1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Antik insanların beslenme şekli diş analizleriyle anlaşılabiliyor
Antik insanların beslenme şekli diş analizleriyle anlaşılabiliyor

Antik insanların beslenme şekli diş analizleriyle anlaşılabiliyor

Jeolojide kullanılan yöntemlerin arkeolojik kalıntılara uygulanması, İspanya Zaragoza’daki antik dönem insanlarının beslenmelerine ışık tutuyor.

A+A-

Bask Bölgesi Üniversitesi UPV/EHU araştırma grubu tarafından yürütülen bir çalışmada, Tauste (Zaragoza) yerleşiminde ele geçirilen Müslüman bireylerin beslenme şekilleri incelendiğinde, yaşa ve cinsiyete dayalı farklılıkların olduğu anlaşıldı. Bu çalışma jeolog Iranzu Laura Guede’nin İber Yarımadası’nın kuzeyinde orta çağda beslenme ve gezerlik üzerine hazırladığı doktora tezinin bir parçasını oluşturuyor.

Bu çalışmada Tauste arkeolojik sit alanında yapılan çalışmalar sırasında arkeoloji ve antropoloji disiplinlerince ortaya atılan sorulara jeolojide kullanılan teknikler kullanılarak cevap arandı. Bu yerleşimdeki arkeolojik kazılarda sekizinci ve onuncu yüzyıllar arasında yaşamış olan 44 Müslüman bireyin iskeleti bulundu. Bu keşfin ardından UPV/EHU’nun Mineroloji ve Petroloji Bölümünden bir araştırma grubu bu orta çağ dönemi Müslüman topluluğun beslenme şeklini anlayabilmek amacıyla insan kalıntılarının dişlerinden aldıkları örnekleri analiz ettiler.

Araştırmacı Guede dişlere lazer ile uzaklaştırma tekniği uyguladı. Bu tekniğin  önemli özelliklerinden biri örnekleri hazırlama sürecinin uzun olmaması, dolayısıyla kalıntılara çok fazla zarar vermemesi.  Böylece arkeolojide zaten az olan kalıntıların daha iyi korunmasını sağlayarak gelecekte üzerlerinde başka çalışmaların yapılmasına da imkan tanıyor.

Kimyasal analizler, yetişkin erkeklerin beslenmesinde yetişkin kadınlarla gençlerinkine kıyasla ciddi şekilde farklar olduğunu ortaya çıkardı. Analizlere göre yetişkin erkekler daha fazla hayvansal protein tüketiyor, kadınlar ve gençler ise daha çok baklagil ve sebze yiyordu.

Araştırma grubunun elde ettiği sonuçların tarihçi, antropolog ve arkeologların çalışmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. “Sayısal veriler tek başlarına hiçbir şey ifade etmezken arkeolog ve tarihçilerin keşiflerini, hipotezlerini desteklemek için gereklidirler,” diyor Guede’nin tez danışmanlarından Dr. Zuluagna. Bu nedenle de “hayvansal proteinin tam olarak hangi hayvanlardan alındığını bulamıyor olsak da, yazılı kaynaklar ve orta çağ Müslüman toplumuyla ilgili antropolojik bilgilerin ışığında, diğer hayvanlardan ziyade koyun ve keçinin tüketilmesiyle elde edildiğini farz edebiliriz.”

Sabit izotop analizleri, “ne yersen o olursun” düşüncesinin gerçek olduğunu gösteriyor. Yediklerimiz vücudumuzun parçalarını oluşturmaya devam ederken kendi bedenimize, özellikle de diş ve kemiklerimize, bizimle ilgili önemli verileri de kaydederler.

Araştırmada dişin dentin tabakasından örnekler alındı. Jeolog Iranzu Guede’ye göre bu tabaka, beslenme şeklini anlamada diş minesinden daha iyi sonuçlar veriyor. “Dentinin kimyasal yapısı hayatımız boyunca yavaş yavaş değişikliğe uğrar. Bu nedenle de insanın hayatının son yıllarında yediği besinlerden gelen elementler, dentinde korunur.”

Araştırmada, beslenmenin yanı sıra bazı şaşırtıcı keşifler de yapıldı. Örneğin dört bireyin dentininde yüksek oranda kurşuna rastlandı. “Kurşun yoğunluğu o kadar yüksek ki bu bireylerin kurşundan zehirlendiğini gösteriyor,” diye belirtti Guede. İnsan kökenli bu element, pek çok araştırmaya göre kurşun mineraliyle çalışmalarını gerektirecek, seramik sırı üretimine benzer bir iş yaptıklarını gösteriyor olabilir.

Küpeli kadının gizemi

Bulunan bireyler arasında tek bir küpeyle gömülen kadın dikkat çekiyor. “Müslümanlar ölülerini hiçbir zaman mücevherleri ya da hayattayken sahip oldukları herhangi bir şeyle gömmedikleri için bu oldukça şaşırtıcı bir durum,” diyor Iranzu Guede.  Yaptığı gezerlik çalışmasına göre “bu kadının Tauste şehrinde doğduğunu, uzun yıllar başka bir yerde yaşadığını ve ölümünden birkaç yıl önce de yeniden Tauste’ye döndüğünü saptayabiliyoruz. Yolculuğunun sebepleri ise bilinmez olarak kalmaya devam edecek.”

Bu araştırma ayrıca Tauste’deki Müslüman topluluğunun durağan bir topluluk olduğunu da gösteriyor. İki kadın ve erkek dışında incelenen bireylerin hepsi Tauste’de doğmuş ve yine orada ölmüştü.

Tauste yerleşimi

Tauste arkeolojik sit alanı belediyenin ana geçiş yolunda yaptıkları çalışma sonucu keşfedildi. 2010 – 2013 yılları arasında arkeolog Francisco Javier Gutiérrez yönetiminde bölgede arkeolojik kazılar yapıldı. Gutiérrez iki hektar boyunca uzanan bu nekropol alanında 4.500 kadar mezar olabileceğine inanıyor. Bulunan insan kalıntılarının antropolojik incelemesi antropolog Miriam Pina tarafından yapılıyor. Radyokarbon tarihlemesine göre buradaki topluluk sekiz ilâ onuncu yüzyıllara, yani bölgenin Müslümanlar tarafından fethedilmesinden hemen sonraki çalkantılı döneme tarihleniyor. Ayrıca bu yerleşim bölgede Müslümanların yerleşik bir şekilde yaşadığına dair daha önce bilinmeyen önemli veriler sağlıyor.

kaynak: University of the Basque Country

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.