1. YAZARLAR

  2. Zeki SAVAŞ

  3. Anglo Sakson Doktrini
Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ

Zeki SAVAŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

Anglo Sakson Doktrini

A+A-

1976 yılında Filistinliler bir uçak kaçırır. (Bu uçağı Filistinlilerin kaçırmadığına dair görüşler de var) Yahudilerin içinde olduğu bu uçağı Uganda'nın Entebbe şehrine indirirler. Uganda, o zamanlar İdi Amin diktatörü tarafından yönetiliyordu. Ariel Sharon da o zaman İsrail'de Özel Kuvvetler komutanıydı. Filistinli gerillalar Yahudi olmayan yolcuların tümünü serbest bırakırlar ama onların arasında fark etmedikleri Yahudi yaşlı bir kadın da varmış. Serbest bırakılan yolculardan hava korsanları hakkında bilgi alınır. İsrail de hemen bu kadını alıp onun bilgisine başvurur. Yaşlı kadın olayı anlatırken şöyle bir cümle kullanır:

 

"Hava korsanları Yahudi olmayanlar ile Yahudileri birbirinden ayırdıkları zaman bir an Yahudilerin mazlumiyeti beni ürpertti ve kendi kendime şöyle dedim:Yahudi olan İsrail devleti ne işe yarıyor? İsrail devletine rağmen nasıl böyle bir duruma maruz kalırız?" Yaşlı kadının bu sözleri Siyonist devletin yöneticileri ve özellikle de güvenlik ve istihbarat güçleri üzerinde derin tesirler bırakır. İsrail, hava timlerini ağır silahlarla, 130 mm'lik toplarla hazırlayarak Entebbe'ye gönderir ve bütün Filistinli hava korsanlarını öldürdükten sonra başkalarına ibret olsun diye hava alanındaki tüm uçakları da imha eder. İsrail'in bu tepkisinin altında gerçekte o yaşlı Yahudi kadının 'İsrail ne işe yarıyor ve İsrail'e rağmen nasıl böyle olur' şeklindeki sözleri yatıyordu.

 

Şimdi şu soruları kendimize soralım:

 

İsrail tankları Kudüs, Gazze, Cenin Tulkerm'de Filistinlilerin evlerini yıktığında, kadınlar ve çocuklar feryad ettiğinde,

 

İsrail Lübnan'da kadınların ve çocukların sığındığı sığınağı onların başlarına yıktığında,

 

Afganistan'da düğün merasimleri Amerika'nın uçaklarından atılan bombalarla ceset tarlasına döndüğünde,

 

Irak'ta Amerika askerleri tarafından yüzlerce Müslüman kadının ırzına tecavüz edildiğinde,

 

Afganistan ve Irak'ta Amerika ve İngiliz askerlerince eğlence olsun diye masum insanlar öldürülüp kan revan içindeki cesetlerin yanında poz verilerek fotoğraflar çekildiğinde,

 

İslam ülkelerinin varlığı ne işe yarıyor? 1.5 milyar Müslüman ne işe yarıyor? Biz ne işe yarıyoruz?

 

Bir Yahudi için İsrail, bir hava alanını yok ederken milyonlarca müslümanın şerefi, namusu, haysiyeti, vatanı ve bütün değerleri ayaklar altında çiğneniyorsa, biz hangi soruları kendimize sormalıyız?

 

Iraktaki Ebu Gurayb cezaevinde Amerika ve İngiliz askerlerince Iraklı kırk erkek ve kadın zorla cinsel ilişkiye zorlanıyor ve bu ilişkiler kayda alınıp internet üzerinden yayınlanıyorsa İslam dünyası ile Batı dünyası ve bu iki dünya arasındaki ilişkiye dair ne diyeceğiz?

 

İşgal edilmiş İslam topraklarının tümünde Müslüman kadınlar düşmanın taaddisi ve taarruzu altında kalıyorsa hangi İslam dünyasından ve dünyanın Batı ile ilgili hangi diyalog ve entegrasyonundan söz edeceğiz?

 

Tecavüze uğrayanın mütecaviz ile nasıl bir diyalog ve entegrasyonu olabilir?

 

Namusu, şerefi, haysiyeti, dini ve vatanı kirletilmiş insanlar, bu cürmü işleyenlerle nasıl bir ittifak içinde olabilir?

