1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Amel Defteri Nedir ve İlahi Mahkemeye Nasıl Sunulur?/ Maarif
Amel Defteri Nedir ve İlahi Mahkemeye Nasıl Sunulur?/ Maarif

Amel Defteri Nedir ve İlahi Mahkemeye Nasıl Sunulur?/ Maarif

A+A-

 

Kur’an-ı Kerim'de vurgulanan konulardan biri de “amel defteri” konusudur. Bu amel defterinde insanın ömrü boyunca işlediği tüm amelleri, söylem ve eylemleri tüm ayrıntı ve incelikleriyle kayıt altına alınmaktadır.

 

Bu defterde amel kayıt altına alındığı gibi hatta amel sahibinin niyet ve hedefi de belirtilmektedir. İnsanın amel defterinden amacın ne olduğu hakkında çok sözler edilmiştir. Amel defteri ile ilgili sadece şunu söyleyebiliriz ki, Kur’an-ı Kerim ve hadislerden anlaşıldığı kadarıyla bu amel defteri normal ve maddi bir defter değildir. Amel defteri insanın nefsi ve ruhu ile irtibatta olup insanın zatında bir yer edinmiş olması gerekir. Öyle ki, onun hakkındaki ilim, insanın kendi nefsine olan ilmi ve malumatı gibi kesin ve kuşku kabul etmez nitelikte olmalıdır.

Bu konuyla ilgili ayrıntıları Kur’an ayetleri ve hadislerde görüyoruz:

1-İnsanın amellerinin en inceliklerine kadar kayda geçmesi:

İnsanın doğduğu günden öldüğü güne kadar tüm amelleri, eylem ve söylemleri ve hatta nefsani özellik ve alışkanlıkları en ince noktalarına kadar kayda geçmektedir.

“Şüphesiz biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta bir bir kaydetmişizdir.”(Yasin:12)

“Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün

yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”(Kehf:49)

Kur’an ayetleri, amel defterini beyan etmek için muhtelif kavramlardan yararlanmaktadır. Bu kavramlardan amel defteri anlamı çıktığı gibi aynı zamanda her biri özel bazı manaları da ithiva etmektedir. Örneğin “tair” ve “zübür” kavramları kullanılmış ve bunların anlamı kitaptır. Örneğin Kamer suresinin 52 ve 53. Ayetlerinden mealen şöyle buyruluyor:

“ İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır. Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.”

Hz. Ali (ra) da şöyle buyuruyor:

“Allah u Taala’nın, ilminin ihata ettiği ve kitabının kayıt altına aldığı her şeyden affına sığınıyorum. Öyle bir ilim ki, kesinlikle aykırılık olmaz ve öyle bir kitap ki, hiçbir şeyi göz ardı etmez.''

2- Kesin oluşu ve kuşku kabul etmeyişi:

Amel defterinin bir diğer özelliği de, onun açık, aydın oluşu ve kesinlikle kuşkuya yer bırakmamasıdır. Daha önce de belirtildiği gibi insandan ayrı değildir, bilakis insanın kol kanadı olup her zaman onunla birliktedir.

Kur’an-ı Kerim İsra Suresi'nin 13 ve 14. Ayetlerinde bu konuda mealen şöyle buyuruyor:

“Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. “Oku kitabını! Bugün hesap sorucu olarak sana nefsin yeter” denilecektir.”

Bu ayette üç hususa dikkat çekilmiştir: Birincisi, bu amel defterinin insanın boynuna asılı olması ve asla ondan ayrılmayacak olmasıdır. İkinci husus, bu amel defteri o kadar açık ve aydındır ki,

okur yazar olan ve olmayan, Arap ve Acem herkesin onu rahatlıkla okuyabilecek olmasıdır. Üçüncü husus ise şudur ki, insanın amel defterinin sürekli olarak açık ve neşir halinde olması ve mahşerde toplanan her kesin onu görebilecek ve okuyabilecek olmasıdır. Yine Tekvir Suresi'nin 10. Ayetinde mealen, “Amel defterleri açıldığı zaman…” diye buyrulmaktadır. Hz. Cafer Sadık (ra) bu ayetin açıklanmasıyla ilgili şöyle buyuruyor:

-“Kıyamet günü başladığı zaman insanın amel defterini eline verirler ve ardından ona amel defterini oku derler. Allah u Taala ona amellerini hatırlatır. Öyle ki, her bir kirpik çırpışı, attığı adım, söylediği söz veya yaptığı başka her türlü amel ona hatırlatılır.. Bunun üzerine der: Yazıklar olsun bana! Bu nasıl bir kitap, defterdir ki, irili ufaklı hiçbir şey gizli kalmamıştır!?”

