1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Başkan Erdoğan'a Doğru Tam 'Gaz'...
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkan Erdoğan'a Doğru Tam 'Gaz'...

A+A-

Başbakan'ın dünkü grup konuşmasındaki şu cümleleri dikkat çekiciydi:

'Diğer partiler kongrelerinde kendi iç işlerini konuşuyor, biz kongremizde Türkiye'yi konuşuyoruz. Aramızdaki fark budur...'

Başbakanın maksadı muhtemelen farklıdır, ancak bu cümlelerin siyasi açıdan bugünün Türkiye'sini tam resmettiğine de şüphe yoktur.

AK Parti, kongrelerinde sadece parti yöneticilerini seçmiyor, aynı zamanda ülkenin önümüzdeki dönem yönetici seçkinlerini belirliyor. Sadece parti programını, partinin önümüzdeki dönem siyasi hedeflerini tartışmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin atacağı adımları şekillendiriyor.

Bu, fiili bir durum...

Nitekim önümüzdeki dönem kimin iktidara geleceğini, siyasi iktidarın nasıl şekilleneceğini siyasi partiler arasındaki rekabete, dengelere bakarak tartışmıyoruz.

Bunları AK Parti'nin içinde yaşanacak değişiklikler üzerinden ele alıyoruz.

Siyasal sistem iktidar dönüşümünün tek parti içinde kadro ve aktör değişimleriyle yaşandığı, fiili bir tek parti düzenine doğru ilerliyor.

Bu, 'fiili tek partili bir demokrasi' halidir.

Temmuz ortalarında 'büyük paradoksa doğru' başlıklı bir yazı kaleme almıştım:

'Biliyoruz ki, Tayyip Erdoğan'ın 2014'te Çankaya'ya çıkması muhakkak. Biliyoruz ki bu durum AK Parti'de iç iktidar dönüşümü ifade edecektir. Yine biliyoruz ki, aynı durum (hem Tayyip Erdoğan'ın siyasi gücü hem doğrudan seçilecek olmasından ötürü) Çankaya'nın siyasi sistem üzerindeki ağırlığını arttıracaktır...'

İkinci muhtemel fiili durum da işte burada yatmaktadır.

Zira Türkiye, 'fiili tek parti yönetimi'nin ürettiği 'fiili bir başkanlık sistemi düzeni'ne doğru ilerlemektedir.

Fiili diyoruz, zira bu konuda sistemi değiştirecek bir anayasa değişikliği yapılamasa bile, 2014 sonrası bilin ki, hükümet sistemi Çankaya merkezli çalışacaktır.

AK Parti'nin son kongresi ve kimi son gelişmeler açık işaretlerdir.

Başbakanın başkanlık sistemi vurguları, 'yaratıcı geçiş' imaları göstermektedir ki, Türkiye yine Tayyip Erdoğan tarafından (ki bu son derece tabidir), bu kez Çankaya'dan yönetilecektir.

Erdoğan muhtemelen yapılacak düzenlemeyle partili cumhurbaşkanı kalmayı başaracaktır.

Yeni parti yönetimi bu zemine uygun 'liyakat ve sadakat' ağlarıyla donatılmıştır.

Cumhurbaşkanı Gül'ün gelecek dönem için Erdoğan'ın planlarında yer almadığı, en azından parlamanter sistem içinde hükümet ve liderlik yetkilerinin olduğu gibi Gül'e devredilmeyeceği ana hatlarıyla ortaya çıkmıştır.

Ve CHP bu tabloyu sadece seyretmektedir.

Değil mi ki, ufuktaki tek siyasi rekabet ihtimali Gül ile Erdoğan arasındadır. Onun da AK Parti'nin doğası gereği meydanda ve açık yapılmayacağı ortadadır...

Evet, fiili tek partili düzen ve onun üreteceği fiili bir başkanlık düzeni neredeyse kaçınılmazdır.

Ancak ciddi olarak sorunludur...

İki nedenle...

1.Fiili tek partili demokrasi, dolaylı olarak siyasi iktidarın değişmezliğini ifade eder. Ve bu oranda demokrasinin özünü zedeler, iktidarın getirdiği aşırı, tehlikeli ve sınanamayan özgüveni tahrik eder.

2.Fiili tek parti bir demokratik düzen, siyaset kavramının özünü zedeler, bu kavramın sistem için anlamını değiştirir. Siyasetin tanımında taleplerin ve farklılıkların konuşması yerine, tek yönlü bir hizmet anlayışı devreye girer.

Türkiye zorlu bir döneme giriyor.

Reformcu ve dönüştürücü bir parti ve programı bir yanda, bu partinin tekleşmeye başlaması ve bunun yaratacağı derin demokratik sorunlar öte yanda...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.