1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Ahmedinejad'ın Zaferinde Etkili Olan Nedenler
Ahmedinejad'ın Zaferinde Etkili Olan Nedenler

Ahmedinejad'ın Zaferinde Etkili Olan Nedenler

A+A-
Onuncu devre cumhurbaşkanlığı seçimleri İslam İnkılabının dördüncü on yılının başlangıcına adım attığı zamana denk geldi; İslam İnkılabının tarihindeki en görkemli seçim sonucunda Dr. Mahmud Ahmedinejad yaklaşık 40 milyon insanın katıldığı seçimde -oy verme şartlarını haiz nüfusun yüzde seksen beşi- 24,5 milyondan fazla oy alarak seçimlerin galibi olmuş oldu.

Bu göz alıcı zafer ve halkın en uygun bulduğu adaya benzersiz teveccühü bazı adaylar tarafından seçim öncesinde derk edilmemişti. Bu kişiler Dr. Ahmedinejad’ın bu başarısına etki eden nedenleri araştırmaktansa yenilgilerini reddederek halkın büyük hamasi eylemini zan altında bırakma yolunu tercih ettiler ve yabancılarla aynı safa düşerek İslam Cumhuriyeti nizamını seçimlere hile karıştırmakla itham etme yoluna gittiler.

Ahmedinejad’ın seçimlerdeki başarısının nedenlerini araştırmak dakik ve çok yönlü mutalaaları gerektirmekteyse de biz kısaca bazılarına işaret etmekle yetineceğiz:

1- Dokuzuncu hükümetin ülkeyi yönetme programındaki başarısı ve ülkenin refahı ve mamur edilmesi yönündeki girişimleri, halkın Dr. Ahmedinejad’a olan rağbetinin nedenlerinden biri olarak okumak mümkün. Bu hükümetin sınıf farklılıklarını azaltma yönündeki telaşı ve adalet payı türünden programları sayesinde mahrum tabakalarda nisbi bir razı oluşa şahit olmaya başladık. Doktorun kırsal kesimlerden, küçük ve orta şehirlerden aldığı yüksek oy oranı da bu bölgelerin kendisine verdiği özel desteğe işarettir.

Ahmedinejad hükümetinin izzetli dış politikası ve nükleer meselede Batı karşısındaki tavrı da aldığı yüksek oylara etki eden önemli bir faktördü, halk da defalarca bu alanda izlenen politikalara verdiği onayı anketler ve röportajlara verdiği cevaplar suretiyle göstermişti.

2- Halkın Dr. Ahmedinejad’a güven duymasında etkili olan başka bir unsur da bu seçim devresindeki rakiplerinin programsızlığı ve zayıflığıydı. Bu adaylar Ahmedinejad’ın programından daha makbul bir program sunmak yerine daha çok hükümetin zaaf noktalarını büyütmekle meşgul oldular ve sadece bu tip meseleleri gündeme getirmenin halkın çoğunluğunun ikna edilmesi için yeterli gelmeyeceğini unuttular.

3- Ahmedinejad’ın muhaliflerinin aynı anda ve her yönden yaptıkları saldırılar genellikle insaf dairesinin dışındaydı ve bunlar halkın Ahmedinejad’a olan teveccühünü engellemekte yeterli olmadı. İthamların fazlalığı, kara çalmalar ve yalana başvurmalar halkın diğer 3 adaya güvensizlik duymasıyla sonuçlandı ve bu durum Ahmedinejad’ı mazlum durumuna düşürerek halkın kendisine arka çıkmasına neden oldu.

4- Yüz yüze tartışmaların düzenlenmesini de halkın cumhurbaşkanına güven duymasına yol açan önemli etkenlerden biri olarak değerlendirmeliyiz. Kendi türünde ilk olan bu tartışmaların düzenlenmesi halkın iki tarafın da delillendirmelerine şahit olmalarına ve zaaf ve güç noktalarını incelemelerine imkan sağladı. Bu programlar Ahmedinejad hükümetini eleştirenlerin delillerinin kuvvetli olmadığını ve rakiplerini siyasi yönden zedelemek için bahane aramaktan başka bir şeyi hedeflemediklerini gösterdi.

