1. YAZARLAR

  2. M. Latif YILDIZ

  3. Akil İnsanlar ve BDP
M. Latif YILDIZ

M. Latif YILDIZ

sorgu / yuksekovahaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Akil İnsanlar ve BDP

A+A-

 

Günlerdir kamuoyunun büyük bir merakla beklediği akil insanlar listesi nihayet açıklandı. 75 milyonun mutabık kaldığı bir liste mi derseniz hayır. Zaten böyle bir liste hazırlamak kimsenin harcı değil. Ancak asgari ortak payda da buluşulabilirdi ama olmamış.

Heyet ne yapacak? Sürecin çatışmasız geçmesi için halkımızı ikna etmeye çalışacak. Bir tür nasihat, ayetler ve düşünürlerin sözleri ile tebliğ; bir nevi sağlıklı bir süreç için propaganda yapılacak. Tek endişe AKP’nin bir propagandasına dönüşmesidir.

Listede yer alan 63 isim “akil insan” sıfatına uygun mu derseniz, yandaşlığa yelken açan bir kaçı hariç çoğu için evet denilebilir. Peki, 75 milyon içinde söz konusu isimlerin önüne geçebilecek “akil insan” var mı derseniz, evet var cevabını veririz.

Baştan beri süreci başlattığı için Başbakan Erdoğan ve AKP hükümetinin Cumhuriyet tarihinin en büyük devrimini gerçekleştirmek için yol aldığını; yiğidi öldür amma hakkını ver diyenlerdenim. Ancak köşeme taşıdığım 2 önemli konuda bana göre yanlış yol alınıyor ki bu genelde toplumun tamamını, özelde Kürd halkını tedirgin ediyor.

Birincisi Sayın Başbakan, bazı Bakanlar ve AKP’lilerin dili ve üslubu. İkincisi de ilk günden günümüze kadar AKP hükümeti, özellikle de Erdoğan’ın takındığı “ben bilirim, ben çözerim, ben ne desem o olur” tavrının fiili uygulamaya geçmesidir.

Tamam, çok kişiyi işin içine katarsa her kafadan bir ses çıkar ki işin içinden çıkılmaz. Ben bilirim bir yere kadar anlayışla karşılanır. Ancak söz konusu 100 yıllık Kürd meselesi ve 30 yıllık kanlı bir süreçten geçmiş 50 bin ölüm, 100 bin yaralı, 4 milyon sürgün, 400 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açan dev bir sorun ise iş değişir. Bu kadar yüksek boyutlu “Kürd sorunu” çözülürken muhatap kabul etmemek “ben ne dersem o” AKP formatında siyaset tetikte bekleyen kışkırtanlar varken iş yürüse bile sağlıklı bir sonuç alınmaz endişesi hâkim.

Şaka değil, Türkiye’nin en büyük krizinin çözülmesi için 30 Aralıkta başlayan bir yol izleniyor. 21 Mart Diyarbakır Newroz’u ile süreç büyük umutlar yeşertti. Sorun sadece PKK ve silah bırakma meselesi değil. Sosyolojik kökeni olan “Kürd” sorunu gibi çok bilinmeyenli bir denklemin çözümü için daha seçici, ortak akıl içeren “akil insanlar” hamlesi olabilirdi.

Bakıyoruz ki “ataist, terörist, bölücü, Zerdüşt, Ermeni” diye manşetler atan Akit gazetesinin Genel Yayın yönetmeni Hasan Karakaya listede var. Akit ile heyet “akil” değil “akile” konumuna düştü. Karma liste diyorlar. Tamam, toplum “o da, bu da var” diyecekse neden bir Hasan Cemal, bir İsmail Beşikçi yok da Akit var. Ortak akıl bu mu? Erdoğan’ın sevdiği yazar, sanatçı mı olmalıydı? Listenin tamamı AKP formatında olması şart mıydı?

