1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Selvi

  3. Başbakan nasıl seçilecek
Abdülkadir Selvi

Abdülkadir Selvi

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Başbakan nasıl seçilecek

A+A-

Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığında kritik süreçlerden biri, Pazar günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan'ın yaptığı görüşmeydi.

45 dakika sürdü görüşme.

Başbakan'ın Huber Köşkü'nden memnun ayrıldığı söylendi.

Cumhurbaşkanı Gül'ün de mutlu olduğu gözlendi.

Erdoğan ile Gül'ün, Cumhurbaşkanlığı seçimi neticelenene kadar Başbakanlık konusunu açmama konusunda görüş birliğine vardığı, Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bu konuyu görüşecekleri yönünde bir mutabakat ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan'la Gül mücadele ederler mi diye beklenti içinde olanlar vardı.

Hevesleri kursaklarında kaldı.

Başbakan'ın Cumhurbaşkanı adaylığının ilan edildiği toplantı en dikkatli şekilde izlenen yerlerden birisi de Huber Köşkü'ydü.

Hayranlıkla izlendi.

Birkaç kare fotoğrafta ya da birkaç cümlede anılmak istendi mi? İnsani bir duygu. Sanıyorum bekliyordu.

Erdoğan gibi Gül de kendi elleriyle diktikleri 'fidan'ın bir çınara dönüşmesini izledi.

Duygulandı. Gururlandı.

Gelelim güncel siyasetin en önemli sorusuna.

Başbakanlık konusunda Erdoğan-Gül mücadelesi yaşanır mı?

Bunu bekleyenler de hayal kırıklığına uğrayacak.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan buna izin vermeyecekler.

Abdullah Bey gelecek olsa, Cumhurbaşkanlığı gibi bir makamdan indikten sonra bu göreve ancak Erdoğan'ın güçlü daveti üzerine ve ittifak olduğu taktirde gelecek.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan tek bir isim olacak ve mücadele ile değil, uzlaşmayla seçilecek.

Bu Gül olur, Davutoğlu olur, Binali Yıldırım olur.

Kesin olan bir şey var ki, kongreye tek isimle gidilecek.

Başbakan, kafasında her şeyi netleştirmiş, etap etap uyguluyor. Kimin Başbakan olacağı konusunda kararını vermiş gözüküyor.

Erdoğan, bir yandan da Başbakanlık ve AK Parti Genel Başkanlığı konusunda partisini şekillendirmeye başladı. Bunun en son ve en çarpıcı örneklerinden biri Cumhurbaşkanı adaylığının ilan edildiği toplantıydı. Şahısları değil partinin kurumsal kişiliğini ön plana çıkaran bir organizasyon yapıldı.

Toplantıdaki sinevizyon gösterisinde ve Başbakan'ın konuşmasında yeni dönemin ipuçları vardı.

Üç dönem kuralına bir kez daha kesin bir şekilde tavır koydu. Genel Başkan ve Başbakan ayrı şeklindeki geçiş dönemi formüllerine kapıyı kapattı. Gençliğe özel bir vurgu yaptı.

Sadece Erdoğan'ın stratejisi yok. Başbakanlık konusunda hesabı olanların da kendine göre bir yol haritaları var.

Buna göre; Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Başbakan konusu gündeme getirilmeyecek. Ancak seçimden hemen sonra, Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı seçildiği hatırlatarak partiyle ilgili kararları artık partiye bırakması istenecek. Partiyi kuran kadroların, partinin geleceği konusunda söz söyleme hakkı olduğu vurgulanacak.

Bu ne demektir?

Pınarhisar Cezaevi'nin dört duvarı arasında AK Parti'yi kurup iktidara taşıyan ve bu hareketin lideri olan Erdoğan'a, sen çekil demektir.

Böyle bir tavırla karşılaşırsa Erdoğan çekilir mi? Bırakın küsmeyi, köşesine çekilmeyi. Bedeli ne olacaksa mücadele eder.

Şu unutulmamalı, Erdoğan'ın en büyük projesi Cumhurbaşkanlığı değil, AK Parti.

O nedenle kurultaya tek isimle gidilmesi, Erdoğan'ın kırmızı çizgisi.

Buna bir nokta.

Gelelim Cumhurbaşkanlığı seçimine.

Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını deneyimli bir kadro yürütecek. Ama asıl önemli olan ilk kez bir Cumhurbaşkanı adayı, vizyon belgesi ortaya koyacak.

Çankaya'nın yeni paradigmaları yer alacak bu vizyon belgesinde. O denli önemli ve o denli iddialı.

Muhalefet liderleri Erdoğan'la mücadele edeceğine, onu incelese, çok şey öğreneceklerinden eminim.

Türkiye denilince dünyada en çok tanınan isim olmasına rağmen, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adaylığı muhteşem bir törenle açıklandı.

Kimsenin tanımadığı, adını bile telaffuz etmekte zorlandığı Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ise muhalefet milletvekilleri TV spikerlerinden öğrendi.

Dün 5 partinin Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek deklarasyonu vardı.

6 partinin destek vereceğini açıkladılar.

Akşamdan sabaha 5'e düştüler.

28 Şubat'ın 5'li çetesini hatırlattılar.

Süleyman Demirel'in ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için Meclis'te grubu bulunan 4 partinin lideri aynen böyle bir metne imza atmışlardı.

Bunlar gibi de değil, hepsinin arkasında yüzde 15-20 oy vardı.

Ne oldu? Demirel sandığa çakıldı.

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun akıbeti de Demirel'den farksız olmayacak.

Hem ayrıca bu muhalefet çok komik.

Adaya destek veriyorlar, ortada aday yok.

Hani düğünde gelinle damadın olmaması gibi bir şey.

Seçimlerde oy vermeyi, deklarasyonda adayı unutuyorlar.

Bunlar eskaza iktidar olsa memleketi unutur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.