1. YAZARLAR

  2. Mithat Sancar

  3. Avrupa’da ve Türkiye’de demokrasi imtihanı
Mithat Sancar

Mithat Sancar

Basnews
Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa’da ve Türkiye’de demokrasi imtihanı

A+A-

Geçtiğimiz haftanın birkaç gününü Almanya’nın güneyinde, Bavyera Eyaleti’nin önemli merkezlerinde geçirdim. Münih, Augsburg ve Nürnberg’te panellere katıldım, konferanslar verdim. Davet, Alman Yeşiller Partisi’nden gelmişti. Amaç, 25 Mayıs’ta yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi Türkiye’deki gelişmeleri ve AB – Türkiye ilişkilerinin güncel durumunu masaya yatırmaktı. Avrupa Parlamentosu seçimleri dolayısıyla, bu iki konu doğal olarak iç içe geçmiş durumda.

Almanya’dan Türkiye’ye bakıldığında, en fazla sorulan soru, Erdoğan ve AKP yönetiminde Türkiye’nin nereye gitmekte olduğu. Gezi olaylarından beri, Erdoğan’ın belirgin bir şekilde otoriterleştiği ve AKP hükümetinin giderek daha keyfi bir yönetim sergilediği yargısı Alman kamuoyunun kahir ekseriyetinde yerleşmiş görünüyor. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde polisin sergilediği acımasız ve kesintisiz şiddet, başta sosyal medya yasakları olmak üzere düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik baskılar, hükümetin yargıya müdahaleleri, Erdoğan’ın tehditkâr tavırları, üzerinde en çok durulan meseleler.

 Kamuoyunun demokrat kesimleri, bu gelişmeleri hem öfkeyle karışık bir kaygıyla izliyorlar, hem de bir ikilem yaşıyorlar. Mesela Türkiye’nin AB üyeliğini başından beri destekleyen Yeşiller, hükümetin icraatını ve Erdoğan’ın tutumunu net ve sert bir şekilde eleştiriyorlar. Ancak, merkez ve aşırı sağın, bunları Türkiye’ye yönelik kategorik dışlayıcı politikalara malzeme etmesinden de rahatsızlık duyuyorlar. Bu atmosferde, Türkiye’nin AB üyeliğini savunmakta zorlanıyorlar.

 Almanya’nın ve AB’nin en önemli siyasal odağı olan merkez sağ partiler, CDU ve CSU, Türkiye’yle müzakerelerin durdurulmasından yana olduklarını ve tam üyelik hedefinden artık vazgeçilmesi gerektiğini açıkça belirtiyorlar. Bunu yaparken de, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları gibi “Avrupa değerleri”nin dışında yer aldığı gerekçesini kullanıyorlar. Aynı partilerin, başka şartlarda “Avrupa değerleri”ni özcü/kültürcü anlamda kullandıkları bilindiği için, “demokrasi ve insan hakları” vurgusu, haklı olarak inandırıcı bulunmuyor. Lakin Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları sicilinin sürekli kötüleştiği gerçeği, demokrat çevrelerin sıkışmasına yol açıyor.

 Aslında bu mesele yeni değil. Türkiye’nin tam üyelik süreci başladığından bu yana farklı tonlarda ve görünümlerde hep karşımıza çıkan bu “sıkışma”yı aşmak için yeni keşiflere de ihtiyaç yok. Kısaca, “eleştirel destek” diye formüle edilen bir yaklaşım var zaten. Yani üyelik sürecine ve hedefine destek, hükümete eleştiri ve basınç.

Bu yaklaşım, AB’ye ve üyelik sürecine demokrasi ve özgürlükler penceresinden bakmayı öneriyor ya da gerektiriyor. Özeti şu: Avrupa’yı sermayenin sınırsız sömürü alanı ve aracı değil, halkların ortak mekanı olarak tasavvur etmek, AB’yi de bürokrasinin hakimiyetindeki kurumlar toplamı değil, özgürlükçü değerlerin ve demokratik yönetimin geliştirileceği bir imkân olarak savunmak.

 Ne var ki, birkaç yıl öncesine kadar çok daha güçlü bir sese sahip olan bu yaklaşım, AB içindeki krizler ve çeşitli Avrupa ülkelerindeki gelişmeler yüzünden, ciddi anlamda zemin kaybediyor. Aşırı ve popülist sağ, başta Fransa, Hollanda, Avusturya ve Macaristan olmak üzere AB üyesi birçok ülkede bariz bir yükseliş içinde. Bu durum, Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesi, demokrat çevrelerde büyük endişe yaratıyor. Bizatihi AB’ye karşı olduklarını açık açık dile getiren ve kendi ülkelerinde yabancı / göçmen karşıtı politikaları savunan bu akımların seçimlerde başarı kazanacakları neredeyse kesin gibi. Bunun hem Avrupa, hem Türkiye üzerinde ve hatta dünya çapında önemli sonuçları olacağını öngörmek zor değil.

Uzun sözün kıssası: Gerek Avrupa’da gerekse Türkiye’de, demokrasi ve özgürlük mücadelesi, kritik imtihanlar kavşağında bulunuyor. Bu imtihanlar, önümüzdeki uzun yılların siyasal panoramasını derinden etkileyecektir.

 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.