1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Aramızdaki işkenceciler ve katiller
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Aramızdaki işkenceciler ve katiller

A+A-

 

Hatırlamak ve hatırlatmak bir toplumun sıhatti için en iyi alıştırmalardan birisidir. Hafıza bir bakıma hesaplaşmaya, arınmaya ve ahlaki ve hakedilmiş unutmaya imkan verir.

Bu, her ülkede toplumsal ve siyasal tarihin karanlık sayfasıyla ilgili bir durumdur.

Elbet bu 'alıştırmalar' işkence, faili meçhul cinayet, ağır baskıyla karşı karşı kalmış toplumlar için daha farklı bir anlam taşır. Şili ve Arjantin gibi ülkeler yıllar sonra hala askeri rejimlerin, diktatörlüklerin izlerini yüzleşerek silmeye çalışıyor ve buna özel bir önem veriyorlar.

Acılı ülkelerden birisi de Türkiye'dir.

Sadece 12 Eylül darbesi ve rejimi bile tek başına büyük karanlığa işaret eder. Onbinlere yönelik işkence, faili meçhuller, idamlar, infazlar?

Türkiye bunlarla hâlâ hesaplaşmadı.

Atılan adımlar ilk bakışta sistemi hesaplaşma noktasına taşıdı gibi görünebilir. Ancak o adımların, daha çok askerin ya da diğer grupların anayasayı ihlal, hükümet devirme, ihtilal girişimi ve fiili gibi suçların yargılanması olarak atıldığı ortadadır.

Bir de, o girişim ve fiiilerin mağdurları var?

Alt ve üst kademe operatörleri, işkencecileri, katilleri, işkencelere temiz raporu vermiş doktorları, tecavüzcü gardiyanları var.

Hesaplaşmak, arınmak, hatırlamak, hatırlayarak unutabilmek ancak bu suçluları bulmak, teşhir etmek, yargılamakla mümkündür.

12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar 'dünya zulüm ve işkence tarihi'nde kendine has bir sayfa oluştururken, biz demokratikleşen ve değişen Türkiye'de, bu dönemle, bu işkencehaneyle ilgili hiç bir adım atmadık?

Ne hukuki, ne siyasi, ne ahlaki?

Mamak Cezaevi keza?

12 Eylül'de 30 bin kişinin gelip geçtiği, bunların sadece yüzde 10'nun ceza aldığı, diğerlerinin işkence kobayı olduğu Mamak Cezaevi?

O cezaevinde 'işkenceci başı' Raci Tetik hâlâ mağdurların gözünün içine bakarak dolaşabiliyor, hiçbir pişmanlık taşımadığı duygusunu verebiliyor.

Ve Susurluk dönemi?

O dönemi kapsayan bine yakın faili meçhul cinayetin sadece çok küçük bir kısmı aydınlatıldı. Pek az kısmı hakkında soruşturma açıldı. Hâlâ akibeti belli olmayan yüzlerce kayıp var.

O dönemin arkasında JİTEM ismi yatar.

JİTEM'i kurdukları, korudukları, JİTEM'de fiilen görev yaptıkları bilenen sorumlular, askerler, itirafçılar hakkında bu nedenle açılmış soruşturma, kovuşturma devede kulak misali?

Teoman Koman bu sorumlular arasında simge bir isimdir?

Ükenin en kanlı, en kritik günlerinde 1988-1992 arasında MİT Müsteşarlığı, 1995-1997 arasında Jandarma Genel Komunanlığı yaptı.

JİTEM ise 1987'de kuruldu. 1990'ların ilk yarısında Güneydoğu'da en kanlı devlet cinayetleri işlendi.

Koman'ın istihbarat ve iç güvenlik kurumlarının başında olduğu, JİTEM'i barındıran yapının sorumlusu bulunuduğu o dönem devletin meşru ve yasal imkanlarla PKK'yla başa çıkamadığı, gayri meşru ve yasal olmayan araçlara yöneldiği yıllardı.

Nitekim Koman'ın müsteşarlık ve komutanlık dönemindeki faili meçhul ve kayıp istatistikleri çıkarılsa her halde dudakları uçuklatacak rakamlar ortaya çıkar.

Ve o Koman tanık olarak dinlendiği Ergenekon davasında, JİTEM'le ilgili olarak, 'Jandarma istihbarat kurumu olarak, kendi arasında personelle kurulmuş. Böyle bir devlet kurumu yoktur. 'JİTEM yoktur. Kötü niyetli insanlar kullandı' diye bir emir yayınlandı. Güneydoğu'da o tarihte görev yapan kişiler kendi aralarında kurmuşlar. Bunlar yasaklanmış. Benim tarafımdan da yasaklandı' diyebiliyordu.

Böyle olmaz?

Bir toplum tarihinin defterindeki kirli sayfaları böyle yırtıp atamaz?

Küçük, Tetik, Koman?

Ve daha onlarcası?

JİTEM döneminde Jandarma istihbaratta görev yapmış yüzlerce subay?

Hâlâ başka isimle Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yaşayan, devletin koruması altındaki pek çok katil itirafçı?

Nitekim bunlardan birisi Musa Anter'in katili Hamit Yıldırım'ın Şırnak'ta keyif içinde yaşadığını devlet değil, (belki de devlete rağmen) gazeteciler Ferhat Ünlü ve Abdurrahman Şimşek daha yakınlarda ortaya çıkarmadı mı?

Yüzleşmek, hesaplaşmak ve arınmak gerek?

Yol daha çok uzun?

Ve irade yeterince güçlü değil?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.