Yine Casiye Suresi'nin 28 ve 29. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir. İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.”

Bu ayette dikkat çeken husus şudur ki, burada kayıt işini Allah u Taala kendine nisbet veriyor ama başka ayetlerde meleklere nisbet vermektedir. Elbette bunlar arasında bir zıtlık ve çelişki de söz konusu değildir. Zira meleklerin her yaptığı şey bizzat Allah u Taala’nın irade ve emri ve iradesi üzerinedir.

3- Amel defterini düzenleyenler:

Bir çok ayet ve hadiste amel defterini hazırlayan ve yazanlar, “rakib”, “atid”, “kiram-el katibin” ve “hafizin” isimleriyle anılmaktalar ve tüm bunlardan maksat amel defterlerini not alan ilahi meleklerdir.

Kaf Suresi'nin 17 ve 18. Ayetlerinde mealen şöyle buyruluyor:

“Üstelik biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir. İnsan hiçbir söz söylemez ki, onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.”

Bu ayette ve diğer bazı ayetlerde sağ ve soldan maksat iyilik ve kötülüktür. Bunun için de iyilikleri yazan meleğe sağ taraftaki melek ve kötülükleri yazan meleğe de sol taraftaki melek denmiştir.

Yüce İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav)den nakledilen bir hadiste o hazret şöyle buyurmuştur:

“İnsan, iyi bir amel işlediği zaman sağ tarafından melek onun ameline on kat mükâfat yazmaktadır. Fakat kötü bir amel işlediği zaman ise sol tarafındaki melek onu kaydetmek istediği zaman sağ taraftaki melek, ona yedi saat mühlet vermesini ve bu süre içinde tevbe ve istiğfar etmesi durumunda onun hakkında bir şey yazmamasını, ama tevbe etmeyecek olsa da sadece bir günah yazmasını istemektedir.”

Bir başka ayette de amel defterini yazan melekler, “kiram-el katibin” (çok değerli katipler, yazıcılar) olarak isimlendirilmişler. Nitekim İnfitar Suresi'nin 10 ila 12. Ayetlerinde mealen şöyle buyruluyor:

“Hâlbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.”

Kumeyl duasında da bu meseleye temas olunmuştur:

“…Benden sadır olan her şeyi korumakla görevlendirilmiş kiram-el katibini isbat etmekle görevlendirdiği tüm günahlar…”

Yine İmam Seccad (ra) Sahife-i Seccadiye adlı eserinde şöyle buyurmuştur:

“…Allah’ım! Amellerimizi kayıt altına almakla görevlendirdiğin kiram-el katibin meleklerin karşısında bizlerin işimizi kolaylaştır ve amel defterimizi iyi amellerimizle doldur ve bizleri kötü amellerimizden ötürü onlar önünde rezil etme…”

Bazı rivayetlerden anlaşıldığı kadarıyla insan amellerini yazan melekler, “rakib-atid” gece ve gündüz şeklinde ayrılmaktadır. Mesela bir hadiste, kim sabah namazını fecrin doğuşu anında kılacak olursa bu ameli görev değişimi yapmakta olan hem gece ve hem de gündüz meleği tarafından kayıt altına alındığı belirtilmektedir.

4- Amel Defteri İnsana Nasıl Teslim Edilecek:

Daha önce de belirtildiği üzere insanın amel defteri ondan ayrı değil ve her zaman onun yanında bulunmaktadır ve hatta boynuna asıldır ama amel defteri gerçeği ve muhtevasının aşikâr olması niteliği muhtelif insanlara göre farklıdır ve bu farklılık amel defterinin içeriğinin iyi veya kötü olmasına bağlıdır. İyiler amel defterlerini sağ elleriyle alacakları gibi kötüler başlarının arkasından ve sol elleriyle alacaklar.

Hakka Suresi 19, 25 ve 26. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: Gelin, kitabımı okuyun!” Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim.”

Başka ayetlerde de bu gerçeğe işaret edilmiştir. İnşikak Suresi'nin 7 ila 12. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“Kime kitabı sağından verilirse, hesabı çok kolay bir şekilde görülecek, sevinçli olarak ailesine dönecektir. Fakat kime kitabı arkasından verilirse, “helâk!” diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir. ”

5- Amel Defterlerinin Türleri:

Ayetler ve rivayetleri incelediğimizde birkaç çeşit amel defterinin olduğunu farkederiz. Birincisi insanların sağ eline veya sol eline verilecek ferdi amel defteridir ve daha önce bu mevzuya değindik. Nitekim İsra Suresi'nin 13. Ayetinde de bu konuya değinilmekte ve şöyle buyrulmaktadır:

“Her insanın amelini boynuna yükledik.”

