1. YAZARLAR

  2. Ahmet AY

  3. BİNGÖL SUİKASTİ
Ahmet AY

Ahmet AY

Ahmet AY
Yazarın Tüm Yazıları >

BİNGÖL SUİKASTİ

A+A-

1993’ün Mayıs’ıydı,

Malatya’dan silahsız ve korumasız olarak yola çıkarılan askerleri taşıyan otobüs PKK tarafından Elazığ-Bingöl kara yolunda Bingöl’e az bir mesafe kala durduruluyor. Otobüste bulunan askerler dışarı çıkarılıp taranıyor. Bu tarama esnasında göz göre göre ölüme gönderilen 33 askerimiz hayatını kaybediyor.

Rahmetli Özal ve AbdullahÖcalan’ın kabul ettiği ateşkes ve barış görüşmeleri devam ederken Özal şüpheli bir şekilde 1993’ün Nisan’ında vefat etmiş, bundan sadece 35 gün sonra bu menfur olay meydana gelmişti. Yıllar sonra anlaşıldı ki bu kahreden olayı devletin içindeki barış karşıtı gruplar Şemdin Sakık grubu ile ortaklaşa gerçekleştirmiş.

Bu yüzden, 1993-20013 yılları arasında ölen bütün vatandaşlarımızın sorumluları bir yönüyle de bu menfur olayı gerçekleştiren PKK’nın derin kolu ile devletin derin koludur.

Kanlı on yıllar sonrası geldik bugüne,

2012 sonu itibariyle daha kararlı bir şekilde asrın fırsatı olan çözüm süreci başlamış, iç ve dış güçlerin bütün oyunlarına rağmen süreç sekteye uğramamıştı. Paris suikasti, 2013 Lice olayları, Gezi kalkışması, 17-25 Aralık süreci çözümü istemeyen güçlerin plan ve projeleriydi. Keza 2014 kalekol-karakol inşaatı gerekçe gösterilerek Lice ve kırsalında meydana gelen olaylar süreci baltalamaya çalışanların iştahını kabartmıştı.

Bir türlü sonuç alamayan süreç karşıtı güçler, PKK içindeki bir damarı harekete geçirmeye çalıştı. Her defasında Öcalan müdahale edip provokasyonları önledi. Her defasında başbakan ve şimdi cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan “neye mal olursa olsun süreç devam edecek” kararlılığını sergileyince bu güçler daha tehlikeli gelmeye başladı. Aynı kararlılığı Başbakan Ahmet Davutoğlu da sergileyince sürece karşı olanların vurmak istedikleri darbeleri de ağır oldu.

7-8 Ekim olayları Kobani diye başlasa da sonuç itibariyle çözümü istemeyen kesimler tetikte bekliyordu. Hem katledilen HÜDAPARlıların hem de Bingöl’de emniyet müdürüne yapılan saldırının “tetikte bekleyen” kesimlerle yakın ilişkisi vardır diye düşünüyorum.

Bingöl Emniyet Müdürlüğüne yapılan menfur saldırıyı PKK yapmadı demiyorum, ama PKK açıklamasında “biz yapmadık” diyorsa başka failler de arama sorumluluğu devlettedir.

Neden mi?

Olaydan hemen sonra Genç ilçesi yakınlarında durdurulan araçta “olayın failleri” diye öldürülenlerden biri olan Ali Bozan benim çocukluktan tanıdığım biri. 30 yıldır sadece bir kere görmüştüm Ali’yi. Bilmiyorum, PKK sempatizanı da olabilir, bir şey demiyorum, ama Ali’yi tanıyan herkes onun bu eylemi gerçekleştirmediğine yemin ediyor. Bunu hem HDP’li olan ve hem de HDP’yi günahı kadar sevmeyen tanıdıklar söylüyor. Ali için kime sorduysam “Ali bu işi yapan biri değil” dediler. Ali de bu saldırıda görev almış olabilir, Allah bilir ben bilemem, bunu ilerde açığa çıkarmak da mümkün, ama bu olayla ilgili anlatılanlara bakıldığında bu işin başka bir vechi de var. O yüzden "failler bulundu, çatışmada öldürüldüler" olayın gerçek yönü için yeterli değil.

O akşam Bingöl Emniyet Müdürü olayın gerçekleştiği yere kim tarafından ve nasıl yönlendirildi?

İçerden bu olayı tertipleyen birileri var mıydı?

Ya da içerden dışarıya haber sızdıran birileri var mıydı?

Çözüm sürecine karşı olan PKK grubu ile sürece karşı olan bu içerdekilerin bir ilişkisi tespit edilemez mi?

Bu soruların cevabını doğru bulabilir isek olay her yönüyle aydınlanır.

“Terörle Mücadele Şube Müdürü'nün, suikast ihbarını aldığı halde, işlem yapmadığı… olayları tırmandırmak için Terörle Mücadele Şube müdürünün göstericilere karşı şiddet kullanma emri verdiği gerekçesiyle Bingöl İl Emniyet Müdürü tarafından görevden alındığı… eş zamanlı olarak yapılması planlanan 20’ den fazla suikastin engellendiği… bazı paralel yapı elemanlarının perdelemesinden dolayı, son suikastin önlenemediği”ne dair iddialar varken Emniyet müdürüne yapılan saldırının çok yönlü araştırılması sürece karşı olanların ilerde yapmak istedikleri çirkinlikleri önlemeye de yarar. Bu iddia yenilir yutulur cinsten değil. Türkiye’de böyle bir olay olacak ve yarım saat sonra failleri bulunacak! Kimse bizi buna inandıramaz. Çünkü oyun büyük, oyun girift, oyun uluslar aşırı… Türkiye’yi hizaya getirmek isteyen Batı ve yerli işbirlikçileri her iğrençliği sergilemiş ve bundan sonrada sergilemeye devam edecek.

Diyarbakır’ın Merkez Kayapınar İlçesi Kaymakamının, Bismil İlçe Kaymakamının bu olaylardaki tutumları mercek altına alınmalıdır. "Ne'ci"likleri araştırılmalı. Bingöl Emniyet Müdür Yardımcıları da en ince detayını kadar araştırılmalıdır.

İleride detaylı müstakil bir yazıyla anlatacaklarımızın onda biri doğruysa vah halimize…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.