1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. AP Dışişleri Komisyonu Türkiye raporunu kabul etti
AP Dışişleri Komisyonu Türkiye raporunu kabul etti

AP Dışişleri Komisyonu Türkiye raporunu kabul etti

A+A-

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu, Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Ruijten'in hazırladığı Türkiye raporunu kabul etti. Oylamada 53 ''evet", 2 ''hayır'' oyu ve 4 çekimser oy kullanıldı.

Komisyonda bu akşam kabul edilen rapor, nihai olarak mayıs ayında yapılacak genel kurulda oylanacak.

Raporda, Türkiye'ye reformları hızlandırılması çağrısında bulunuluyor.
Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu, Hollandalı Hristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporunu kabul etti.

Bu akşamki oylamadan, 53 ''evet'' 2 ''hayır'' ve 4 ''çekimser'' oy çıktı.
Rapor, mayıs ayında genel kurulda son olarak bir kez daha tartışıldıktan sonra oylanacak.

Raportör, komisyondaki oylammadan önce yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çağdaşlaşması ve hukuk devleti ilkesinin tesisi için Türkiye'den reformları sürdürmesini istediklerini belirterek, raporda adil ve dengeli olmaya çalıştıklarını söyledi.

AP'nin bu raporunun bağlayıcı özelliği bulunmuyor ve tavsiye niteliği taşıyor.
Düzenlenen oylamada, raportörün siyasal gruplarla ortak uzlaşma sağlayarak sunduğu 13 değişiklik önergesi kabul edildi. Oylamada, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni tezlerini savunan 7 değişiklik önergesi reddedildi.

Kabul edilen bir değişiklik önergesinde, ''AK Parti'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı'' ifade edildi ve ''Anayasa Mahkemesi'nin kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonu'nun, siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması'' temennisinde bulunuldu.

Kabul edilen diğer bir değişiklik önergesindeyse, ''hükümete, reformları sürdürürken, demokratik ve laik bir Türkiye'de çoğulculuk ve farklılıklara saygı göstermesi'' istendi ve ''ülkenin çağdaşlaşması için hükümete ve tüm siyasal partilere, önemli adımlarda yapıcı bir uzlaşmaya gitmesi'' çağrısında bulunuldu.

Üniversitedeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına da atıfta bulunulan ve oylamayla kabul edilen başka bir değişiklik önergesinde de, ''üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, geniş anlamda sivil toplumun görüşlerini temel alacak, geniş çaplı bir reform paketi içinde kaldırılmamasının halkın bir bölümünde endişe ve düş kırıklığı yaratması not edildi'' ifadesi kullanıldı.

Kabul edilen başka bir değişiklik önergesinde, DTP milletvekillerine ve belediye başkanlarına terör örgütüyle aralarına açık bir sınır koymaları istendi. Yine başka bir değişiklik önergesinde, Leyla Zana ile birlikte DTP üyesi 53 belediye başkanı hakkında, görüşlerini açıkladıkları gerekçesiyle dava açılması eleştirildi.

TASLAK RAPOR

Yeni sivil anayasa hazırlığının ''insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme'' açısından çok önemli bir fırsat sunduğu anlatılan raporda, yeni anayasa çalışmasında sivil toplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye ediliyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''2008'in reform yılı olacağı'' taahhüdünün memnuniyetle karşılandığı belirtilen raporda, hükümetin parlamentodaki çoğunluğuna dayanarak reformlarda kararlı davranmasının Türkiye'nin modern demokratik refah toplumuna dönüşümünde hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Taslakta, ''demokratik yollarla seçilmiş siyasal liderliğin, iç ve dış politikayla güvenlik konularının biçimlenmesinde tam sorumluluk üstlenmesinin ve ordunun demokratik sorumluluğa saygı göstermesinin güvence altına alınmasında'' ve TBMM'nin askeri ve savunma politikasında bu kapsamdaki tüm harcamalarda tam denetim yetkisinin tesis edilmesinde ''hükümetin yeni sistematik çabalar göstermesi'' isteniyor.