 

İslam dünyasının bu hali, ıssız bir yolda eşkıya grubu tarafından yolu kesilen bir kadınla erkeğin hikâyesine benziyor. Şakiler, adamın elini bağlayıp etrafına bir daire çiziyorlar. Sonra da hanımına taadide bulunmaya başlıyorlar ve adama da 'erkeksen etrafına çizilen dairenin dışına çık' diyorlar. İslam dünyasındaki erkeklerin ve kadınların durumu bu hikâyedeki çiftin durumundan farksız değildir.

 

Anglo Saksonların (Amerikalılar, İngilizler, Kanadalılar ve Avustralyalılar demek. İngiliz-Amerika ortak anlayış ve politikalarını ifade etmek için de kullanılır) müstehcen mahiyette bir deyimleri vardır: Eğer tecavüze uğrayıp mukavemet edemiyorsanız, bu tecavüzü kabullenin ki, zevk alasınız. Her bir toplumun deyimleri gerçekte o toplumun doktrini sayılır. Anglo Saksonların bu doktrini, gerçekte bunların uluslararası ilişkilerinin ve özellikle de İslam dünyasına dönük dış politikalarının temelini oluşturuyor. İslam dünyasına tecavüz ediyorlar ve bu tecavüzlerinin Müslüman dünya tarafından kabullenilmesini ve hatta bundan zevk almaları gerektiğini salık veriyorlar. Afganistan ve Irak işgalinde yaşananlar başka ne ile izah edilebilir? Afganistan ve Irak işgalinde uygulanan fecaatler bu doktrinin icrasından başka bir şey miydi? Bu müstehcen gözüken deyimin arkasındaki felsefeyi ve doktrini bu iki İslam ülkesinde bire bir uygulamadılar mı?

 

Amerika Büyük Ortadoğu Projesini gündeme getirdiği yıllarda Amerika'da bir tişört üretilmişti. Bu tişörtün arkasında yazılar, harita ve silah resimleri vardı. En üst kısımda 'Operation', onun altında büyük harflerle ENDURİNG FREEDOM ve onun altında da PEACE KEEPING MISSION yazıları. (Operasyon, sürekli özgürlük, barışı koruma misyonu) Bu yazıların altında da İslam dünyasının haritası yer alıyordu. Haritanın dört köşesinde de Apaçi helikopteri, tank, füze ve askeri cemse resimleri vardı.


 


Bu tişört, her şeyi anlatıyordu. Islahat dedikleri, özgürlük ve barış dedikleri şeyin Irak'a maliyeti 1.5 milyon ölü, 2 milyon yaralı ve malul, 1 milyon dul kadın, 3 milyon yetim ve 5 milyon avare oldu.

 

Bu koşullarda İslam dünyasına, mütecaviz Batı ile diyalog arayan bir lidere mi yoksa Batı ile hesaplaşabilecek bir lidere mi ihtiyaç vardır?

 

Amerika Irak'ı işgal ettiğinde önce petrol bakanlığına sonra da İstihbarat bakanlığına ve belgelerine el koydu. ABD kaynakları, Irak İstihbarat bakanlığında ele geçirdikleri belgelere ait istihbari değerin, bir trilyon Dolar olduğunu söylemişlerdi. Bütün Iraklılar fişlenmiş durumdaydı. Irak'taki tüm siyasi grup ve teşekküllere ait bilgiler. Irak'taki yabancı gruplar ve militanlar ez cümle Halkın Münafıkları örgütü ve Irak'ın yurt dışında oluşturduğu istihbari birimler ve daha nice bilgiler. Amerika ne kadar para ve zaman harcamalıydı ki, stratejik bir ülkeye ait bu kadar bilgi toplayabilsin?

 

Amerika ve Batının işgal süreçlerinde uyguladıkları temel stratejilerden biri, işgal edilmiş ülkenin neslinde değişiklik yapmak ve o ülkedeki kadınların ırzına tecavüz etmektir. Bu strateji, Anglo Sakson doktrinin gereğidir. Vietnam işgali boyunca Amerika askerleri sabah içtimalarında bir elleri silahlı ve havada öteki elleri cinsel organlarının üzerinde "Gun" diye bağırıyorlardı. Gun, yani ateşli silah. Bu tablo, Amerika askerinin girdiği yerde nasıl bir ifsad çıkaracağını bütün çıplaklığıyla gösteriyor. Vietnam ile ilgili Amerikalıların çevirdiği bir filimde Vietnamlı bir kız ile ilgili komutanıyla tartışan er, şu itiraz sorusunu yöneltiyor komutanına: "Bizim aldığımız eğitimin bir kısmı bu ülkenin hem topraklarını, hem inançlarını hem de kadın ve kızlarını almakla ilgili değil miydi?"

