış bir şey yazamaz! Bizler teslim olamayız. Ya kazanırız ya da ölürüz!"

Hz. Hüseyin’in Kerbela’da yaktığı bu bilinç, İslam topraklarındaki her mücadele için diri olduğunu gösteriyor.

10 Muharrem, özgürlük yolunda yapılan mücadelenin iktidara ulaşmakta çok daha değerli olduğunu gösteren tarihtir

10 Muharrem, Hz. Hüseyin idealizminin Muaviye ve oğlunun reel siyasetine zahirde mağlup olduğu tarihtir.

10 Muharrem, kazanmak için her şeyin mubah olduğunu savunan Muaviye siyasetine karşı, ahlaki bir başkaldırıdır.

10 Muharrem, Ali Şia'sının özgürlük sembolü; mersiye ve zincir Safevi Şia'sının sembolü olarak tarihteki yerini aldı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.