1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Babacan: İlk işimiz düşünce suçlularını serbest bırakmak
Babacan: İlk işimiz düşünce suçlularını serbest bırakmak

Babacan: İlk işimiz düşünce suçlularını serbest bırakmak

A+A-

Demokrasi ve Atılım Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, seçimi kazanırsa yapacakları ilk işin cezaevindeki düşünce suçlularının serbest bırakılması olduğunu söyledi.

Cüneyt Özdemir’in YouTube kanalına konuk olan Babacan’a “Bu akşam seçim oldu siz kazandınız, ne yapardınız” sorusu yöneltildi, Babacan, ülkenin en önemli sorunlarından birinin özgürlük olduğuna dikkat çekerek, “Ülkenin en önemli sorunlarından biri özgürlük. Bunu oluşturmak da siyasi irade meselesi. Bir parmak şıklatmadır, o kadar. Ve basın… Gazetecilerimiz, köşe yazarlarımız, ‘Arkadaşlar bundan sonra özgürsünüz, evrensel hukuk kuralları çerçevesinde istediğinizi yazın, çizin’ diyeceğiz. ‘Biz artık size karışmayacağız’, bu kadar basit.

Hemen sadece düşünce suçu sebebiyle hapiste kim var kim yoksa ilk işimiz odur, Meclis'in ilk günü, birinci madde düşünce suçlularını bırakın. Hapislerden çıksın insanlar. Onu görsünler ki, başkaları özgür düşünmeye başlasın. Özgür ortamını sağlamak an meselesi, fazla bir şey yapmanıza gerek yok. Çünkü özgürlük yoksa ekonomi olmaz, hukuk olmaz" şeklinde konuştu.

Bahçeli’nin FETÖ suçlamasına yanıt: Deli saçması iddialar

Siz bir FETÖ projesi misiniz? Pensilvanya gizlice arkanızda mı duruyor DEVA Partisi'ni kurduğunuzda ve şu anda?" sorusuna Babacan şöyle yanıt verdi:

"Şimdi bunlar deli saçması iddialar. Evet, DEVA Partisi bir projedir ama bu bir Anadolu projesidir. Bir Trakya projesidir. Türkiye'nin her bir yanında binlerce kişi şu anda bizim teşkilatlarımızda görev almak için başvurmuş durumda.

Hangi dış gücün buna gücü yeter Allah aşkına ama ben şunu anlıyorum. Bazı partilerin siyaset tarzı dikkat ederseniz tamamen iftira, hakaret, hamaset. Buradan besleniyorlar. Biz alın terinden besleniyoruz. Bilek gücünden besleniyoruz. Bizim siyasetimiz hep böyle olacak. Ben arzu etmezdim ki herhangi bir siyasi partiyle polemiğe girmek ama bu kadar iftira bu kadar çamur olursa, bunun üzerine tabi ki bir şeyler söylemek gerekiyor. Ancak biliyorsunuz biz o konuyu kapattık.”

Türkiye ekonomisi ne durumda?

Türkiye ekonomisini de değerlendiren DEVA Genel Başkanı Babacan, şu ifadeleri kullandı:

Öncelikle ben şunu ifade edeyim, hem 2001 krizinde hem de 2008-2009 krizinde Ekonomiden Sorumlu Bakandım biliyorsunuz, bütün ekibimle beraber her iki krizi de yönettik. En zor şartlardan Türkiye’yi aldık ve bambaşka bir noktaya taşıdık. Ben bugün bile kafa karışıklığı olduğu bir dönemde bütün dünyanın şaşkınlık içinde olduğu bir dönemde Türkiye’nin bu krizi en az hasarla atlatacak bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Bizde yetişmiş insan gücü var, yetişmiş insan gücü maalesef şu anda Türkiye dışında, Türkiye içindekilere de alan tanınmıyor, özgürlük alanları tanınmıyor ve fırsat verilmiyor. Fırsat olmadığı için çalışmalarını ortaya koyamıyorlar maalesef. Sizin bulunduğunuz ABD’de dahil başarılı gençleri görüyorsunuz, işinde en iyi gençler şu anda Türkiye’de değil ve kendilerinden istifade edemiyoruz.

