1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3. Bir Kitabın Yanma Derecesi: Fahrenheıt 451
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Kitabın Yanma Derecesi: Fahrenheıt 451

A+A-

 

İnanılması güç fakat aynı zamanda olabilmesi mümkün, istenilmeyen bir dünyanın yaratıldığı distopik metinler, dünya edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Bu metinlere en iyi örneklerden biri olarak Fahrenheıt 451 kitabı gösterilir.

Başkarakter itfaiyeci Montag’ın çevresinde şekillenen eserde itfaiyeciler yangınları söndürmek yerine kitapları yakıyorlar. Eser, büyük televizyonlu kitapsız bir dünyayı okura yansıtarak bu yönüyle topluma sert eleştiriler yöneltiyor. Romanda kitapların yakılması aslında Orta Çağ dünyasına bir eleştiri mahiyeti taşıyor. Orta Çağ’da kitaplar yakılarak insanlar kontrol altına alınırken bu eserde geçen dünyada da kitaplar yakılarak insanlar totoliter rejimler tarafından kontrol altına alınıyor. Bunu, bir kız çocuğunun kendisini etkilemesi vasıtasıyla da fark eden Montag, bir yaşlı kadının ölümü göze alacak kadar etkileyen kitapları için bir itfaiye erini öldürerek kayıplara karışır ve diğer kaçakların arasına karışarak hayatının geri kalanına kitaplar okuyarak devam eder.

Konusu ve özeti bu şekilde olan kitabın vermek istediği mesaj aslında basit ve etkileyici. İnsanı baskı görmeye sürükleyen şeyin cehalet ve uykuda olma hali olduğu kitabın en temel mesajıdır. Francis Bacon’nun da dediği gibi “Bilgi, güçtür!” Bilgi totoliter rejimlerin eline geçerse yok olur ama bilgi, toplumun ve bireylerin eline geçerse toplumu uyandırma işlevi gördüğü için bir güç halini alır.

Bilgi, aynı zamanda romanın sonunda tıpkı Montag’da olduğu gibi özgürleştirme işlevi görür. Romanda kitapların yakılması bize aslında bilginin yok edilmesi ile insanların geçmişini ve geleceğini bilmemenin sonucunu ve sorgulama yeteneğinin giderek yerine her şeyin olduğu gibi kabul edilmesinin sonuçlarını aktarıyor. Böylelikle insanlar baskın gücü sorgulayamaz hâle geliyor, baskın güç daha da güç kazanmış oluyor. Böylelikle baskın güç, o dünyada yarattığı büyük bir televizyon vasıtasıyla insanları kolayca yönlendirebiliyor. Kitapta geçen bir ifadeye göre insanlar kitap okumayı zorla değil de kendi istekleriyle bırakmışlar.

Bundan hareketle aslında baskıcı ve insanların iradesizce yaşadığı dünyanın var olmasının en önemli nedenlerinden biri de insanların kitapları terk etmesidir. Bu da kitap okumanın ne kadar önemli bir şey olduğunun örtük bir mesajıdır. Çünkü insan kitap okuyarak bakış açısı kazanır; irade ve sorgulama becerisi edinir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.