5- Adı kötüye çıkmış bazı siyasi çehrelerin ve hareketlerin bazı adayları desteklemesi bu kişilerin oylarının azalmasına ve Dr. Ahmedinejad’ın elinde toplanmasına neden oldu. Bu hareketler blok halinde Mir Hüseyin Musevi’yi desteklerken bu tavırlarının önemli oranda bir seçmen kitlesini de Ahmedinejad’ın kampına iteceğini hesap edemediler. Eğer çokları düne kadar, savaş zamanında başbakanlık yapmış ve eskinin dini köktencilerinden biri olan Musevi’nin şimdi de öyle olduğunu düşünüyorlar idiyse de kalplerinde, bu sabıkalı grupların (örneğin Özgürlük Hareketi- Nehzeti Azadi) desteği Mir Hüseyin Musevi’nin 2 Hordad hareketinin bir numaralı adayı olarak görülmesine (Hatemi çizgisi) neden oldu ve bu durum, toplumun dini değerleri önceleyen radikal kesiminin Musevi’den ümitlerini kesmeleriyle sonuçlandı. Musevi’nin, adayların tanıtım dönemindeki bazı ilkesellikten uzak aşırı tavırları da oy kaybetmesinde etken oldu.

6- Adalet söylemine vurgu ve fesatla mücadele sözünü vermesinin Ahmedinejad’ın bu seçim döneminde altını çizdiği şiarlar olması sayesinde, seçime katılanların çoğunun oyunu celp etmeyi başardı. Bazı iktisadi müfsitlerin adını ifşa etmekle ve bütün ekonomi fesatçılarının, hangi makamda olurlarsa olsunlar peşlerini bırakmayacağına ve bu yolsuzlukların kirli tümörünü İslami nizamın bedeninden uzaklaştıracağına söz vermesi kamuoyunun muazzam desteğine müncer oldu, öyle ki bu durumu seçimlerin bu denli görkemli geçmesinin ve Ahmedinejad’ın aldığı oy oranının bu kadar yüksek olmasının nedeni olarak gösterebiliriz.

Burada şunu da eklemeliyiz ki fesatla mücadele konusu İslam İnkılabı Rehberinin yıllardır talep ettiği bir konu olmakla birlikte ne yazık ki siyasi ve hizbi meselelerin gölgesi altında unutulmaya terk edilmişti, ta ki adalet mihverli Ahmedinejad hükümetinin bu kavrama taze bir ruh getirmesine kadar; fakat Ahmedinejad hükümetinin kurulduğu ilk günden itibaren fesat mafyası dokuzuncu hükümetin bu alanda göz alıcı başarılara imza atmasına engel olmak için uğraş verdi. Fakat Doktorun ikinci döneminde de bu fesat unsurlarının boğazını sıkmaya devam edeceğini vurgulaması ve halkın da kendisine bu yolda verdiği benzersiz destek, İslam İnkılabının dördüncü on yılının adalet ve gelişme on yılı olması için ilk adımların atılmasına imkan verdi.

7- Ahmedinejad’ın bu denli yüksek oy almasına neden olan etkenlerden birisi de kendisinin “halkın cinsinden bir adam” şiarını tecessüm ettirmesinde yatıyor. Ahmedinejad’ın ameli tavrı, zahiri kıyafeti, sade ve samimi bir şekilde halkın içersinde onlardan biri olarak yaşaması, dertlerine aşina olması…Tüm bunlar artık herkesin kabulü olmuştur. Ne yazık ki toplumun bazı seçkinlerinde eşrafiyet ve kendini geniş halk yığınlarından ayrı görme hastalığına şahit olunmaktadır ki bu durum entelektüel muhitin genel havasına da hakimdir.

Her ne kadar bazı muhalif siyasi eğilimler Dr. Ahmedinejad’ın Ehl-i Beyt’in (s.a.) siretinden ilham alan bu güçlü yönünü zayıflık olarak göstermeye uğraşıyorlarsa da halk bu olumsuz propagandalara aldırmayarak Ahmedinejad’ın sade yaşamına ve halkçılığına olan alakasını sandıkta göstermiş oldu.

* Farsça yayın yapan Basiret.ir yazarı Rıza Mahmudi'nin bu analizi, Kemal Saral tarafından İsra Haber için tercüme edilmiştir.
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.