1. YAZARLAR

  2. M.Şerif Karagöl

  3. Beko Avan (Çağdaş Fitnebaz)
M.Şerif Karagöl

M.Şerif Karagöl

Nehirhaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Beko Avan (Çağdaş Fitnebaz)

A+A-

Başlığa ilk bakıldığında ev malzemeleri satan markanın adı sanılabilir. Ancak yazının içeriğinin bununla hiç bir ilgisi ve alakası yoktur. Peki, “BEKO AVAN” kimdir, nedir, ne iş yapar? Dedikten sonra yazımıza başlayalım. Olayın nerede geçtiğinin anlaşılması için sizlere yer, mekân ve zaman konusunda malumat vereyim.

       Olay 17.Yüzyılda Botan hükümdarlığının sahip olduğu yer olarak tarihe geçen ancak; bugünkü adıyla Cizre’de meydana gelmiştir. İki sevgilinin aşkları yıllarca anlatılmış,  dillerden dillere geçmiş, efsaneleşmiş ve âşıkları destanlaşmıştır.  Ancak; birbirlerini ölesiye seven âşıkların arasına Beko Avan gibi fitnebazların girmesi sonucu âşıklar birbirlerine kavuşamadan Hakk’ın rahmetine kavuşmuşlardır. Daha sonra bu olay 17.yüzyılda Ahmede Xani tarafından kaleme alınmış Mem ü Zin adıyla kitaplaştırılmıştır. Mem ü Zin birbirlerini ölesiye seven, Leyla ile Mecnun’un ya da Tahir ile Zühre’nin Kürtçe versiyonu olarak düşünebiliriz. Bu hikâyede Mem ile Zühre’nin akıbeti aynı şekilde yani, ölümle bitiyor. İkisi de aşkları için canlarını veriyor. İşte Bekko bu olayın kahramanlarından biridir. Kahraman dediysek öyle Rambo gibi biri değil. Tam tersine fitnecinin önde gideni tabir caizse…

     Beko Avan bir şahsiyet olmasına rağmen, karakteristik özelliği tarihin her döneminde karşımıza çıkan bir tiplemedir. Mem ü Zin’in şahsında doğruluğu, suçsuzluğu, zayıflığı ve çaresizliği temsil ederken, Beko Avan ise; kötülüğü, dalkavukluğu, fitneciliği ve ikiyüzlülüğü ortaya koyar. Özellikle mücadelenin olduğu tarihin her döneminde bu tiplerin varlığına şahit oluruz. Bu tipler parti, cemaat, grup, aile gibi kurumsallaşmış her yerde karşımıza çıkabilir. Zaman zaman bu tipler bukalemun gibi kılık, kıyafet değiştirip içimizde cirit atarlar. Bazen timsah gözyaşları dökerken, bazen de iyilik meleği rolüne soyunurlar. Bu gibilere İslam tarihinde münafık dahi denmiştir. Münafığın özelliklerini burada sıralamaya gerek yok sanırım. Bu tipler mazluma karşı zalimden yana olurlar. Tam bir tabak yalayıcısıdırlar. Çıkar ilişkisi en önemli çıkarımlarıdır. Daha da ileri gideyim. Habil’e karşı olan Kabil tam bir Beko Avan’ın özelliklerine sahip olduğu için, kardeşini şehit etmiştir. Kerbela’da Hz. Hüseyin’i yalnız bırakanlar Beko Avan’ın karakteristik özelliklerine sahip olan insanlardı. İnsanlık var olduğu müddetçe bu tipler de var olacaktır. Öyle ki Allah (cc) Hucurat suresinde bu tip insanlara dikkat çekerek şöyle buyuruyor; 6.)Ey iman Edenler! Eğer bir fasık size haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. Denmesine rağmen son dönemlerde bu emir unutulmuş gibi hareket ediliyor. Kur’an’ın mesajından anladığımız kadarı ile Beko Avan tipleri insanlığın atası Hz. Âdem’in çocuklarından olan Kabil ile başlamış, kıyamet olana kadar da var olmaya devam edecektir. Özellikle peygamberlerin tebliğ dönemlerinde bunları daha fazla görürüz. Bu tipler rant kavgasının olduğu her yerde karşımıza çıkabilir. Özellikle seçim dönemlerinde karşımıza çıkacakları en fazla dönemlerdir.

        Sözün özü şudur; her insanın bir karakteristik özelliği olması normaldir. Kimileri sadakati, infakı, cesareti, dostluğu veya samimiyetinin karakteristik özelliklerine sahip olabilirken, kimileri de cimri, riyakâr, habis,  kalleş gibi karakteristik özelliklere sahip olabilir. Bu özellikleri alırken Rabbim kıyamet gününde yüzümüzü kızartacak özelliklere sahip kılmasın.  Ancak en kötüsü Beko Avan’ın özelliklerine sahip olmaktan bizi korusun ve bu isimle anılanlardan kılmasın.Amin…

      Dualarınızda unutulmamak dileği ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.