1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Adli Tıp Üzmez hızıyla koşmuş
Adli Tıp Üzmez hızıyla koşmuş

Adli Tıp Üzmez hızıyla koşmuş

A+A-

Kararları mahkemeler için bağlayıcı olan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun örgüt çağrılarıyla yapılan gösterilere katılan her çocuğun örgüt üyesi kabul edilip en ağır cezaya mâhkum edilmesine kapı araladığı ortaya çıktı.

İÇTİHAT BU DAVADAN •
Yöresel kıyafet ve Kürtçe seçmeli dersi de örgüt üyeliği kabul eden karar iki yıl öncesine dayanıyor. Diyarbakır’da 2006 yılı martında öldürülen PKK’lıların cenaze törenine katılan 18 yaşından küçük Felat Özer gözaltına alındı.

İLK CEZA BEŞ YIL •
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Özer’i  2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri Kanunu’nun iki ayrı maddesini ihlal ve ayrıca Terörle Mücadele Yasası uyarınca toplam beş yıl 10 ay hapisle cezalandırdı.

ÖRGÜT CEZASI İSTENDİ •
Ancak, bu karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nden geri döndü. Daire, mahkemenin çocuk sanığa izinsiz gösteri ve TMY’ye muhalefet suçunun yanı sıra “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan cezalandırılır “ hükmünü içeren TCK 220/6 fıkrası uyarınca da ceza verilmesini istedi.

MAHKEME DİRENDİ •
Ancak, Ağır Ceza Mahkemesi, ilk kararında direnerek sanık Özer’i örgüt üyesi gibi kabul etmeyip, 10 yıl ceza öngören TCK 220/6 maddesinden ayrıca cezalandırmadı. Mevzuat gereği direnme üzerine dosya üst kurul sıfatıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gitti.

KURUL ÇOCUKLARI YAKTI •
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu dosyayı geçen mart ayında karara bağladı. Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını kaldırdığı ve dava konusu eyleme katılan Özer’in yasadışı toplantıya katılmak dışında TCK 220/6 (Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüte üye olmak suçundan cezalandırılır) ve TCK 314.(Silahlı örgüt üyeliği) maddesi uyarınca ayrıca cezalandırılmasını istedi.

CEZA 13.5 YIL •
Bu bozma kararı üzerine Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi çocuk
sanığı hem örgüt üyeliğinden hem yasadışı toplantıya katılmaktan toplam 13.5 yıl hapse mahkum etti.

ARTIK BÖYLE •
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararı benzer tüm davalar için yol gösterici nitelik taşıdığı için, halen süren ve yeni açılacak tüm davalarda 13-14 yaşındaki gençlere 20 yıla kadar cezalar istenip verilebilecek.

ON KURBAN •
Nitekim, Diyarbakır’da geçen ay sonunda Başbakan Erdoğan’ı protesto eyleminde gözaltına alınarak tutuklanan 13-14 yaşlarındaki çocuklar hakkında Başsavcılığın 23 yıla kadar hapis cezası isterken Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu kararını dayanak yaptığı belirlendi.

KAPSAM GENİŞLETİLDİ • Buna göre artık içinde PKK ve Abdullah Öcalan geçen eylemlere katılanlar PKK üyeliğinden de yargılanacak. Kürtçe ders talep etmek, Kürtçe dilekçe yazmak, bölgeye özgü yöresel kıyafetler giymek de bu suç kapsamına alınıyor. Bundan böyle mitinglere katılacaklar daha dikkatli davranmak zorunda.

ÖRGÜT ÜYELİĞİ KÜRTÇE DERS İSTEMEK • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sayfalar tutan gerekçeli kararında öncelikle bölgede zaman zaman yapılan gösterilerin, kepenk kapatma, okula gitmeme vb. eylemleri, PKK çağırısıyla yapılan “sivil itaatsizlik” eylemleri olarak niteledi. PKK’nın son kongresinde kitleleri harekete geçirme konusunda alınan kararlara atıf yapılan gerekçede, PKK’nın internet sitelerinin yanısıra ROJ TV, Fırat News Haber Ajansı’nın internet sitesindeki haber ve örgüt yöneticilerinin açıklamaları, bölgedeki eylemlerin PKK çağrısıyla ve örgüt eylemi olarak yapıldığına kanıt gösterildi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararına göre artık bu eylemler örgüt üyeliği suçu kabul edilecek:

KÜRTÇE DERS •
Örgüt sempatizanı ve üyesi öğrencilerin organizesinde Kürtçe’nin seçmeli dersler kapsamında üniversitelerde okutulması için rektörlüklere matbu dilekçe verilmesi.

ANADİL DE PKK’NIN •
İlk ve orta öğretim öğrenci velileri tarafından “çocuğuma Kürtçe eğitim verilmesini istiyorum” şeklinde okullara dilekçe verilmesi.

ETEK-PANTOLON •
Sempatizan teşkilâtların organizesinde kadınlar tarafından yöresel kıyafetler giyilmesi.

KÜRT OLUNAMAZ •
Nüfus müdürlüklerine ve mahkemelere “Kimliğime Kürt yazdırmak istiyorum” içerikli dilekçeler verilmesi.

ADLİ TIP REZALETİ • Tutuklanan 13-14 yaşlarındaki altı çocukla ilgili davada, Hüseyin Üzmez davasındaki adli tıp skandalını da hatırlatan tartışmalar gündeme geldi.

ÇOCUK MU DİYE BAKMADILAR •
Çocuk şüpheliler tutuklanmadan önce bu çocukların “yaptıkları eylemin hukuki anlam ve sonucunu bilip bilemeyecekleri” yönünde bir rapora ihtiyaç duymamıştı, ancak bu çok önemliydi.

DAVA AÇILAMAYACAKTI •
Çünkü, yasa 12-15 yaş arasındaki çocukların yargılanabilmesi için “eylemin hukuki anlam ve sonucunu bilecek durumda olup olmadıklarının tespitini” zorunlu tutuyor. Çocuklar bunun bilecek durumda değillerse tutuklanmaları ve dava açılması hukuka aykırı olacaktı. 

ARKADAN GELDİ •
Oysa bu çocuklar, bu rapora ihtiyaç duyulmadan 24 ekimde tutuklanmışlar, 7 kasımda da haklarında çeşitli suçlarından dava açılmıştı. Raporun ise tutuklanmadan sonra, dava açılmadan bir gün önce yani 6 kasımda alındığı ortaya çıktı.

BİR GÜNDE RAPOR •
Burada Üzmez davasıyla benzeşme yaşandı. Üzmez davasında mağdure B.ǒnin ruh beden sağlığıyla ilgili İstanbul Adli Tıp Raporu’nun bir günde verdiği tespiti büyük tepki toplamıştı. Diyarbakır’daki çocukların davasında da aynı şey oldu. Adli Tıp’taki uzmanın, çocukları 6 kasımda topluca gördüğü, aynı gün içinde “eylemlerinin hukuki anlam ve sonuçlarının bilincinde oldukları” raporu verdiği belirlendi. Taraf/ADNAN KESKİN/ANKARA - Istanbul - 16.11.2008

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.