1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Altan Tan: Devrimci halk savaşı fantezidir
Altan Tan: Devrimci halk savaşı fantezidir

Altan Tan: Devrimci halk savaşı fantezidir

HDP'li Altan Tan, PKK liderlerinin yaptığı "Devrimci Halk Savaşı" çağrısını bir fantezi olarak değerlendirdi. Tan, "Türkiye'de silaha gerek yok" dedi.

A+A-

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, PKK tarafından yapılan "Devrim Halk Savaşı" çağrısından sonra başlayan hendek kazmalar, barikat kurmalar ve çatışmalarla ilgili olarak, "Fantezi" nitelendirmesinde bulundu. 

Çözüm Süreci'nin sona ermesine neden olan PKK'nin çağrısına karşı çıkan Tan, Cumhuriyet Gazetesi'ne verdiği mülakatta "Devrimci halk savaşları 1960'ların Latin Amerikasında kaldı. Afrika'da, Angola'da, Kongo'da, Bolivya'da kaldı. Yapanlara da bir hayrı dokunmadı. Ardından diktatoryal rejimler geldi. Bunlar fantezilerdir. Bugünün dünyasının gerçekleri ile örtüşmez." dedi.

"BUGÜNÜN DÜNYASININ GERÇEKLERİYLE ÖRTÜŞMEZ"

Altan Tan, "Ya devrimci halk savaşı isteyenler, bunun bir iç savaş olduğunu neden ıskalıyor?" şeklindeki bir soru üzerine, "İç savaş felakettir. Suriye, Irak ve Lübnan örnekleri önümüzde. Devrimci halk savaşları 1960'ların Latin Amerikasında kaldı. Afrika'da, Angola'da, Kongo'da, Bolivya'da kaldı. Yapanlara da bir hayrı dokunmadı. Ardından diktatoryal rejimler geldi. Bunlar fantezilerdir. Bugünün dünyasının gerçekleri ile örtüşmez. Son kamuoyu araştırmalarında hep birlikte gördük. Kürt halkının yüzde 84.2'si bu mevcut hendek kazmaları, devrimci halk savaşı dedikleri pozisyonu benimsemiyor. Halka rağmen halkçılık olmaz. Halka rağmen de devrim olmaz. Nikaragua'da Sandinistalar devrimle gelip seçimle gittiler. "Bu halkın kafası basmıyor, ben ona doğruyu öğreteyim" demek de olmaz.

"YAKARAK, YIKARAK BARIŞ GELMEZ"

İstanbul'dan, Urfa'dan, Diyarbakır'dan, Hakkâri'den, İzmir'den bu ülkenin 6 milyon insanı destek verdi, bizleri demokratik siyaset için Ankara'ya yolladı. Bunun ötesindeki yolları bu halk tasvip etmiyor. Tekrar söylüyorum: Yakarak, yıkarak, halkın yarısını perişan ederek elde edeceğiniz sonuç barış değil. Pirus zaferi, o da zafer değildir. Burada hem PKK'ye hem devlete sözümüz var." diye konuştu. 

Tan aynı sorunun devamı niteliğindeki cevabında şöyle devam etti: Türkiye devletinin de bir karar vermesi gerekiyor: Kürtleri oyalayarak, kandırarak asimile etmeye devam mı edecek yoksa bir kavim olarak kabul ederek birlikte yeni demokratik bir Türkiye mi oluşturacak? Devletin 1924'te şekillenen laikçi ve Türkçü formatının laikçi yanı törpülendi, ancak devlet halen bir "Türk" devleti. Yeni Ortadoğu ve yeni Türkiye'de Kürtleri bir halk olarak kabul etmeyen ve bir statü tanımayan siyasetler sadece kaosa hizmet eder.

"TÜRKİYE'DE SİLAHA GEREK YOK"

PKK'ye de şunu söylüyoruz. Devlet hiçbir şey yapmasa da artık Kürt halkının geldiği bilinç, aldığımız destek bu mücadeleyi Ankara'da sürdürmemize yeter. Türkiye'de silaha gerek yok. Ama gerçekçi olalım, Suriye'deki Kürtler silah bıraksa onları orada kim koruyacak? Keşke Türkiye Cumhuriyeti devleti Suriye'deki Kürtleri tehlike göreceğine, tankını hududa dikse, "Burada her kim Kürt'ün kılına dokunursa hesabını bana verir" güvencesini sağlasa. Devlet, Kıbrıs Türklerine verdiği güvencenin yarısını Suriye'deki Kürtlere verse hep birlikte rahat ederiz. Gelelim diğer kısıma, PKK dağdan inmese sen Kürtçe anadilde eğitimi kıyamete kadar kabul etmeyecek misin? Benim köyümün adını iade etmeyecek misin? Meşru demokratik haklar herhangi bir partiye, örgüte rehin tutulamaz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum