Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

A+A-

Üsame  b. Laden'in öldürüldüğü  iddiası üzerine yaşananlar ve yazılanlardan dolayı iki konu  hakkında değerlendirme yapma ihtiyacı hasıl oldu.

Birincisi, Üsame b. Laden ve el-Kaide hareketi.

İkincisi, Obama'nın "adalet yerini buldu" sözü ve Amerika  halkının intikam alınmış olunmasından dolayı yaptıkları sevinç gösterileri.

Önce ikinci konudan başlayacağım. El-Kaide hareketinin Amerika emperyalizmine karşı gerçekleştirdiği eylemlerin tümü Amerika topraklarının dışında ama İslam dünyasının içindeydi. Bu eylemlerin tek istisnası İkiz Kuleler eylemidir ki, bu eylemin de kimin tarafından yapıldığı bugüne dek netlik kazanmamıştır. Amerika askerlerinin İslam dünyasında ne işi var sorusuna inandırıcı ve haklı cevap bulunmadan ve Amerika'nın doğrudan ve dolaylı olarak İslam dünyasında işlediği cinayetler ve ifsad sorgulanmadan el-Kaide ve Üsame b. Laden'i suçlamak ve  onun öldürülmesini intikam festivalleriyle kutlamak, zalimane bir yaklaşımdır.

Amerika'nın tam desteğiyle yarım asırdan fazla bir zamandır Filistin'de işlenen cinayetlerin intikamı ne olacak? Adalet nasıl ve kimler eliyle yerini bulacak? Sabra ve Şatilla kamplarındaki görüntüleri hatırlayan var mı? O masum sivillerin ve çocukların intikamı alındı mı? 33 günlük Lübnan savaşında Siyonist rejim uçaklarının bombaladığı sığınma evindeki minicik yavruların yanmış cesetlerinin intikamı alındı mı? Onlar için adalet yerini buldu mu? Gazze'de her türlü yasak silahlarla katledilen sivillerin intikamı ne olacak? Onlar için adalet yok mu? Filistin intifadasında küçücük çocuğunu korumak isteyen babanın gözü önünde öldürülen o masum yavrunun intikamı alındı mı? Bütün bu cinayetleri işleyen Siyonist rejim hakkında kınama kararlarını dahi veto eden Amerika, kendi yaptığı cinayetleri görmezlikten gelerek ve bu cinayetlere tepki olarak gelişen bir hareketin liderini öldürünce intikam sevinci ve adalet vurgusu yapmak suretiyle bütün bir İslam dünyasıyla istihza etmiş olmuyor mu?

Faili net olarak bilinmeyen bir patlama üzerine Afganistan ve Irak'ı işgal ederek milyonlarca insanı öldürme hakkını kendisinde gören müstekbir bir güç, hangi adaletten söz ediyor? Irak'ta zevkine öldürülen masum insanların intikamı Amerika'dan alındı mı? Tecavüze uğrayan Iraklı kadınların hakkı Amerikalılardan soruldu mu?

Afganistan'da zevk için çocukları öldürüp kan revan içindeki çocukların cesetleriyle fotoğraf çeken Amerikalı askerlerin işlediği o cinayetlerin intikamı Amerika'dan alındı mı? Afganistan'da Amerika uçaklarıyla bombalanan düğün merasimlerinde gelinlik ve damatlıklarıyla kana bulanan gençlerin intikamı alındı mı?

Bu yazıyı okuyan herkes, zikrettiğim bu cinayetleri biliyor. Fazlasıyla da biliyor. Saymakla bitmeyecek, yazmakla tükenmeyecek, romanlaştırsan yeni bir çığır açacak kadar sayısız cinayetin ve vahşetin faili olan Amerika, hangi intikamdan söz ediyor? Sen bu kadar vahşiyane eylemler yapacaksın ama sana karşı bir tepki gelişince dünyayı ateşe vereceksin ve sana küçük çaplı zarar verenleri öldürünce de intikam çığlıkları atıp adaletten söz edeceksin! Senin bir intikam alacağın varsa bizim bir milyon intikam alacağımız var. Sizin bir kez intikam festivalı düzenleme hakkınız varsa ki o da yoktur, bizim binlerce intikam festivaline ihtiyacımız var. Obama ve Amerika halkı daha adalet ve intikamın ne olduğunu bilmiyor. İnşallah bir gün öğrenecekler.

