1. YAZARLAR

  2. Vahap Coşkun

  3. Akılsız başın cezası
Vahap Coşkun

Vahap Coşkun

Serbestiyet
Yazarın Tüm Yazıları >

Akılsız başın cezası

A+A-

Bilindik bir hikâyedir: Biri Türk, biri Kürt, biri de Ermeni üç arkadaş bir yaz günü yola çıkar. Hava sıcak, güneş yakıp kavuruyor. Bir süre yol aldıktan sonra susuzluk gelip çatar. Lakin etrafta su yok. Bir bağa rast gelirler. “Bir-iki salkım üzüm yiyelim de ağzımız ıslansın, hem neyse parası veririz” diyerek bir Türkün bağına girerler.

 

Üzümleri kemal-i afiyetle yerken bağın sahibi çıkagelir. Sinirleri tepesinde ama üç kişiye birden girişmenin kendi hayrına olmayacağını düşünecek kadar da aklı başında. Üç kafadara bakar; kılık kıyafetlerinden ve konuşmalarından birinin Ermeni, birinin Kürt ve diğerinin de Türk olduğu anlar.

 

Önce diğer ikisine “Vay bu adam Türk, benim kanımı taşıyor, benim malımı yiyebilir; eh, bu Kürt de benim din kardeşim, ona da malım helal-i hoş olsun” dedikten sonra döner Ermeniye; “Ya sen, sen niye benim üzümümü yiyorsun” diye Allah yarattı demeden girişir. Kürt ve Türk yırttıklarını düşünür, sessizce Ermeninin pataklanmasını seyrederler. Bağ sahibi Ermeniyi kıpırdayamaz hale getirinceye kadar döver.

 

Bağ sahibimiz biraz soluklanır, gücünü kuvvetini toplar, akabinde Kürde döner. “Tamam, Müslümansın da niye benden habersiz üzümlerimi yiyorsun? Bu adam Türk, benim kanımdan, üzümlerim ona afiyet olsun, ama sen yiyemezsin” diyerek bu kez Kürdü haşat eder. Kardeşlik vurgusu Türkün gururunu okşar, olan bitenden hoşnutluk duyar ve Kürdün kafasının gözünün yarılmasını itiraz etmeden izler.

 

 

Yazının devamı için tıklayın

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.