Seçilen isimlerde aranan bir diğer özellikte Başbakan ve AKP tarafından göz ardı edilmiş. Söz konusu etnik ve şiddet içeren sorununu ilk kez biz çözmüyoruz. Dünya’da başka örnekleri var. Mesela “akil insanlar” listesine uluslar arası isim yapmış, kendisini ispatlamış, sözü, bilgisi, tavrı, tarafsızlığı, çözüm psikolojisi ve toplum stratejisini bilen olabilirdi. Yalnız Türkiye’de değil Dünya’nın itibar ettiği 1–2 isimin önderliği ve yol göstericiliğinde bu kurul takviye edilseydi en azında kararsızları inandırmak ve ikna etmek daha güçlü olmaz mıydı?

BENİM AKİL İNSANLAR LİSTEM

İşte tamda burada bir Kürd yazar olarak diyebilirim ki AKP kendi “akil insanlar” listesi açıkladığına göre sorunun karşı tarafı ve tek muhatabı, Kürd halkını mecliste temsil eden BDP’nin eli armut toplamıyordu. Neden BDP yukarıda saydığım kriterlerde kendi “akil insanlar” listesi açıklamadığı sorusu Kürdlerin kafasını kurcalayıp duruyor.

Mesela ben bir siyasetçi değilim. Ama 45 yıldır aktif gazetecilik ve yazarlık yaparak siyasetle iç içe yaşadım. 1960’dan beri 4 darbe ve bir o kadar ara dönemi 12 yaşında çocukluk ve delikanlı arası yaşta ve de bir öğretmen, gazeteci olarak 45 yıl fiilen yaşadım.

Kürd sorunu ile birinci elden şahidi, yaşayanı, mağduru ve yazanıyım. Bu tecrübeden sonra süreci takip ederken propaganda gibi bir derdim olmadığı için tarafsız ve eşit mesafede duracak isimleri sağlıklı düşünerek “akil insanlar” listesi çıkartabilirim diye düşündüm.

Dedim ve oturdum kendi listemi çıkardım. Hatta listemi AKP ve Erdoğan’ın listesi henüz açıklanmadan yaptım. İnanıyorum ki benim listemde yer alan bazı isimleri zayıf veya eksik bulabilirsiniz, ama yetersiz bulmazsınız. Çünkü ne bir siyasi partiliyim, ne de bu işte çıkarım var. Ben sadece can, kan, gözyaşı olan; ülkenin belini büken sorunun bitmesine katkı sunmak için gerçekten sorunu ortak paydada omuzlayacak isimler olsun istedim.

Listemde Başbakan ve AKP’nin seçtiği bazı isimlerde var tabii. Peki, Kim bunlar derseniz izninizle ifade edeyim. Öncelikle uluslar arası tecrübe ve kendini kanıtlamış dediğime göre önce onlardan yola çıkarak başlasam daha doğru olur.

1. Yaşar Kemal ( Türk ve Dünya’nın tanıdığı, saygı duyduğu bir yazar ve aydın.)

2. Orhan Pamuk ( Nobel Barış Ödülü almış, Türk ve Dünya’nın tanıdığı bir isim.)

3. İsmail Beşikçi ( Türk kökenli, Kürdlerin insanı hakları için yıllarca zindanlarda zulüm görmüş bir aydın ve akademisyen.)

4. Hasan Cemal ( Dedesi’nin geçmiş gerçeğine rağmen demokratik duruşu ile her dönem ve zihniyetin iktidarında hedef tahtası olan gerçek bir gazeteci ve yazar.)

Önerebileceğim diğer isimler ise şöyle sıraladım:

Ahmet Altan, Ayhan Bilgen, Ayşe Hür, Avni Özgüler (AKP listesinde de var.), Ahmet

