1. YAZARLAR

  2. Ergun BABAHAN

  3. Barış duvarla gelmez eşit yurttaşlıkla gelir
Ergun BABAHAN

Ergun BABAHAN

Ergun BABAHAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Barış duvarla gelmez eşit yurttaşlıkla gelir

A+A-

‘‘Ben bir duvarım hiç güneş görmedim

sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar’’

Attila İlhan

 

Tarihin bilinen en eski ve uzun duvarı Çin Seddi.Milattan Önce 403 yılında yapımına başlanan duvarın yapımı yaklaşık 200 yıl sürmüş ve Milattan Önce 221 yılında tamamlanmış. Uzunluğu tam 8.851 kilometre. Yapılış amacının Türk boylarının Çin’e girmesini engellemek olduğu sanılıyor.

Utanç Duvarı diye anılan bir başka ünlü duvar ise Berlin Duvarı’dır.Yapımına 13 Ağustos 1961’de başlanan duvarın yüksekliği 3.6 metre, uzunluğu 106 kilometredir.Duvar, Doğu Almanya yurttaşlarının Batı’ya kaçmalarını engellemek amacıyla yapılmıştır.Çünkü duvarın yapımından önce, Doğu’da kalan 3.5 milyon Alman, Batı’ya göç etmiştir.

Günümüzün en ünlü duvarlarından biri İsrail’in Filistinlileri dışarıda tutmak için inşa ettiği duvarlardır. Batı Şeria’da inşa edilen duvar tamamlandığında tam 700 kilometre olacak. Bir kısmı tel örgülerden oluşan bariyerin 494 kilometrelik bölümü inşa edildi.

Temastan korkan rejimlerin sığınağı duvar.

İnsanlar arası teması kesmek, ilişkileri dondurmak ve kendini güvende hissetmenin önemli bir aracı.

Attila İlhan’ın o müthiş şiirinde dediği gibi:

 

‘‘ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler

onlar hep döküldü biz hep ayakta kaldık

temelimiz kanla beslendi ama nedense uzayamadık

öyle bakmayın bu yaralar şerefli değil

getirirler vururlar biz öyle dururuz

yağmurlar gözyaşı bulutlar mendil

elimizden ne geldi de yapamadık

ah öyle bakmayın utanır kahroluruz.’’

 

Duvar, utançtır çünkü.

Şimdi bir başka utanç duvarı yükseliyor. Üstelik bizim topraklarımızda.

Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere ve Fransa’nın ellerinde cetvellerle çizdiği sınırlar, akrabaların arasına bir anda tel örgüler dikmişti.

Soğuk Savaşın sonu, Türkiye’de Kemalist paradigmanın yıkılması, komşularla başlatılan iyi ilişkiler, vizelerin kaldırılması, Kürt açılımı dikenli tellerin sonunun geldiği umudu doğurmuştu.

Ama AK Parti’nin İttihatçı zihniyetten devraldığı 2 önemli miras vardı: Bölünme korkusu ve bu korkuya karşı çeteleri kullanma.

Suriye’de işler AK Parti’nin öngördüğü gitmedi, ülke parçalanmanın eşiğine geldi ve sınırımızdaki Kürtler bunu özerklik için bir fırsat olarak gördü.Yıllarca Baas’ın zulmü altında yaşamışlardı ve tarih onlara Irak’ta olduğu gibi bir fırsat sunmuştu.

Bu gelişme Ankara’da alarm zilleri çaldırdı ve Başbakan Erdoğan’ın Başkan Obama ile Washington görüşmesinde uyarılmasına yol açan El Kaide unsurları devreye sokuldu.El Kaide, Türkiye adına Kürtler’in özgürlük haraketine karşı kullanılan bir güç olarak görüldü.

Ama El Kaide yolcu, Kürtler hancıydı ve çeteci unsurlar başarıyla püskürtüldü.

Ankara’yı rahatsız eden bir başka gelişme de buydu.

Bu nedenle, yol geçen hanına dönen Suriye sınırının başka hiçbir yerinde düşünülmeyen bir duvar inşasına başlandı.

Amaç açık, Kürt’ün Kürt’le temasını kesmek.

Bu duvarın Berlin’i bölmek için inşa edilen Utanç Duvarı’ndan bir farkı yok.

Korkunun ürünü bu duvar.

Bir yandan kendi Kürt meselesini barışçı yöntemlerle çözmeye çalışan iktidar, diğer yandan Türkiye’nin Kürtleri’nin taş atımlık mesafedeki akrabalarıyla temasını kesmeye çabalıyor.

Irak’tan sonra Suriye’de özerk bir Kürt bölgesi oluşmasından korkuyor Türkiye. Oysa tarihin gösterdiği bir gerçek var: Korkuyla, inkarla, baskıyla insanların talepleri yok edilemiyor.

Sorunun çözümü, Türkler’in Kürtleri Cumhuriyet’in eşit unsuru olarak kabul etmelerinden, sadece Doğu Anadolu’nun değil, Türkiye’nin her bölgesinin kendi kendini yönetim hakkına saygı duymaktan geçiyor.

Bu toplumun her unsurunun etnik kimliği, dini inancı ne olursa olsun Cumhuriyet’in eşit yurttaşları olduğunu kabullenmezseniz, bugün Rojava’da diktiğiniz duvarı yarın Hakkari’de, Siirt’te dikmek zorunda kalırsınız.

Bunu yaparsanız, ne Rojava’dan ne de Irak’taki Kürtler’den korkmanıza gerek kalır.Yapmazsanız, inşa edeceğiniz hiç bir duvar işe yaramaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.