1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Berzahın Varlığına Dair Nakli Deliller/Maarif
Berzahın Varlığına Dair Nakli Deliller/Maarif

Berzahın Varlığına Dair Nakli Deliller/Maarif

A+A-

 

 

Berzah ve kabir aleminin var olduğunu gösteren bir çok ayet ve hadis mevcuttur. Öyle ki, bu inanca sahip olmak mukaddes İslam şeriatının bir zaruret ve şartı olarak açıklanmıştır. Bu konuda örnek olarak gösterebileceğimiz ayetler şunlardan ibarettir:

 

1-“...Onların önlerinde, dirildilip kaldırılacakları güne kadar bir berzah vardır” (Müminun suresi: 100)

Bu ayette berzahtan maksadın mezar olduğu ve o alemde insanlar için çok dar ve çetin bir hayatın olacağı, orasının cennetin bahçelerinden bir bahçe veya cehennemin çukurlarından bir çukur olduğu hadiste ifade edilmiştir.

2- “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah'ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar.” (Al-i İmran:169 ve 170)

Elbette şehidlerin hayatının özel bir fazileti bulunuyor; “Allah’ın katında” şereflendirilmiş ve onun katında rızıklanmış ve özel bir hayata sahip bulunmaktadırlar ve başkaları böyle bir hayata ve imkana sahip değildirler.

“Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de”(Yunus -62) Bu ayette belirtilen husus, ölümden sonra sevap ve azabın olmayacağını savunanlara açık bir reddiyedir. Allah u Taala bu ayetle gerçekte ölümden sonra mükafatı, azabı ve cezayı kabul

etmeyenlere açık bir cevap vermektedir. Çünkü hiçbir müslüman haşa Allah u Taala’nın böyle açık ifadesi karşısında kıyamet gününü azap ve mükafatını inkara kalkışamaz.

Yine Bakara suresinin 154. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.”

3- Müminun suresinin 46. ayetinde şöyle buyruluyor:

“Onlar (kabirlerinde kıyamet gününe kadar) sabah ve akşam ateşe arz edilecekler. Kıyamet koptuğu gün de: “- Firavun kavmini en şiddetli azaba sokun.” denilecektir.”

Bu ayette iki tür azaptan söz edilmiştir. Azaplardan birincisi berzah alemine, ikincisi kıyamet gününe mahsustur. Birinci azap iki cihetle ikinci azaptan ayrıt edilmektedir. Birincisi, sabah ve akşam ile sınırlandırılması, ikincisi ateşe arz edilmeleridir. Şurası açıktır ki, sabah ve akşam kavramları sadece berzah aleminde anlam bulmaktadır çünkü berzah alemi zaman açısından dünyaya bağlıdır ve kıyamet günü ise artık sabah ve akşam kavramları bir anlam taşımamaktadır.

Meryem suresinin 62 ve 63. Ayetinde de şöyle buyruluyor:

“Orada boş söz işitmezler, kendilerine yalnız esenlikler dilenir. Orada, sabah akşam rızıkları hazırdır. Kullarımızdan takvâ sahibi kimselere vereceğimiz cennet işte budur.”

Bu ayette zikredilen “bükreten ve aşiyye” ibareleri bu cennetten maksadın berzah cenneti olduğunu ebedi cennet olmadığını gösteriyor.

4-“(Şehirliler tarafından taşlanılan o kimseye ölümü sırasında: “Gir cennete” denildi (O da: “Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığı(nı) ve

beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi (bu durumda elbette iman ederlerdi)!” dedi.”(Yasin:26-27)

Bu ayette de cennetten maksat berzahla ilgili olan cennettir. Zira ehli iman, Al-i Yasin müminleri, dünyadaki kavmi ve yakınlarının da onun durumundan haberdar olmalarını ve Allah u Taala’nın onu nasıl kendi affına mazhar ettiğini ve ikramda bulunduğunu bilmelerini arzulamaktadır.

5- Mümin suresinin 11. Ayetinde mealen Allah Taala şöyle buyuruyor:

“Onlar da şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa da dirilttin. Günahlarımızı kabulleniyoruz. Şimdi (bu ateşten) bir çıkış yolu var mı?”

Ayeti kerimede iki ölüm ve ondan sonra iki hayat’tan söz edilmesi ancak berzah’ın var olması durumunda mümkün olabilmektedir. Şöyle ki, insan bu hayatta bir kez ölür ve bu dünyadan berzah alemine göç eder ve orada berzah hayatı yaşar ve tekrar sur’un üflenmesiyle de berzah aleminde ölür. “Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür.” (Zümer suresi 68) Berzah aleminde vuku bulan bu ikinci ölüm uhrevi hayata geçiş yoludur.

6- Yine Vakıa 88 ila 94. Ayetlerde Allah Taala mealen şöyle buyuruyor:

“Ama (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur). Ve eğer defteri sağdan verileceklerden ise, defterlerini sağdan alanlardan selam olsun sana. Ve eğer o, yalanlayan sapkınlardan ise, artık (onun için de) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır ve çılgınca yanan ateşe atılma.”

Bu ayetlerde müminler ve mukarrebin için iki nimet, sapkınlar ve kafirler için de iki azap hazırlanmıştır. Bu azap ve nimetlerden biri berzah aleminde, ötekisi de kıyamet gününde olacak. Bu anlama delalet eden hadisler mevcuttur.

İmam Cafer Sadık ayette geçen, “Ama (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, bu durumda rahatlık, güzel rızık ve nimetlerle donatılmış cennet (onundur)” kısmı kişinin kabrinde olacak ve Cennatun naim ahirette vuku bulacak, “Ve eğer o, yalanlayan sapkınlardan ise, artık (onun için de) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır” ayetinin içeriği de mezarda olacak, “çılgınca yanan ateşe atılma” ayetinin içeriği ise ahirette gerçekleşecek diyor.

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

            

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.