Hakan, Aslı Aydıntaşbaş, Ali Bayramoğlu (AKP listesinde var.) Bejan Matur, Baskın Oran (AKP listesinde var.) Bekir Ağırdır, Cengiz Çandar, Cevat Öneş, Can Dündar, Doğu Ergil (AKP listesinde var.) Dengir Mir Mehmet Fırat, Eşref Erdem, Etyen Mahçupyan (AKP’nin listesinde var.) Ezgi Başaran, Erol Katırcıoğlu, Ferhat Tunç, Fethiye Çetin, Feridun Yazar, Haluk Gerger, Hilal Kaplan (AKP listesinde var.) Hidayet Şefkat Tuksal, İhsan Dağı, Kadir İnanır (AKP listesinde var.) Leyla Zana, Lale Mansur (AKP listesinde var.) Mithat Sancar (AKP listesinde var.) Mehmet Altan, Markar Esayan, Murat Belge (AKP listesinde var.) Mehmet Kaya, Mesut Yeğen, Neşe Düzel, Nuray Mert, Osman Can, Oya Baydar, Oral Çalışlar (AKP listesinde var.) Ömer Laçinler, Özgür Türkdoğan (AKP listesinde var.) Şahin Alpay, Tarhan Erdem (AKP listesinde var.) Ufuk Uras, Vahap Coşkun (AKP listesinde var.) Yücel Sayman (AKP listesinde var.) Yılmaz Erdoğan (AKP listesinde var.)

Dedim ya bu listemi AKP’nin listesi açıklanmadan kendi kendime oturup yazdım. Ben 49 kişi olacağı varsayımı ile 52 olarak hazırladım. Belki hissi olarak eklediğim 3 kişi zayıf ya da yetersiz görülürse çıkarılır da geriye sağlam 49 kişi kalır diye düşündüm.

BDP’YE DÜŞEN

Siyaset ile iç içe yaşamış sıradan bir gazeteci ve yazarım. Ben liste yapabiliyorsam; kurumsal bir parti olan, 3 milyon oy alan 100 Belediye Başkanlığı kazanmış BDP gibi kendini ispatlamış bir partinin liste yapmaması tuhaf değil mi? BDP, Kendisine ait bir “akil insanlar” listesi çıkarmak yerine; “sayı yetersiz, kadın ve akademisyen eksik, şunları da, bunları da olmalıydı” gibi bir yaklaşım sergilemesini anlamakta güçlük çeken Kürd halkı merak içinde.

Aslında BDP oy aldığı seçmeninin yoğun olduğu bölge ve illerde aktif görev yapmak ve süreci BDP’nin talepleri açısından “karşılık ne alınacak” diye büyük tedirginlik içinde olan Kürd cenahına kendi “akil insanları” aracılığı ile anlatsalardı halkı rahatlatamazlar mıydı?

Ya da en azından AKP’nin oluşturduğu “akil insanların” çalıştığı sahalarda Kürd halkının taleplerini dillendirmek; AKP ve hükümete isteklerini iletmeleri konusunda farklı bir çalışma içine girebilirdi. Siyaset sadece iktidarın ve hükümetin peşinde sürüklenmek değilse.

4.İMRALI GÖRÜŞMESİ

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Milletvekili Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder’in 4. Kez İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmesinden sonra 4 Nisan’da Halfeti’de okunan mektup dışında kamuoyuna bir açıklama yapılmadı. İddia edilen metinde şöyle:

“ Amar’a gelen binlere şükran, sevgilerimi iletiyorum. Onurlu barış imkanı artmıştır. Halkın yeniden doğuşudur. 65 yaşıma girdim, eylem sırası halkımızın. Artık farklı bir yaşam gelişecek. Ben çok iyiyim.”

Kamuoyu ve Kürdlerin heyecan ve merakla beklediği silahlar bırakılarak mı çıkılacak, yoksa başka bir yöntem önerildi mi konularına bir açıklık getirilmedi. “Sessiz, sedasız çekilsinler” mealinde bir açıklama medyaya düştüyse de heyetin resmi bir açıklaması olmayınca iddiada kaldı.

Yabancı medyaya bile yansıyan “Erdoğan, Kürdlere verilen tavizleri azaltmaya çalışıyor” tedirginliği Saat 15 itibarı ile Öcalan’la ilgili görüşmeden konuyu açacak bir açıklama gelmediği için yazımı bu şekilde bağlamak zorunda kaldım.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.