Ekonomide iki kanatlı bir kuşu düşünün model odur. Bir kanadı insan kaynağıdır, bir kanadında da sermayedir. Ekonomi iki kanatlı bir kuş gibidir, iki kanadı da olması gerekiyor. Biz de birinci kanadı var insan kaynağı var burada olmazsa dünyada var, Türkiye’de ortamı oluşturun en geç bir yıl içerisinde bu arkadaşların önemli bir kısmı dönebilir. Yeter ki o özgürlük ortamı yeter ki kendilerini rahat hissetsinler. Sermaye kısmı da bedavadan ucuz niye çünkü eksi faiz var Avrupa’da. Bugün komşumuz Bulgaristan eksi vaizle para buluyor. 100 euro borçlanıyor 99 euro geri ödüyor. E biz Türkiye olarak yüzde 6-7 faiz ödüyoruz. Bakınız 2017’de bütçeden ödenen faiz 57 milyar bu yıl 139 milyar, bize faizci mayizci ithamlarında bulunuluyor ben hükümette yokum bu süreçte 2017’de devlet 57 milyar TL faiz ödemiş, 2020 bütçesi ise 139 milyar, rakamlar ortada. İyi yönetilir ise hem iyi insan kaynağını hem de sermaye gücünü birleştirseniz bu iş olur. 2001 krizi, 2008-2009 krizinde bunu başardığımızı gördüm. Bütün dünyaya bunu ispatladığımız için aynı zamanda inanıyorum.”

Babacan’dan Abdullah Gül yorumu

Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’ndan sonra yaptığı “Artık ben aktif siyasetin içerisinde yokum” dediğini söyleyen Ali Babacan, “Fakat partimiz kurulmadan önce onunla da istişareler yaptık. Yeni bir siyasi oluşuma ihtiyaç olduğunu, Türkiye’nin ancak yepyeni bir vizyon ve siyaset ile düzlüğe çıkabileceği konusunda bizimle görüşlerini paylaştı. Bizi de çok teşvik etti açıkçası. Şunu hep söyledi ‘Bu bir ihtiyaç arkadaşlar ve bunu siz yapacaksınız'” ifadelerini kullandı.

Babacan, Abdullah Gül ile kayıt dışı ilişkilerinin olmadığını ve kendisinin tecrübelerinden istifade ettiklerini belirterek, “Bu tamamen istişare ilişkisi. Biz kararlarımızı partimizin yetkili karar organları tarafından alıyoruz. Doksan kişilik kurucu heyet, 50 kişilik genel merkez yönetim kurulu, 21 kişilik genel merkez başkanlık kurulu… Bu ortamlarda kararlarımızı alıyoruz” diye konuştu.

Ali Babacan konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

 “Ortalama olarak ayda bir görüşüyoruz. Yarım saatlik bir telefon görüşmesi bu da maksimum. Hatta ben arayıp sormasam, bugüne kadar bana açıp bir şey söylemedi. Partimiz kurulduğundan bugüne arayıp ‘şunu yapsanız iyi olur’ diye bir tavsiyeyi kendi inisiyatifiyle yapmadı. Ben arayıp sorarsam görüşlerini söyledi.”

Ali Babacan, konuk olduğu yayında herkesin cevabını merak ettiği “Abdullah Gül yeniden aktif siyasete döner mi?” sorusuna da yanıt verdi. Babacan, “O herhalde çok doğru olmaz. Çünkü biz toplum önünde verilmiş taahhütlere çok dikkat ediyoruz. Bu siyasi bir taahhüttür. Sayın Gül ‘Artık ben aktif politikada olmayacağım’ dedi. Bu söz önemlidir. Siyasette bir kere söylediğiniz şeyleri geri almaya başlarsanız o ciddi bir kredibilite sorunu olur” ifadelerini kullandı.

“Abdullah Gül’ü DEVA Partisi’ne davet eder misiniz?” sorusuna ise şu şekilde cevap verdi:

“Ben Sayın Gül’ün böyle bir talebi olacağına inanmıyorum, bizden de böyle bir talep ve davet olmaz. Aksi halde bizim baştan öyle başlamamız gerekirdi. Biz bunu açık açık söyledik. Böyle bir şey siyaset ahlakına da bize de yakışmaz. Görünür olmayan hiçbir şey yok ortada. Yani kayıt dışı bir şey yok! Ne görüyorsanız gerçeği de o.” 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.