1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. Ben Demokrasiyi Böyle Bilirim
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

Ben Demokrasiyi Böyle Bilirim

A+A-

     Her ne kadar sayın Recep Tayyip Erdoğan muhtelif konuşmalarında ‘’ileri demokrasi’’ kavramını kullanıyor olsa da, aslında siyaset tarihinde ve bu gün tasarlandığı ve uygulandığı şekliyle de ileri demokrasi denilebilecek ne bir kaynağa, ne de bir gerçekliğe rastlanamamaktadır. Bu olsa olsa iyimser bir sanıdır. Bu sanı demokrasi kavramı ile ilgili olunca da, bunun gelecekte de siyasi literatürde ve siyasal uygulamalarda herhangi bir karşılığı olmayacaktır. Zira demokrasi doğası gereği ilerici bir siyaset uygulamasına tekabül etmez. İlerici bir yönetim tecrübesini ortaya çıkarmaz. Tam tersine gerici, vahşi ve ilkel bir siyaset sistemidir.

     Demokrasi diktatörlükten çok adalet karşıtı bir uygulamanın adıdır. Tarihsel olarak ta İblisin Allah a olan isyanına kadar gider. Şeytancı ve batıl bir siyasi teoridir. Allah a, onun elçilerine, onun adil siyaseti belirleyen buyruklarına başkaldıran paganların, çoktanrıcıların ve Kuran terminolojisinde çokça zikredilen müşriklerin tarih boyunca kurguladıkları bir yönetim biçimine verilmiş bir isimdir. Bu gerici ve ilkel uygulama, hem yazı öncesi hem yazı sonrası dünya tarihinde de bu negatif ve hayırsız karakteri ile bolca örneklendirilmiştir. Sümerler, Asurlar, Medler, Firavunlar, Hititler, Babilliler, Persler, İyonyalılar, Lidyalılar, Frigyalılar, Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar, Araplar, Farslar, Türkler; ortaçağda, yeni çağda ve son gelinen modern çağlar ve zamanlarda da demokrasi denince hemen her zaman adalet karşıtı, zulmü örten bolca hile, hıyanet, hainlik ve kalleşliği netice veren zorba yönetim biçimi ile karşılaşmaktayız. 

     Yıllar önce saygı duyduğum bir öğretmenim demokrasi şeytan düzeni demektir diyordu. Biz de bu tanımı tuhaf karşılayıp ona gülüyorduk. O da kavramsal olarak iddiasını ispat etmeye çalışarak şunu diyordu ‘’Demo’’ Yunanca da şeytan demektir. ‘’krasi ‘’ düzen demektir. Demokrasi = şeytan düzeni. Bunu söyleyen iki batılı dilin, İngilizce ve Almancanın zaman zaman Fransızcanın da aynı zamanda okulda öğretmenliğini yapmakta idi. Yani batı filolojisine aşina biri idi. 

     Ben Müslüman ve mazlum memleketlerde, özellikle Ortadoğu’da yaşanan demokratik askeri darbeleri görünce, önceleri Cezayir de bu gün Mısır da karşımıza çıkan ikiyüzlülük ve çifte standartları görünce, hep o öğretmenimi hatırlarım. Daha önce İslam Şeriatına göre, İslamın adalet prensibine göre siyasal tedbirler üretmek hizmetinden vaz geçip, popülist ruhsal psikolojiye yenilip demokratik siyasal tercihlere angaje olan bazı dava arkadaşlarım bana şunu diyorlardı. Siyasetin tanrısı olmaz. Ben de onlara tam tersine siyaset tanrının en yüksek seviyede tanrının işidir ve siyaset birebir uluhiyet ve rububiyetle ilişkilidir diyordum ve buna dair Kurandan ve peygamberlerden bolca kanıt getirip bunun imanla ilişkili bir gerçeklik olduğunu söylüyordum. Halen de öyle inanıyor ve düşünüyorum. 

     Demokrasinin tarih içerisinde Tanrının yani hak ve tek Tanrı olan yüce Allah ın buyruklarına göre tasarlanmış, dizayn edilmiş ve uygulamaya konulmuş bir siyaset tarzı olduğuna inanmamak gerektiğine inanmak lazım. Olsa olsa sahte Tanrılar konseyinin mutabık oldukları kararların bileşiminden yola çıkılarak taslaklara geçen anayasalar ve cebren ve hile ile uygulamaya geçirilen siyasi tuhaflıklardır. Diktatörlüğü demokratik düzenden ayrı düşünmek güçtür. Tam tersine demokrasiyi meydana getiren sahte tanrılardan birinin cephesinin hile ve zorbalıkla rakip tarafların önüne geçmesi ve onları zorbaca yönetimine ram kılmasıdır. 

     Müslümanların demokratik, iktidar kapmaca oyun, hile ve zorbalıklarında işi olamaz. Hak tanrının iktidarına da demokrasinin sahte tanrılarını ortak yapamaz. Zira Allah ın ortağı yoktur. Müslümanlar demokrasi konsensüsünü oluşturan sahte tanrıların cephelerinden bir cephe olamaz. Demokratik konsepti de, demokratik moderniteyi de tanımamaktadır ve tanımamaları emrolunmuştur. Demokratik konsüllere, konsensüslere ve konseylere heveslenen ve iştirak eden dindaşlarını da uyarmayı bir görev bilmektedir. Demokratlara elini veren Müslüman ya da herhangi mağdur ve mazlum bir taraf kolunu kaptırmıştır. Onların ipi ile kuyuya inenler bir daha karanlık kuyulardan çıkamamışlardır. İki yakaları bir araya gelmemiş, iflah olmamış ve hüsrana uğramışlardır. Çünkü Mısır da olup bitenler, Mursi nin başına gelenler ibretlik bir manzara olarak karşımızda bulunmaktadır. Bunun yarın öbürgün Türkiyeli muhafazakar demokratların başına gelmeyeceği ne malum. Onun için Sayın Başbakanın ileri demokrasiden bahsetmesi, imtiyazlıların demokrasisini reddedip halkın demokrasisinden dem vurması hiçbir hakikati ifade etmiyor. 

     Demokrasi demokrasidir. Demokrasiyi demokrasi ile vuramazsınız. Demokrasiyi demokrasi ile vurmaya kalkarsanız, demokrasiye en vefasız bir şekilde vurulursunuz. Ve bu demokratik modernite dünyasında size el atacak ve yardım edecek kimse de olmaz. İt itin etini yemez. Kimse demokratik darbelerin önüne geçmez. Çünkü demokratik modernite dünyası yekpare paratektanrısının sadık ve bağlı kuludur. Hülasa demokrasi hiçbir değere inanmayan bağlayıcı ahlaki kriterleri olmayan batıl bir dindir. Demokratik yöntemlerle İslam şeriatını ve adaletini ikame edeceğine inanan bir Müslüman varsa bunu boşuna hayal ediyordur. Bu siyaset arenasında taktik manevralar ve takiye ahlakı ne getirir ne götürür o da meçhul. Herkes bilmeli ki keçinin çişi ile abdest alınmaz. Siyah yün yıkanmakla beyaz olmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.