1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Bakiyatüssalihat
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Bakiyatüssalihat

A+A-

 

İlahi kelam olan Kur'an'ın sadece bir ayeti, insanın hayatında büyük ve kalıcı inkılablar yapmaya yetecek ve artacak mahiyete sahiptir. Her bir ayet, insanın derununda ve amellerinde devrim yapabilecek gücü ihtiva etmektedir.

Kur'an, müessir bir kitaptır. Muhatabını değiştiren ve dönüştüren bir özelliğe sahiptir. Yeter ki, muhatabı, kalbini ona açabilsin. Kalb ile Kur'an arasında ilişki kurulabildiğinde, hidayet kanalları açılır ve bu kanallardan insana intikal eden güç, onu evrende eşsiz bir konuma yükseltir.

Bu bağlamda bir ayet ve o ayetteki bir kavrama dikkat çekmek istiyorum: Bakiyatü el-salihat (okunuşu: bakiyatüssalihat)

"Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; ölümsüz olan iyi işler (bakiyatüssalihat) ise Rabbinin nezdinde hem sevab bakımından daha hayırlı hem de ümit bağlamaya daha layıktır." (Kehf:46)

Nedir bakiyattüssalihat?

Bu suale bir çok müfessir rivayetlere binaen beş vakit namaz, gece namazı, muayyen zikir ve tesbihler ve benzeri somut fiilleri zikretmişlerse de bu gibi örneklerin verilmesi, misdak babındandır. Bu örneklerin verilmesi, bakiyatüssalihat mefhumunun alanını tahdid etmez. Bakiyatüssalihat mefhumu öylesine geniştir ki, salih olan bütün düşünce, söz ve davranışları kapsar. Bütün salih amelleri ve güzel fiilleri içerir. İbn-i Abbas ve Kutade'nin "Allah'a itaat ve bütün güzelliklerdir" dedikleri gibi.

Bütün maddi nimetler dünyanın zinetidir. Ama mal ve evlat, daha belirgin olduğu için sayısız nimetler arasından bu ikisi zikredilmiştir. Kur'an, cezzabiyeti olan mal ve evladı kötülemiyor, önemsiz göstermiyor. Aksine tezyin olarak tanımlıyor. Yani zaten iyi, güzel ve çekicidirler ama geçici hayata bağımlıdırlar. Kalıcılıkları yoktur. Daim değildirler, muvakkattirler ama baki kalacak amellere vesile olabilirler.

Başka ayetler ve konuya ilişkin hadislere baktığımızda, mal ve evlat üzerinden bakiyatüssalihata ulaşmak mümkündür. Bu ikisi, tabiaten zinet olduğu gibi, sahibini bakiyatüssalihata ulaştırabilecek özelliğe de sahiptir; sahibini azaba ulaştırma potansiyeli taşıdığı gibi.

Salih evlat, sadaka-i cariye hükmündedir. İyi evlat yetiştiren bir ebeveyn, evlatlarının sevabına ortaktır ve ölümlerinden sonra sevap kanallarının açık kalması demektir.

Mal, Allah yolunda salih niyetle infak edildiği zaman, sahibine uhrevi hayatta yedi yüz ve daha fazlası ilahi ecre dönüşmektedir. Dünya hayatında ulaşacağı bereket ve huzur da ayrı bir ecir sayılır.

Mal ve evlat vesiledir, gaye değildir. Neticesine göre değerlendirilirler. Hayır yolunda kullanılanın neticesi hayır, şer yolunda kullanılanın neticesi şer olur. Mal ve evladın şerre veya hayra dönüşmesi, insanın tercihine ve çabasına bağlıdır.

Bakiyatüssalihat, salih ve hayırlı amellerin tümünü kapsar. Bir amelin bakiyatüssalihat olmasının iki şartı vardır: Birincisi, fiilin kendisinin mekasıd-i şer'iyeye ve ahkam-ı ilahiye aykırı olmaması. İkincisi, niyetin Allah rızası olması. Bu iki şarttan birinin olmaması, ya ameli muzir kılar veya faydasız.

Örneğin mezhep taassubunda hamakat sınırına ulaşmış biri, bedenine patlayıcı bağlayarak Sünnilerin veya Şiilerin camisine intihar saldırısında bulunduğu zaman, niyeti kötü değildir. Şehit olacağına inandırılmış ve bu uğurda canını feda edecek kadar özveri kazanmıştır ama yaptığı iş, günah-ı kebairdir, haramdır, cinayettir. Burada niyetinin iyi olması sahibine hiçbir şey kazandırmadığı gibi, onun dünyasını ve ahiretini hüsrana dönüştürmektedir. Demek ki, niyetin iyi olması tek başına hiçbir mana ifade etmiyor. Sadece iyi niyet ile bakiyatüssalihata ulaşılamaz.