İkincisi: Bir ümmetin amellerinin kaydedileceği amel defteridir. Casiye Suresi'nin 28. Ayetinde mealen şöyle buyruluyor:

“Her ümmet kendi kitabına çağrılır.”

Üçüncüsü; ilk baştan sonuna kadar tüm ümmetlerin amellerinin bir arada yazılan amel defteri. Nitekim Yasin Suresi'nin 12. Ayetinde bu manaya işaret edilmekte ve mealen şöyle buyrulmaktadır:

“Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bir bir kaydetmişizdir.”

Veya Kehf Suresi'nin 49. Ayetinde mealen şöyle okuyoruz:

“Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. ”

Amel defterlerinin muhtelif olmasının hikmetlerinden biri belki de insana, amellerin en ince ayrıntılarına kadar kayıt altına alındığını anlatmak içindir. Bir başka ifadeyle kitap, iki aşamalı bir hakikattir ve insanın tüm amellerinin en ince ayrıntılarına kadar yazıldığı vurgulanıyor.

6- Amel defterinin hikmeti:

Allah u Taala bizlerin tüm amellerimizden, niyetimizden, kalbi eğilimlerimizden haberdar olduğunu göz önünde bulundurursak, o zaman Allah u Taala'nın, bizler için amel defteri hazırlatmasına ne hacet olduğu gibi bir soru aklımıza gelebilir. Özellikle bizzat kendisi şahid ve ilim sahibidir ve yapılanlara tanıklık etmekte ve inkâr edilemeyecek diğer bir takım tanıklar daha bulunmakta iken.

Cevaben dört konuya değinilebilir:

Birincisi, bu meselenin eğitim ve terbiye boyutudur. insan yaptığı, dile getirdiği, düşündüğü ve hissettiği her şeyin kayıt altına alındığına inanırsa ona göre tedbirli hareket eder. Çünkü insan, kendi sesini veya görüntüsünü kaydeden bir mikrofon veya kamera karşısında olduğunu bildiği zaman kendine çeki düzen verir, dile getireceği sözlere dikkat eder ve özenle kelimelerini seçer. Daha sonra kendi aleyhinde kullanılacak lafları veya hareketleri yapmamaya ve hatta kendi konumuna halel getirecek davranışlarda bulunmamaya büyük özen gösterir. Şimdi bu insana yaşamı boyunca her anının, her sözünün, her davranışının, hatta her düşüncesinin en ufak ayrıntılarına kadar kayıt altına alındığı söylenirse doğaldır ki, o insan tüm hayatında attığı her adımını, söylediği her sözünü, her davranış ve tutumunu çok dikkatli atar ve bir yanlışın yaşanmamasına özen gösterir.

İkincisi, bu amel defteri hüccetin tamamlanması mesabesinde olabilir. Çünkü ilahi adalet mahkemesinde en ufak bir eksiklik olmamalı, belge ve kanıtlar suçlunun aleyhinde öylesine güçlü ve muhkem olmalıdır ki, amel defterinin sahibi kendisi hakıknda hüküm verebilsin.

Üçüncüsü, kendi parlak veya siyah amel defterimizi müşahede etmekle elde edeceğimiz zevk veya ıstırabı göz ardı etmemek gerekir. Amel defteri parlak olup iyi şeylerle dolu olan kimse kendi amellerini görmekten sonsuz zevk alacağı gibi tersine, amel defteri siyah olan ve günahlarla dolu olan kimse de onu müşahede etmekle bir o kadar azap çekecektir. Bu azap öylesine çetin olacak ki, asla kendi amel defterini görmek istemeyecek ve kendisiyle amel defteri arasında doğuyla batı arasındaki mesafe kadar bir mesafenin olmasını arzulayacak ve alabildiğince “vay halime bu nasıl bir defterdir ki, irili ufaklı hiçbir amelimi göz ardı etmemiştir” diye feryat edecektir.

Dördüncüsü, dünya sebepler vasıtasıyla idare edilmektedir.

7- Amel defterinin içyüzü:

a)Normal yazılardan ibaret değildr

b)Bazıları, insanın kendi nefsinden ibaret olduğunu söylemişlerdir

c) İnsanın amellerinin gerçeğini ihtiva etmektedir

“Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir.” (Alı İmran: 30)

d)İnsanın batını gerçeğidir

e) Ameller ruh ve cana tesir edeceği gibi dış dünya ve yeryüzünün çevresindeki atmosferde de etkilidir.

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.