El-Kaide ve Üsame b. Laden konusuna gelince…

El-Kaide'nin Amerika emperyalizmine karşı yürüttüğü silahlı mücadele İslam savaş hukukunu aşmadıkça kınanamayacağı gibi çok temel haklı nedenlere dayanılarak savunulabilir. Ancak intikam duygusuyla İslam savaş hukuk aşılır ve siviller hedef alınırsa, bu durum savunulamaz ve İslami değerlere zarar verir. Müslümanlar düşmanın her yaptığını yapamaz, her türlü saldırı yoluna başvuramaz. Amerika emperyalizmine karşı savaştığı için körü körüne adı geçen yapıyı tüm yönleriyle savunma yanlışına düşülmemeli.

El-Kaide hareketinin İslam algısı da ciddi sıkıntılar barındırıyor içinde. Taliban hareketiyle olan yakın ilişkisi, iki hareketin zihniyeti arasındaki yakınlığın da göstergesidir. Taliban'ın ne kadar klasik, sığ, şekilsel, mutassıp, şiddet yanlısı ve mezhepçi bir İslam algısı taşıdığını biliyoruz. Amerika'ya karşı silahlı mücadele verdiği için el-Kaide ve Üsame b. Laden'i kahraman görüp onu her yanıyla onaylamak, büyük bir yanlış olur.

Genel olarak silahlı mücadele veren grup ve teşekküllere karşı yanlış bir yaklaşım vardır. Verdikleri zorlu silahlı mücadeleden ötürü onların tüm yanlışları, sapmaları hoş görülür veya görmezlikten gelinir ve hatta eleştirilmeleri ihanet sayılır. Kahraman olarak telakki edilirler ve efsaneleştirilirler. Oysaki, en çok da silahlı mücadele veren hareketlerin eleştirilmesi ve kontrol altına alınması gerekir. Zira silah ve silahın gücü zaten inhiraf ettircidir. Bir de layüsel konumuna getirilip kutsanırsa, sapmanın açısı katmerleşir. Üsame b. Laden'in Amerika tarafından öldürülmesi ki, henüz bu durum bile netlik kazanmadı, bu olaya binaen duygusal yaklaşım göstererek adı geçen hareketin İslam algısındaki çok ciddi yanlışlarını unutup toptan bir yandaşlık gösterisinde bulunmayı doğru bulmuyorum.

El-Kaide hareketi ibhamlarla, belirsizliklerle dolu bir harekettir. Taliban ile ilişkisi, Taliban'ın Afganistan'da yaptıklarıyla ilişkisi, adına gerçekleştirilen eylemlerin kendisine ait olup olmadığı, Amerika ile geçmişte ne tür bir ilişkisinin olduğu ve benzeri konularda karanlık noktalar vardır. Bu sebeptendir ki dünyanın her yanında Üsame b. Laden'i kahraman görenler de var, Amerika'nın adamı olarak görenler de. İran'ın saygın gazetelerinden olan Keyhan, "Amerika kendi kiralık adamını öldürdü" şeklinde başlık atıp b. Laden'in Amerika'nın Afganistan'ı ve Irak'ı işgaline zemin hazırlayarak Amerika'ya en büyük hizmeti yaptığını savunurken İsmail Heniyye, b. Laden'i kahraman olarak niteledi. Benzer zıt yaklaşımlar Türkiye'de ve bir çok İslam ülkesinde de vardır. Oysaki İslami bir hareket bu türden karanlık ve ithama açık kapalı ve belirsiz yönlere sahip olmamalı, tavrını, düşüncesini, stratejilerini, eylemlerini  kuşkuya yer bırakmayacak kadar net bir şekilde ortaya koymalıdır.

El-Kaide ve Üsame b. Laden, o kadar belirsiz ve müphem bir yapıya sahip ki, b. Laden'in ölümü bile aynı belirsizlik içinde cereyan etmektedir. Belirsizlik ve kapalılık, haklı olarak güvensizliği doğurur. İtham etmek isteyenlere de fırsat verir. Belirsizliklerle dolu bir hareketi savunmak isteyenlerin de elini bağlar. Savunanlar da belirsizlikler aydınlandıkça zor duruma düşebilir. Hakeza itham edenler de.

El-Kaide hareketi ve Üsame b. Laden'in Amerika emperyalizmine karşı verdiği mücadeleyi haklı buluyoruz ama bu hareketi taşıdığı belirsizlikler ve sahip olduğu İslam algısından ötürü gözü kapalı savunamayız.

Eğer Üsame b. Laden, mazlum Müslümanların hakkını savunmak için mücadele ettiğinden ötürü emperyalist Amerika güçleri tarafından öldürülmüş ise, kendisine Allah'tan rahmet diliyor, hakkettiği ecre ulaşmasını niyaz ediyoruz.

Amerika'nın küresel zulmü devam ettikçe, doğru veya yanlış zeminlerde daha çok Üsame b. Ladenler doğacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.