Amelin sahih ama niyetin fasid olduğu durumlara bir örnek babından infak verilebilir. Malı infak etmek güzel bir ameldir ama fiilin sahibi, bu ameli Allah rızası için değil de meşhur olmak, maruf olmak veya verdiğinden daha büyük bir menfaate ulaşmak için yapıyorsa, uhrevi bir ecre ulaşamaz. Onun infakı bakiyatüssalihattan sayılamaz. Onun ecri, dünyada ulaşacakları ile sınırlıdır. Görüldüğü gibi amelin sahih olması da tek başına yetmiyor. Amel sahih ve niyet halis olmadıkça bakiyatüssalihata ulaşılamaz. Ama iki şart bir araya geldiğinde maksada ulaşmak mümkün olacaktır.

Her insan, kendisine bahşedilen hayat imkanını kullanmak durumundadır. Asıl olan, bu imkanı nasıl kullanmak gerekir sorusuna doğru cevap bulmaktır.

Hayat imkanı, bakiyatüssalihat ile doludur. Yani Allah nezdinde daha hayırlı olan, ebedi nitelikte ecri olan, insanın umut ve arzularını gerçekleştirecek mahiyette olan ameller.

Hulusiyet ve sahihlik şartıyla her amel, bakiyatüssalihata çevrilebilir.

Zalimler karşısında hakkı söylemek bakiyatüssalihat olduğu gibi, Müslüman kardeşinin kendisine dönük yanlışına sabretmek, tahammül etmek ve görmezlikten gelmek de bakiyatüssalihattır.

Müslüman kardeşinin bireysel ayıplarını örtmek, onu ifşa etmemek ve onun gıyabında onun hakkına riayet etmek bakiyatüssalihat olduğu gibi, zayıfı güçlendirmek ve zulmü zevale uğratmak da bakiyatüssalihattır.

Adaleti ikame etmek bakiyatüssalihat olduğu gibi, anne babaya itaat, onlara saygı ve hizmet de   aynı muhtevadadır.

Sahih düşünceyi neşretmek bakiyatüssalihat olduğu gibi, kendisine yapılan iyiliği unutmamak, kendisine yapılan kötülüğü unutmak ve hakeza kendisinin yaptığı iyiliği unutmak ve kendisinin yaptığı kötülüğü unutmamak da bakiyatüssalihattır.

İyiliği emretmek bakiyatüssalihat olduğu gibi, Allah'ın kullarını kendi şahsına tercih etmek de bakiyatüssalihattır.

Başkalarını kötülükten alıkoymak bakiyatüssalihat olduğu gibi, kendi nefsini kötülüklerden arındırmak da bakiyatüssalihattır.

Namaz kılmak bakiyatüssalihat olduğu gibi, dinde derinleşmeyi sağlayacak eğitim kurumları inşa etmek de öyledir.

Kısacası her Müslüman efkarını, akvalını ve ef'alını salih amele, bakiyatüssalihata dönüştürebilir. Bu, büyük bir imkandır. Bu imkanın iki şartı vardır: Niyetin halis ve amelin sahih olması.

Bize bahşedilen büyük imkana küçük bir örnek: Bir baba, çocuğunu severken, başını okşarken  bu fiilin insani, İslami olduğunu, Allah'ın hoşuna giden bir fiil olduğunu düşünerek yaparsa evladını sevmesi dahi salih bir amel kapsamına girer. Allah'ın rızası cihad ve şehadet gibi yüce amellerde nasıl aranıyorsa, en küçük amelde de aranmalıdır. Hayatı kuşatan bu dikkat, bakiyatüssalihata uluşmak için insanın önüne büyük bir imkan ve alan sunar.

Amellerin de ruhu vardır, manevi bir sureti vardır. Bu dünyada insanı yüceltecek ve ebedi hayatta da ona erzak olacak olan, salih amellerin ruhu ve manevi suretidir, bakiyatüssalihattır.

Allah u Tebareke ve Teala insanoğluna hayat imkanını maksimum düzeyde verimli hale getirebilecek sonsuz vesileler halk etmiştir.

Mevla, bahşettiği bu imkanlardan yararlanmayı, bakiyatüssalihata ulaşmayı bütün beşeriyete nasib etisin.   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.