1. HABERLER

  2. KUDÜS

  3. ‘Arap Rejimleri Kudüs’ü Savunmak İçin Bir Dolar Bile Harcamadı'
‘Arap Rejimleri Kudüs’ü Savunmak İçin Bir Dolar Bile Harcamadı'

‘Arap Rejimleri Kudüs’ü Savunmak İçin Bir Dolar Bile Harcamadı'

A+A-

 

Qodsna’nın haberine göre, İran’da faaliyet gösteren ‘Filistin Milletiyle Dayanışma Cemiyeti’, Mescidi Aksa’nın yakılmasının yıldönümünde ‘Direnişin ve İslami Uyanışın Güçlenmesinde Camilerin Rolü’ adıyla bir konferans düzenledi.


 

Bu konferansta ilk olarak Mukaddes Cemkeran Camii Külliyesi Vakfı Başkanı ve Filistin Milletiyle Dayanışma Cemiyeti yönetim kurulu üyesi Hüccetu’l İslam Rahimiyan, caminin direniş kültüründeki rolü konusunda bir konuşma yaptı.

Konferansın konuşmacılarından biri olan Filistin İslami Cihad Hareketi Tahran Temsilcisi Nasır Ebu Şerif, Mescidi Aksa’nın Kur’an-ı Kerim’deki konumuna işaret ederek şunları söyledi: ‘Biz Müslümanlar Mescidi Aksa’yı savunmakla mükellef kılınmışız. Kur’an-ı Kerim’de Mescidi Aksa’nın kutsiyetine vurgu yapılmıştır. Mukaddesatı savunmak ve mukaddesatın özgürlüğü sadece İslam’da değil tüm dinlerde kutsal görülmüştür. Peygamberimiz de ibadet özgürlüğüne ve dini farzlara vurgu yapmıştır.’

İngilizlerin Filistin’i işgal ettikten sonra Siyonistleri Filistin topraklarına getirttiğini 67 bin Siyonist’i silahlandırdığını ve 120 bin Siyonist’i de yedekte tuttuğunu belirten Ebu Şerif, ‘Buna karşılık bir tane Filistinlinin bile av tüfeği sahibi olmasına izin vermediler. Filistin halkı kıt imkanlarla İngilizlerin komploları karşısında durmaya çalıştı. Maalesef o günlerde Mısır ve Ürdün de sömürgeci İngilizlerin işgali altındaydı. Bu yüzden Filistin halkına yardım edemediler. 1948 yılında savaş başladı. 67 bin Siyonist’in karşısında sadece 8 bin Arap vardı. İngilizlerin ağzına bakan Arap orduları Siyonistlerin karşısında hiçbir varlık gösteremedi. Böylece Filistinlilerin üçte ikisi topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Bir müddet sonra Filistin direnişi Güney Lübnan’a geçti ve Siyonist düşmana karşı direnişi burada örgütledi. Siyonist İsrail 1982’de Lübnan’ı işgal etti. Beyrut 90 gün direndi. Daha sonra Filistin direnişi Lübnan’ı terk etmek zorunda kaldı. Ardından Lübnan Hizbullah’ının doğuşuyla Filistin İntifadaları peş peşe gerçekleşmeye başladı. Bu direniş Siyonist Rejimi Güney Lübnan’dan çıkmak zorunda bıraktı. Böylece Direniş Ekseni için zaferler birbiri ardına gelmeye başladı. Herkes şunu iyi bilsin ki Filistin halkı Siyonist düşman karşısında asla teslim olmayacak’ dedi.

İran’ın Filistin davasını İslam ümmetinin en öncelikli meselesi haline getirdiğini vurgulayan Ebu Şerif, son yıllarda İslam ülkelerinin İngiliz-Amerikan ve Siyonist İsrail’in komploları yüzünden birbiriyle çatıştıklarını söyledi.

Filistin Milletinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ifade eden Nasır Ebu Şerif sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Ümmet, Filistin konusunda sorumluluğunu yerine getirmelidir. Tüm İslam ülkeleri elini taşın altına koymalıdır. Seyyid Hasan Nasrallah bir zamanlar Arap ülkelerinin liderlerine şu şekilde seslenmişti: ‘Sizden bir beklentimiz yok, tarafsız kalın yeter!’ Biz Arabistan müftüsünden ‘Aksa’yı savunmak Filistin Milletinin vazifesidir’ demesini istemiyoruz. Biz, Arap rejimlerinden tekfirci teröristleri yetiştirmek yerine, İsrail’le savaşacak mücahit yetiştirmesini istiyoruz. Arap orduları yüz milyarlarca dolar silah satın alıyor. Fakat Kudüs’ü savunmak için 1 dolar bile harcamıyorlar. Eğer yüz milyarlarca doları Kudüs’ün kurtarılması için harcasalardı, Kudüs çoktan Siyonist işgalden kurtulmuştu. Maalesef onlar şu anda da Filistin halkını desteklemiyor. Siyonistler, İbrahim Camiine UNESCO’nun kararına rağmen el koydular. Herkes bilsin ki Filistin halkı tüm imkanlarıyla Mescidi Aksa’yı savunmakta ve İslam ümmetinin desteğini beklemektedir.’

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.