1. YAZARLAR

  2. Veysel YENİGÜL

  3. 'Barış Süreci' ve Sonrası 
Veysel YENİGÜL

Veysel YENİGÜL

Fikirzemini
Yazarın Tüm Yazıları >

'Barış Süreci' ve Sonrası 

A+A-

Türkiye'de siyaset dünyası, 2013 yılına yeni bir barış söylemiyle girdi ve bu minvalde gündemi belirlemeye devam ediyor. Herkes gibi biz de bu süreçle birlikte temenni ederiz ki yüzlerce yıldan beri barışa hasret bu topraklarda huzur ve kardeşlik iklimi doğar, nihai anlamda gerçek bir barışın kapısı açılmış olur.

Bilindiği üzere, yeni süreç 1984’ten beri Ortadoğu ve Türkiye’de eylemleriyle adından en çok söz ettiren silahlı kürt örgütü PKK’nin silahlarını bırakması hedefiyle başlatıldı. Burada özellikle Kürtlerin de aklını karıştıran soru şu:Ortadoğu gibi bir coğrafyada silah bırakarak siyasette söz sahibi olmak mümkün mü? 

Ortadoğu tarihini az çok bilenler için bu sorunun cevabı doğal olarak ‘hayır’ olacaktır. Fakat, söz konusu PKK gibi çok denklemli siyasi güç odaklarının etkisinde ve komplike örgüt yapısına sahip silahlı güç olunca, Kürtlerin vereceği cevaplar değişebiliyor. Bana göre PKK’nin mevcut pozisyonundan medet uman radikal kimi taraftarları ile bazı derin güçler dışında herkes silahların bırakılmasının faydalı olacağı kanaatini taşıyor.

Çok fazla da detaya girmeye gerek duymadan şunu belirtmek isterim: Kürtlerin kahir ekseriyeti, örgütün geldiği noktada talep ettikleriyle elinde bir koz olarak tutuğu silahlı şiddet enstrümanı arasında ciddi bir çelişki olduğunu düşünmektedir. Bu durumda örgütün; ya konsept değişikliğine giderek kendini yeniden tanımlayıp konumlandırması ya da doğal olarak yeni sürece olumlu bakması gerekecek... Başka bir seçenek kalmıyor geriye!..

Kürtlerin, yeni dönemde neyi başarıp neyi başaramayacakları hususu ise bu konuda herşey tamamen legal ve demokratik alanlarda ortaya koyacakları performanslarına bağlıdır. Bugün, küresel teknolojinin etkisiyle gelişmiş sosyal iletişim ağları üzerinden haberleşerek her türlü sivil itaatsizlik eylemini organize etme veya başlatma imkanına sahiptir kitleler…

Ne de olsa günümüz dünyasının Post-modern siyaset anlayışı, çoğulcu ve parçacı karakteriyle farklı siyasi görüşlere sahip, değişik dini-sosyal yapılara kendilerini rahatlıkla ifade imkanları sunuyor. Hal bu iken, baktığınız yerden Kürt meselesi size ‘ulusal’ karakterde bir sorun olarak gözükmüyorsa silahlı şiddete ne gerek var? Dünya’nın birçok yerinde, özellikle AB üyesi ülkelerin genelinde PKK’ye yönelik ‘’terörist örgüt’’ tanımının altında zaten örgütün kendini tanımlama şekliyle beraber çoğu eylemlerinde hedef gözetmeksizin sivillere zarar vermesi gibi nedenler de vardı.

