1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Amellerin Daimi Etkileri/ Maarif
Amellerin Daimi Etkileri/ Maarif

Amellerin Daimi Etkileri/ Maarif

A+A-

 

İnsanın amelleri nitelik, nicelik ve genişlik açısından eşit etki bırakmamaktadır.

 

Amellerin bir kısmı sınırlı bir çerçeveye sahip olup etkisi de yapıldığı döneme veya dünya hayatıyla sınırlıdır ve ölümle birlikte o amelin hesap defteri de kapanmış olur. Fakat amellerden bazılarının sınırları dünyevi hayat sınırlarını aşmakta ve hatta etkisi kıyamete kadar devam etmektedir. Bu ameller hem genişlik ve keyfiyet bakımından hem de müddet ve derinlik açısından çok geniş bir daireye sahiptir. Salih evlat yetiştirmek veya güzel amelede bulunmak gibi.

Bu konuya Kur’an-ı Kerim’de değinilmektedir. Yasin suresinin 12. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların önden taktim ettiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık (bir kitapta) bir bir kaydetmişizdir.”

Yine Kıyamet suresinin 13. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.”

Bazı ameller öyle bir dalga oluşturur ki, çok geniş bir alana yayılarak insanın ölümünden sonra uzun yıllar devam edebilir. Başka bir ifadeyle amellerimizin sonraki etkileri bazen önceki etkilerinden çok daha fazla olabilir. Örneğin insan, ömrü boyunca ne kadar namaz kılmış olsa bile 70-80 yıldan fazla namaz kılmamıştır ama eğer namazla ilgili yararlı bir kitap yazıp eser ortaya koyacak olur ve insanlar tarih boyunca o eserden yararlanarak milyonlarca kişi namaz kılmaya yönelir olursa, onun amel defteri açık kalacak ve yüzlerce, belki binlerce yıllık kılınan namazların sevabı onun sevap hanesine yazılmış olacaktır. İşte bu durumda bazen bir amel o kadar büyük olur ve genişler ki, onun haddı ve hududunu tasavvur etmek bile imkansız hale gelir. Örneğin eğer insan toplum içinde bir kişinin hidayetine vesile olursa, tüm dünyada var olar bütün değerlerden daha kıymetli bir şey yapmış olur.

Allah Resulü Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Sen eğer bir kişiyi hidayete erdirecek olursan bu senin için tüm dünya ve dünyadakilerden daha hayırlıdır.”

İmam Sadık (ra)dan Maide suresinin 32. Ayetinde zikredilen “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır” mealindeki kelam-ı ilahinin ne anlama geldiğini sorduğunda Hz. Sadık (ra) şöyle buyurmuşlardır: “Kim insanı sapkınlık ve dalaletten hidayete erdirirse onu yeniden diriltmiş gibi olur ve kim insanı hidayetten sapkınlığa sevkederse onu öldürmüş gibidir.”

Görüldüğü gibi bir insanın hidayete erdirilmesi bir toplumun diritilmesi mesabesinde bir önemi haizdir; keza bir insanın saptırılması ve dalalete sevkedilmesi de bir toplumun öldürülmesi ve saptırılması mesabesindedir.

Amellerin sonraki etkileri iki yolla oluşabilir:

a- İnsanın kendi ölümünden sonra tahakkuk eden amellerinin etkileri

b-Başkalarının, ölünün hayrına yaptıkları amel ve ihsanların sevabı.

Birinci grupla ilgili Hz. İmam Sadık (ra)ın şöyle buyurduğu rivayet ediliyor: “Ölümünden sonra mümin kimseye sevap ulaştıran 6 özellik var:

1- Onun için istiğfar ve bağışlanma talep eden salih, hayırlı evlat

2- Okunan Kur’anı Kerim

3- Kazdığı su kuyusu

4- Diktiği ağaç

5- Halkın hizmetine sunduğu akar su

6- Örneklik oluşturduğu iyi ameller ve yollar

Bir diğer konu da kötü amellerin etkisidir. Örneğin hakkunnas, kul hakkıyla ilgili olduğundan bunun etkileri de çok tehlikeli olur. Hakkunnas konuları şöyle sıralanabilir:

1- Mali haklar

2- Vücut ve cisim hakları

3- Haysiyetle ilgili haklar

4- Sapkınlık ve dalaletle ilgili haklar.

Başka amellerden insan’a gelecek sevap ve olumlu etkiler hakkında da bir takım rivayetler mevcuttur. Bu rivayetlerin birinde insandan niyabeten yapılan hac, verilen sadaka ve tutulan orucun ölünün sevap hanesine yazılacağı bildirilmektedir.

Bir hadiste de şöyle denilmektedir: Günün birinde İsa bin Meryem (as) mezarlıktan geçerken bir ölünün mezarda azap çekmekte olduğunu görür. Bir sonraki yıl yine aynı yerden geçerken o ölünün artık azap çekmediğini görür. Bunun üzerine ‘Ey Allam’ım! Geçen yıl buradan geçerken bu ölünün azap çekmekte olduğunu gördüm ama bu yıl azap çekmediğini görüyorum bunun sebebi nedir’diye sorar. Allah u Taala c.c. tarafın nida gelir: Ey Ruhullah! Bu süre içinde onun salih bir evladı büluğ çağına ulaştı, bir yolu düzeltti, yetime sığınma verdi bunun için de o salih evladın hayır amellerinden ötürü bu kişinin günahlarını bağışladık.”

Elbette amellerin sonraki etki ve tesiri hakkında burada zikrettiğimiz husus ve rivayetler sadece birer örnekti. Konuyla ilgili daha nice örnekler ve rivayetler mevcuttur. İnsanın inşa ettiği cami, kendinden sonra bıraktığı ilmi eserler, oluşturduğu cari sadakalar gibi… Bir diğer husus da şudur ki, salih evlat sadece insanın öz evladıyla sınırlı değildir. Salih evlat kavramı, insanın talebelerini de kapsar. Çünkü öğretmen, muallim de insanın babası mesabesindedir.

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.