1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Anayasa Mahkemesi ve iktidar gerilimi...
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Anayasa Mahkemesi ve iktidar gerilimi...

A+A-

 Anayasa Mahkemesi’nin “siyasi işlevi’yle ilgili tartışma bir kez daha alevlendi.

SP ve BBP’nin yüzde 10’luk seçim barajının hak ihlali oluşturduğuna ve ilgili kanun hükmünün iptali için yaptıkları bireysel başvuru etrafında kopan fırtına en az öncekiler kadar sert olacağa benziyor.

Anayasa Mahkemesi’nin (1995’te tersi bir karar vermiş olmakla birlikte bugün) yüzde 10’luk barajı bir hak ihlali olarak görmesi mümkün.

Ancak önemli olan bunun sonuçları...

Böyle bir karar çıktığı zaman ne olacak?

Yasaya göre olması gereken, ilgili mercinin bu durumda yasama gücünün harekete geçmesi ve bu ihlali oluşturan yasa hükmünü değiştirmesidir. Bu, zamanlamasıyla, içeriğiyle 2015 seçimlerine gölge düşürmeyecek biçimde düzenlenebilecek bir durumdur. Yasa değişikliği durumunda yine Anayasa'ya göre uygulama ancak 1 yıl sonra yürürlüğe girebilecek ve 2015 Haziran seçimlerini etkilemeyecektir.

İşin tartışmalı ve siyasi tarafı burası değil.

Tartışmalı kısım Anayasa Mahkemesi kaynaklı ve muhalefet tarafından desteklenen bir yorumdan kaynaklanıyor.

Bu yoruma göre mahkeme bireysel başvuru dosyasında ihlal tespit ederse ve ihlalin kaynağı bir yasa hükmüyse, bu yasa hükmü Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından somut norm denetimi yolu ile iptal edilebilir.

Böyle bir yorum şüphe yok ki iki anlam taşıyacaktır.

Bir yandan Anayasa Mahkemesi hem savcı hem yargıç haline dönüşecek, doğrudan kural bağlayan bir siyasi konuma gelecektir.

Diğer yandan Anayasa Mahkemesi üzerinden siyaset yapmak, siyasi iktidar alanına bu yolla gedik açma anlayışı demokratik mantık açısından bir kez daha kabul edilmez  noktaya ulaşacaktır.

Şimdi işin başına dönelim...

Yüzde 10’luk baraj meselesi çok yönlü bir konu. Değişik boyutlarını birbirinden iyice ayrıştırmak gerekiyor.

1. Yüzde 10’luk baraj meselesi, temsil adaleti-siyasi istikrar dengesi ve demokrasi açısından önemli konudur. Türkiye’de yüksek baraj uzun süredir demokrasinin önündeki engellerden birisi olarak tanımlanmaktadır, özellikle Kürt meselesinde tam temsilin önünü tıkamaktadır. Ve bu açıdan tartışılması, Meclis tarafından ele alınması ve mevcut oranın düşürülerek yeniden düzenlenmesi elzemdir.

2. Ancak bu, hukuki değil siyasi bir tartışmadır. Seçim barajının hangi ölçüde koyulabileceği, hangi ölçünün hak gasbına yol açacağı siyasi bir tartışmadır. Pek çok Batı ülkesinde baraj değişik oranlarda uygulanmaktadır. Nitekim  AİHM Türkiye’de uygulanan yüzde 10’luk seçim barajına ilişkin 2006’da açılan davada, “insan hakları ihlalinde bulunulmadığı” yönünde karar almıştı. Gerekçeli kararında, “Türkiye’de özellikle 1970’li yıllardaki istikrarsızlığın göz önünde tutulduğu”nu ifade etmiş, bu barajın TBMM’nin “aşırı şekilde bölünmesi ve işlevsiz hale gelmesini” önlemeye yönelik olduğu belirtilmişti. Mahkeme barajı yüksek bulmakla birlikte alacağı bu istikamette kararın “iç siyasette önemli karışıklıklara neden olacağını” söylemiş,  “kendi işinin böyle bir karışıklığa neden olacak karar vermek olmadığı”nı vurgulamıştı.

3. Oysa Anayasa Mahkemesi’nin şu anda izlediği yol da tam olarak budur. Yapılan başvuru Anayasa Mahkemesi’nin Bireysel Başvuru Genel Kurulu’nda görüşülecek ve o istikamette karar verilirse, kuralın iptalini AYM Genel Kurulu'ndan isteyecektir. Bir ay içinde tamamlanabilecek olan bu prosedür sonunda iptal gerçekleşecektir. Ama Anayasa’nın 67. Maddesi'ne göre seçimlere 1 yıldan az kaldığı için yeni hüküm uygulanamayacağına göre, iptal ve bu hüküm arasında sıkışıklık seçimlere yönelik meşruiyet tartışmalarını açacaktır. Bu bir muhalefet tarzıysa, bu tarza AYM katılıyorsa ya da bu çerçevede kullanılıyorsa, bunu hukuk devleti kuralları içinde değerlendirmek söz konusu olamaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.