 

Corc W. Bush'un şu açıklamasını hatırlıyor musunuz? "Arap ülkeleri liderleri yazışmalarına besmele ile başlamayacaklar, kitaplarındaki cihad ayetlerini çıkaracaklar ve alfabelerini Arapça'dan Latince'ye çevirecekler"

 

Bu cümlelerde İslam ümmetini kendi dinlerinden, kültürlerinden ve tarihlerinden kopartmak hedefleniyordu. Bir toplumun yazım alfabesi değiştiği zaman, geçmişi ve tarihiyle olan irtibatı kesilmiş olur. Örneğin Türkiye toplumu 90 yıllık bir toplumdur. Nevzühur ve kökleri olmayan bir toplum. Bugünkü nesilden kaç kişi, altı asırlık Osmanlı dönemi birikimini okuyup anlayabiliyor? Herhalde milyonda, bir elin sayısını geçmeyecek rakamlardadır.

 

Irak'ın işgalinden iki ay sonra Amerika Kongresi dört generali kongreye davet edip onlara, "Biz Irak'ı işgal ettik ve oraya yerleştik. Şimdi İran'a saldırmak istiyoruz. Ne yapmalıyız" diye soruyorlar. En üst rütbedeki general şu cevabı veriyor:

 

"İki şey yapmanız lazım. Birincisi, cihad ve şehadet ruhunu İranlılardan alınız. İkincisi, İranlılardaki Amerika'ya karşı olan nefreti gideriniz."

 

Bu görüşmenin arkasından CIA, Amerikalı sanatçı Arnold Schwarzenegger'in İranlıların arasında tanıtılması ve mahbub hale getirilmesi için gerekenlerin yapılması kararını almıştı.

 

Vietnam'da tecavüze uğrayan kadın sayısı ile ilgili otuz binden dört yüz bine kadar farklı rakamlar veriliyor. Sadece My Layi köyünde 450 Vietnamlı kadın ve çocuğa tecavüz edilip öldürüldü.

 

Amerika askerleri Vietnam'dan çekildiği zaman, dört yüz bin Vietnamlı kadın, Amerika askerleri tarafından su-i istifade edilmiş olarak Vietnam'a armağan edildi. Bu bilgi, Vietnamlı kadınlar tarafından yazılan 'Vietnam Kadınları' adlı eserde yer almaktadır.

 

Öldürmek ve tecavüz etmek, Amerikan işgalci askerlerinin iki temel görevidir. Afganistan'da işgal boyunca intihar oranının yüksekliğinin temel nedeni, Amerika askerlerinin tecavüzleriydi. Tecavüze uğrayanların bir kısmı, kurtuluşu kendini yakarak veya başka bir yolla yok ederek ölümde aradı. Irak'ta bulunan 38 ülkenin askerlerine de aynı fecaati işlemeleri emri verilmişti.

 

Birinci dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki modern Batının neden olduğu savaşlarda ölen insan sayısı, 85 milyondur. Seksen yılda tam 85 milyon insan öldürülmüştür. Bu sayının 52 milyonu, İkinci Dünya Savaşına aittir. Bu rakamı Amerika'nın ünlü strateji uzmanı Brejinski (Zbigniew Brzezinski) veriyor.

 

Bu savaşların arkasındaki ve aynı zamanda bu savaşların müsebbibi hangi mefkûre ve ideolojiydi? İslam mı yoksa liberalizm, sosyalizm ve nasyonalizm mı? İslam mı yoksa Anglo Sakson doktrini mi?

 

Amerika Irak'tan çekilirken İslam dünyasının başka yerlerine, belki de daha yakınımızda bir yere girip aynı fecaatleri tekrar etme ihtimali üzerine bu hatırlatmalarda bulunma ihtiyacı duydum. Çünkü Müslüman halklar Saddam, Esad, Kaddafi, bin. Ali, Suudlar ve daha nice zalimlerin zulmü ile Anglo Sakson zalim ve kâfirlerinin zulmü arasında bir tercihe zorlanıyor. Ayrım yapmaksızın Müslüman halkların imdadına yetişecek kimse de yok gibi.

 

Şimdilik yapabileceğimiz şey, düşmanın kendisinden ziyade onun stratejilerine saldırmak ve stratejilerini işlemez hale getirmek olabilir.

 

Fitrat.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.