1. YAZARLAR

  2. Mehmet Arı

  3. Bağlılıkta İfrat
Mehmet Arı

Mehmet Arı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bağlılıkta İfrat

A+A-

    Özgürlük ve bağlılık ruh ile ilgili bir durumdur. Birinin bir yakını öldüğünde beden olarak ölmüştür, lakin ölen kişinin bedeni insanın önünde olmasına rağmen hemen toprağa gömülür.  Oysa aradaki sevgi ve bağlılık devam etmektedir. Bilal-i Habeşi bizim için ideal bir örnektir. Fiziki olarak bir başkasının emrinde çalışmasına rağmen, ruhu tamamen kendisine aitti.  Onun gerçek özgürlüğüne karşı bir şey istendiğinde buna yok diyebiliyordu. Bu durum özgürlüğün ruh ile ilgili bir durum olduğunu göstermektedir.

 Kişinin başkasına hizmet etmesi, onun emrinin altında çalışması özgürlüğünü kısıtlayan bir durum değildir.  Özgür olduğu için hapishanelerde ömrünü geçirmiş müminler bulunmaktadır. Özgürlük için hapiste engel olan bir durum değildir. Lakin özgürlüğünü bir lidere devreden insanların, kolay kolay hapse girmedikleri, fikirlerini ve özgürlüğünü bir lidere devreden insanların daha çok adi suçlarıdan hapse girdiğini yıllarca gördük. Açıkça görülen durum, ruh ve düşünce dünyanı teslim ettiğin zaman bir kölesin. Bu devlet kurumlarında da böyledir. Kurumlarda genel müdür sürekli değiştiği halde yardımcıların değişmesi, alt memurların değişmesi çok nadir olmaktadır. Çünkü alttakiler iradelerini üstte teslim etmiştir. Yani kurumda sıkıntıyı çeken, işleri düzene koyan yine iradesini kullanabilen müdürler olmaktadır.

    İnsan özgürlüğünü birine teslim ederek değil, özgürlüğünü kendisi kullanarak birine bağlanmalıdır.  Eğitim sistemleri aydınlanmanın ilk dönemlerinde toplumsal olduğu halde günümüzde bireyin eğitimi, hatta bireyin bazı spesifik özellikleri üzerinde sürmektedir. Toplum için bireyin göz ardı edilmesi dönemi modern eğitim sistemlerinde sona ermiştir.  Toplumu koruyacak, toplumu oluşturacak yapı yine bireydir. Kendini bir cemaate, organizasyona körü körüne teslim etmek bir nevi toplum için kendini görmemektir. Bu durum liderlerin doğru yada yanlış kararları etrafında hareket eden yapılar ortaya çıkarır.

  Cemaat liderlerinin yanlış tutumları nasıl felaketlere yol açtığını hep beraber gördük. İslam’a değil, cemaate adam yetiştirmenin ağır ahlaki sorunlar meydana getireceği aşikar hale geldi. Cemaatini güçlendirme derdinde olan liderlerin art niyet sahibi oldukları görüldü. Cemaatin menfaati için yeri geldi mi İslam’a bile zarar verebilecekleri aşikar oldu. Menfaat sahibi için sizinle birliktelik kuran bir bireye sürekli en yüksek çıkarı vermezseniz, sizi daha yüksek çıkarları için mutlaka yarı yolda bırakacaktır. Bu yüzden bağlılığın temeli, hiç bir zaman faydaya dayanmaması lazım. Adaletle kurulan ilişkiler emek istese de; kısa süreli kazançlar için cemaat ve menfaat ilişkisine girmek toplumun aynı zamanda İslam dinine çıkar dini olarak bakmasına neden olur.

         Asker yetiştiren, eleman yetiştiren kurumlarda bireylerin ilk amacı, bir an önce üst mertebelere çıkmaktır. Hayata sadece siyaset gözüyle bakan kurumlarda da bu durum mevcuttur. Lakin bir bireyin kendini tanımasını sağlarsanız, nerede duracağını bilir ve kendi sınırları dışına çıkamaz. Bazı organizasyonların kendini hizmete vermesi ve siyasete ani bir dönüş yapması beraberinde sakıncalar getireceği açıktır. Bu yönde bir eğitim verilmemiş üyelerin, yeni konjonktürde liderlerini sorgulaması imkansız bir durumdur. Hepimizin hayatında en iyi yaptığı işlerin günlük olarak yaptığı veya düzenli olarak yaptığı eylemlerdir. Misal olarak bir öğretmeni, bir doktoru, bir sporcuyu o konuda yetkin kılan onu günlük olarak düzenli yapmasıdır. Hayatında hiç bir zaman namaz kılmamış, namazla ilgili bilgisi olmayan birine, namaz kıl dendiğinde hiç bir eylemde bulunmayacağı hatta azıcık bilen birine bile tabi olmayacağı açıktır.

Siyasete girmemiş hizmet elemanlarının, hayatı boyunca siyasi bir olayla ilgisi olmayan hizmet bireylerinin siyasi bir alanda en az bilgili birine veya çıkar amaçlı bir yapıya tabi olmasından daha doğal bir şey olamaz. İnsanların bir nevi ifrat ve tefrit çizgisinde yer aldığı ortaya çıktı. Siyasetle hiç ilgilenmeyen bir bireyin, siyasete girmesi onun bir bağnaz olacağının belirtisidir. Hayatta her şeyin toplamı bir dengedir. Bir nevi sıfırdır. Bir bayanla zina eden birinin, o bayana zina iftirası atacak ilk kişilerden olması, kendi yaptığı ahlaksızlığı, kendini en namuslu pozisyona sokmaya çalışmasıyla telafi etmeye çalışır. İki davranış birbirlerinin tam zıttıdır. Toplamı sıfırdır. Kainatta her şey dengede olduğu gibi insan davranışlarının da bir dengesi vardır. Müslümanlarının canına yıllarca kast eden bir Yahudi’nin ölümden aşırı şekilde korkması da davranışlarının toplamını sıfırlar ve dengeye getirir.

                                        

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.