Öte yandan, yaklaşık 100 yıldır Ortadoğu’da mücadele eden geleneksel Kürt özgürlük hareketi KDP çizgisinin kazanımları, ABD’nin 2003’te Irak’a müdahalesi sürecinde federatif bir statüyle taçlandı. Kürtlerin bu kazanımını uzun vadede kendileri için hep tehdit olarak gören Türkiye, İran ve Suriye devletlerinin, Kürt bölgesine yönelik istikrarsızlık yaratma politikalarında paradoksal olarak en büyük kozu, çoğu zaman PKK’nin komplike yapısı sunuyordu. Bu olgu, bölgedeki Kürt siyasi aktörlerin PKK’nin silah bırakmasını memnuniyetle karşılamalarına yol açmaktadır. Aynı şekilde, Suriye’nin geleceği ve işin diğer boyutları da hesaba katılırsa önümüzdeki süreçte miadını doldurmuş olan silahların bırakılması herkes için yeni bir dönemin başlamasına ve hayırlı gelişmelere yol açması anlamına gelecektir.PKK’nin silah bırakmasını sadece Türkiye boyutuyla düşünmek, bütünü görmemize engeldir. Oysa konunun geniş ölçekte uluslararası boyutu ve en önemlisi ortadoğu’nun geleceğiyle ilgili boyutu önemlidir.

PKK’nin olası silah bırakma deklarasyonuyla Kürdler;

1- Kendileriyle tarihi ve kültürel bağları kuvvetli bir ülke olan Türkiye’nin elini rahatlatmış olacaklar ve başkanlık sistemiyle sorunu kendilerinin de faydasına olacak şekilde çözmelerine yardımcı olmuş olacaklardır.

2- Küresel güçlerin yönlendirdiği, mevcut bölgesel aktörlerle değişik paramiliter güçler arasındaki savaşta taraf olamayacaklarını beyan etmiş olacaklar.

3- Uluslararası kamuoyunun dikkatini açık bir mesajla, ''Ortadoğu’daki 'Kürdistan Sorunu’nun'' çözümüne odaklayarak, soruna daha fazla duyarlı olmalarına yönelik dolaylı çağrı yapmış olacaklar.

4-Kürdler, bu vesileyle Uluslararası sistemin ‘Yeni bir Ortadoğu’ için demokratik dönüşüm diye nitelendirdiği projenin gönülden destekçiliğini ve açık müzakere kurallarına kayıtsız şartsız bağlılık tavrını somutlaştırarak, aslında Ortadoğu’yu yeniden dizayn eden büyük güçlere son mesajlarını iletmiş olacaklar.

5-En önemlisi de Kürdler, tarihin önemli dönemecinde bu çok denklemli ve çetrefilli savaşta, artık terör, şiddet v.s manipülatif konseptlere haklarını araç ve halkını feda etmek istemiyor.

Ortadoğuda değişime ve demokrasiye direnen otoriter ve dikta yönetimler; şiddeti, bir yandan ömürlerine ömür katmak için bulunmaz bir nimet olarak görürler, diğer yandan bu dar boğazı şiddetin bizatihi kendisini bahane ederek, bir başka ifadeyle ‘’terör ve şiddet’’ argümanıyla gerçekliği manipule edip çürüyen bünyelerini yapısal açıdan kısmen tedavi ederek yenidünya düzeni içinde konumlanma çabası içinde oldukları gerçeği göz önüne alınırsa; Sayın Mesud Barzani’nin siyasi vizyonunu daha iyi anlama imkanına kavuşmuş olacağız.

Barzani’ye göre Kürdlerin, bugün içinde yaşadıkları ülkelerde siyasi yapının demokratikleşmesi ve çoğulculaşması için mücadele vermeleri kesinlikle yararlarınadır. Çünkü yakın bir gelecekte istikrara kavuşmuş Ortadoğu'daki demokratik sistemler, her türden çözümün formülünü potansiyel olarak içinde taşıyacaktır. Burada dünya ekonomik sisteminin beklentilerine denk düşen bir politik vizyonu müşahade ediyoruz.

Gerçekten de totaliter, merkezi ve baskıcı sistemler değişmeden Kürdlerin Ortadoğu’da arzu ettikleri statüye ve tabii haklarına kavuşması, aynı zamanda bölgenin de tarihsel dinamiklerine uygun bir tarzda asıl eksenine oturması çok zor görünüyor.

Bu bağlamda gerek Suriye’de kurulacak yeni rejimde, gerekse Türkiye’de başkanlık sisteminin inşasında Kürtlerin anayasal kazanımlarıyla beraber etkin rol almaları kısa vadede enpratik ve doğru çözüm yöntemi olarak gözüküyor.

https://twitter.com/babapir

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.