TCK'NIN 301. MADDESİNE ÖNCELİK

Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesinin taahhütlere bağlı kalınarak öncelikle değiştirilmesi istenen belgede, ifade özgürlüğü kapsamında yeni reformların yapılmamış olması eleştiriliyor.

Taslak raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülerek örgütün ''devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi olanların yargıya teslim edilmesi'' isteniyor.

Vakıflar Yasası'nın çıkarılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği taslakta, ''AB Komisyonu'nun metni inceleyerek gayrimüslim azınlıklarca mülklerin yönetimi, satın alınması ve üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri alınmasının mümkün olup olmayacağını araştırması gerekir'' deniliyor.
Taslak raporda, Vakıflar Yasası'nın kabulünün ardından Türk hükümetinin, bu olumlu adımı değerlendirerek dinsel özgürlüklerle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu kapsamda tüm dinsel toplululuklara faaliyetleri için gerekli yasal statü, ruhani görevlilerin eğitimi, hiyerarşik seçim ve ibadet yerlerinin inşası konusunda yasal çerçeve sunulması, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması ve ''ekümenik patrik'' unvanının kullanımına izin verilmesi gibi isteklere yer veriliyor.

Belgede, ''Türk hükümetine, Kürt sorununun kalıcı çözümü amaçlayan siyasal inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılır'' ifadesine yer verilerek, DTP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarından ''demokratik Türk devleti içinde Kürt sorununa siyasal çözüm arayışına yapıcı biçimde dahil olmaları'' isteniyor.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin sağladığı ilerlemeden övgüyle sözedilen belgede, ''eşit muameleyle kadınların eğitim yapabilmeleri ve ekonomik açıdan güçlendirilmeleri Türkiye'nin daha fazla ekonomik kalkınması ve refahı açısından kritik önemdedir'' deniliyor.

Terör örgütü PKK'nın eylemleri şiddetle kınanarak ve terörle mücadelede Türkiye ile dayanışmaya vurgu yapılan raporda, terör örgütünün önkoşulsuz olarak derhal silah bırakması isteniyor. Raporda, ''Türkiye'ye karşı terörist eylemlerde topraklarının üs olarak kullanılmasına izin vermemeleri konusunda'' Irak hükümetine ve Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetime çağrı yapılarak, bu kapsamda Türkiye ile Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtiliyor.

DIŞ POLİTİKA KONULARI

Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereğine vurgu yapılan taslak belgede, ''Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı'' ileri sürülüyor.

AP'nin önceki Türkiye raporlarında yer bulan 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına değinilmeyen rapor taslağında, ''Türkiye'nin, ekonomik ambargoyu sona erdirerek Ermenistan ile sınır kapısını yeniden açması, Türk ve Ermeni hükümetlerinin geçmişteki olaylarla ilgili açık ve samimi tartışmaya izin vererek uzlaşma sürecini başlatması ve AB Komisyonunun bu süreci kolaylaştırması'' çağrıları yapılıyor.

''Karadeniz havzasında, Orta Asya'da ve daha geniş Ortadoğu'da AB dış politika hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortak olarak Türkiye'nin rolü onaylanır'' denilen raporda, AB Komisyonu ve üye devletlere çağrı yapılarak, bu bölgelerde Türkiye ile işbirliği potansiyelinden daha iyi yararlanılması isteniyor.

Raporda, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) misyonları yanında Kosova ve Afganistan gibi NATO operasyonlarına katılımı övülürken, ''Türkiye'nin AB-NATO stratejik işbirliği anlaşmasının uygulanmasını engellemesinden üzüntü duyulur'' deniliyor.

Türkiye'nin, ''Avrasya'nın enerji terminali olma hedefini ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda oynayacağı rolü tanınan'' taslakta, enerji faslının müzakerelere açılmasına destek veriliyor.

Oomen-Ruijten'in hazırladığı rapor taslağında, ''vize kolaylığı anlaşması müzakerelerine başlamaları'' için AB Komisyonu ve Türkiye'ye çağrı yapılıyor.

Kaynak: Ajanslar

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.