1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Berkinler neyin kurbanı?
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Berkinler neyin kurbanı?

A+A-

Türkiye evladını kaybetti.

Türkiye evladını uğurladı.

Ve dün Türkiye yastaydı.

Sağduyu çağrıları karşılık buldu.

Berkin Elvan kalabalık ama vakur bir topluluk tarafından ebedi istirahatgahına defnedildi.

Yaşayan bilir evlat acısını.

Yüreğine bir top ateş düşen analar bilir evlat acısının ne olduğunu.

Berkin Elvan'a Allah'tan rahmet, acılı ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

İstanbul'da Berkin Elvan'ın cenazesinin kaldırıldığı sıralarda Ankara'da Kızılay meydanındaydım.

Polis biraz önce biber gazı ile müdahale etmiş, örgütler kolej tarafına doğru çekiliyordu.

Bizim mesleğin çilekeşleri kameramanlar ve foto muhabirleri bir yandan gazdan etkilenmişler ama diğer taraftan da görevlerini yapmaya çalışıyorlardı.

Kızılay meydanındaki vatandaşlara baktım.

Berkin Elvan'ın ölümü konusunda duyarlılardı ama örgütlerin şiddetine de mesafeliydiler.

Bu ülke çocuklarına çok hoyrat davrandı.

12 Eylül öncesi soğuk savaşın sağ-sol çatışması uğruna resmi rakamlarla 5600 gencimizi kurşunlara kurban ettik.

Ne için öldü bu ülkenin çocukları?

Amerika'nın menfaatleri ya da Rusya'nın planları için.

Darağaçlarına çektik kendi evlatlarımızı.

New York'takilerle, Moskova'dakilerin kavgası uğruna.

Dün 12 Mart'tı.

Berkin Elvan'ın toprağa verildiği gün.

15'indeki bir çocuk için kara toprak ne kadar da ağır geliyor insana.

Yine bir 12 Mart günü, genç fidanlarımızın sırtına basarak muhtıra verildi bu ülkede.

Deniz Gezmişlerin, mahir çayanların öncülük ettiği gençleri, 'Ordu-Gençlik el ele milli demokratik devrime' sloganlarıyla sürdüler sokaklara.

Gençler, devrim yapacakları inancıyla eylem yaptılar. Cuntacılar ise gençlerin sırtından darbe yapmak için, onları ateş hattına sürdüler.

Ne oldu? Darbe yaptılar.

Kiminin Cumhurbaşkanı olma kiminin hükümet kurma hedefi vardı.

Onlar amaçlarına ulaştılar.

Peki omuzlarına basıp darbeyi gerçekleştirdikleri gençler ne oldu?

Onların payına darağaçları düştü.

27 Mayıs öncesiydi.

Gençler kıyma makinalarından geçiriliyor yalanını uydurdular.

Et Balık'ta kıyma makinalarından geçirilen gençler, Konya asfaltının altına serilmişti.

Menderes'i devirdiler. Ne gençler kaldı ne de kıyma makinaları.

Onlar demokrasiyi kıyım kıyım kıydılar, ülkenin seçilmiş başbakanını darağacında sallandırdılar.

12 Mart'a giden günlerdi.

Hasan Cemal anlatıyor, 'Kimse kızmasın kendimi yazdım' isimli kitabında.

'Hatırlıyor musun o günü? 1970 sonu, 1971 başı olmalı. Ankara'nın göbeğinde, Sıhhiye'deki Orduevi'nin önünde patlayacaktı bombalar... Bombaların hedefi, toplum polisiydi. Patlamalarla birlikte sloganlar tam orduevinin önünde atılacaktı.

'Ordu gençlik el ele, milli cephede!'

Bir tek amacımız vardı: Askeri kışkırtmak.

Askeri kışkırtmak için ne yöntemler kullanılmıştı? 12 Mart'a giden günlerde AP Genel Merkezi'nin önünde patlatılan dinamitler 27 Mayısçı İrfan Solmazer'in aracının bagajında getirilmişti.

12 Mart öncesi cuntalarda yer alan Erol Birbilik anlatıyordu:

'Bir ara İrfan Solmazer bana, 'Erol sen denizcileri ihmal etmişsin' dedi. Kimi ihmal ettiğimi sorunca, 'Sarp Kuray'ı, Deniz Gezmiş'i ihmal etmişsin. Hiç temas kurmamışsın. Ama ben İstanbul'da, Ankara'da, onlara mısır patlatır gibi bomba patlattırıyorum.'

İrfan Solmazer, 12 Mart müdahalesinden 1 gün önce yurtdışına kaçtı. Mısır gibi bomba patlattırdığı Deniz Gezmişler idam edilirken, o yurtdışından büyük bir tır filosunun sahibi olarak döndü.

Bir de Kuseyri olayı vardı. Kitleleri harekete geçirmek için.

'Mustafa Kuseyri bir tabancadan çıkan kurşunla öldükten sonra, kahrolsun faşistler sloganları altında büyük bir kitle gösterisi eşliğinde Ankara sokaklarında dolaştırılmıştı. Oysa işin gerçeği farklıydı.

'Kuseyri, tabancayla Rus ruleti oynarken yakın arkadaşı Nejat Arun tarafından kaza sonucu vurulmuştu. Nejat'ın kaçarken bıraktığı kanlı el izlerini silenler arasında, o zamanlar Doğu Perinçek'in, 'Beyaz aydınlık' ya da 'Proleter devrimci aydınlık' saflarında yer alan Cengiz Çandar da vardı.'

Bizde sokaklar hiç tekin olmadı.

Sokakları harekete geçirenler hep gençlerimizin körpe bedenleri üzerine kurdular hesaplarını.

27 Mayıs öncesinde polis kurşunuyla öldürülen Turan Emeksiz'den Berkin Elvan'a, kurban ettik evlatlarımızı kör bir kavga uğruna...

Oysa Berkin'in bir tırnağına değer miydi dünya...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.