1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Aysel'den Öcalan'a Yanıt
Aysel'den Öcalan'a Yanıt

Aysel'den Öcalan'a Yanıt

A+A-

Bu güne kadar Öcalan ve adamlarının hakkımda söylediklerine ve yazdıklarına cevap vermedim.

Ama Abdullah Öcalan'ın Fırat Haber Ajansında bu gün yayınlanan

Avukat görüşmesinde benim hakkımda sarffettiği şu sözlerden

"Aysel adında bir kadın vardı, Çürükkaya'nın eşiydi. Rezil bir kadındı"

sonra bana yapılan Küfür ve hakaretlere cevap verme zorunluluğu hissettim.

Ben 1974 yıllarında Dersim'de öğretmen okulunda öğrenci iken

Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesine ilgi duydum.

 

1978 yılında evimi terk ederek Profesyonel olarak

Kürdistan'ın pek çok bölgesinde gençliği ve halkı örgütleme çalışmaları yaptım hizmete hazırım

1979 Kasımında PKK -MK Üyeleri Mazlum Doğan ve

Yıldırım Merkit ile birlikte Mardin ve

Urfa kara yolu üzerinde bir arabanın içinde gözaltına alındım.

Soruşturmada hiçbir şeyi kabul etmediğim gibi

sahte kimliğimle gözaltından hapishaneye yollandım.

Burada açık kimliğim ortaya çıkınca, yeniden

Deve Geçidi'ndeki Kurtoğlu olarak bilinen soruşturma yerine zorla götürüldüm.

Hapishanedeki bütün arkadaşlarım bu durumu protesto etmek için açlık grevine yatarken bende

"evet ben Aysel Çürükkaya 'yım ama size hiçbir bilgi vermeyeceğim"

diyerek sustum.

Bana yapılan işkence ve vahşetten dolayı tam altı ay yatalak olarak yaşadım.

Ve gördüğüm o vahşetin izlerini hayatım boyunca taşıyacağım.

Diyarbakır zindanındaki vahşete, işkenceye,

zulme, hayasızlığa karşı tarih ve o dönemdeki bütün tutuklular da bilirler ki boyun eğmedim.

Ve bütün direnişlerde birkaç arkadaşımla birlikte önderlik ettim.

Sayısını bilmediğim kadar açlık grevlerine girdim.

İki kez ölüm orucuna bedenimi yatırdım.

Ölümle aramda sadece bir gün kaldı.

Arkadaşım Orhan Keskin ve Cemal Arat' tan sonra

ben gitmeye hazırlanıyorken şartlarımızın tümü kabul gördü.

Ve biz eyleme öncülük yapan arkadaşlar

Türk ordusuyla anlaşma yaparak eylemi sonlandırdık.

Bizi tedavi eden Doktor damarlarımızdan kan çekerken,

kan yerine su aktığını görünce, siz tıp'ı da iflas ettirdiniz

sözlerini mırıldayıp koğuşumuzu terk etti.

Ölüm orucundan sonra bayan arkadaşlarımla 3 ay komalık ve yatalak olarak yaşadım.

Ciğerlerimdeki ağır verem hastalığı ile 1986 tarihinde tahliye oldum.

Ağır hastaydım.

İki kez ameliyat oldum.

Henüz yaralarım iyileşmeden, dağa çıktım

Altı yıl Kürdistan dağlarında kaldım.

Bütün Kürdistan' ı adım adım yaya olarak dolaştım

Köpeklerin bile soğuktan donduğu kışları atlattım

Kurtlarla boğuştum

Kaplumbağa ve yılan eti yiyerek yaşadım

Doğaya karşı savaştım

Ülkemizi işgal edenlere karşı direndim

Allah da, Munzur Nehri de, Düzgün Bavo Dağıda,

Bingöl ve Diyarbakır haklıda şahittir

Yenilmedim/ Yenilmedik!

Boyun eğmedik rezil olmadık Başımız dik alnımız açıktı.

1991 Tarihinde senin yanına geldim

Senin ne olduğunu ancak kendi gözlerimle gördükten çok sonraları anladım.

Ve senin sapık tarikatını terk ettim.

Ben buyum!

Ya sen?

Ömrün boyunca hiçbir zorluğa katlanmadın.

Hep onun bunun gölgesinde, onan buna ajanlık yaparak yaşadın.

Ne dağların soğuğunda, nede ovaların sıcağında yandın.

Açlığı ve susuzluğu hiç tanımadın.

Bir elin yağda bir elin balda yaşadın.

Ömrün boyunca tek bir kez Türk askeriyle karşılaştın

Süklüm büklüm, korkak duruşunu bütün dünya gördü.

Bana bir fırsat verilsin hizmete hazırım sözünü bütün kulaklar duydu.

İkimiz de ortadayız.

Kim rezil ise, vicdan sahipleri karar versin!

29.11.2008

Aysel Çürükkaya/nasname

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.