1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Adalet şartı (1)
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Adalet şartı (1)

A+A-

Birden fazla kadınla evli olan bir erkeği bekleyen önemli görev, eşleri arasında adaleti sağlamasıdır. Adalet, ilişkilerin yerli yerine oturmasını sağlar. Konuyla ilgili ayete bakalım:

“Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.” (4/Nisa, 129.)

Ayet, insan fıtratının derinliklerinde var olan bir gerçeğe işaret ederek, bir erkeğin ne yaparsa yapsın eşleri arasında tam (mutlak) adaleti sağlayamayacağını belirtir. Bundan ruhsat verildiği halde erkeğin hiçbir şekilde birden fazla kadınla evlenmeyeceği, evlenmemesi gerektiği veya evlenmişse adaletsizliği ve günah bir işi göze alabileceği sonucu çıkarmamak lazım. Modernist fakihler ve başörtülü feministler ya da feminist söylemin derin etkisinde olanlar veya devletin resmi görüşü doğrultusunda düşünenler kolayca bu sonucu çıkarıyor olsa da, ayetten bu sonuç çıkmaz, Kur’an-ı Kerim –haşa- böyle mantıksız veya haksız bir teamüle izin vermez. Bir yandan çok eşliliğe izin verecek, öte yandan tam adaletin sağlanamamasından dolayı birden fazla eşle evlenmeyi yasaklayacak veya günah/adaletsiz bir iş yapmaya izin verecek. Bu Kuran’a yakıştırılabilecek büyük bir mantıksızlıktır.

Burada “adalet”i nesnel ve öznel olmak üzere iki kısma ayırmak gerekir.

Nesnel (objektif) adalete, kocanın eşleri arasında günleri taksimi, birlikte vakti geçirme süreleri, eşiyle sohbet edip gündelik hayatı, sorunları paylaşması, mali harcamalar, sosyal temsil vb. görev ve sorumluluklar girer. Birine bir harcama yapıyorsa diğerine de yapmalı, biriyle belli bir vakit geçiriyorsa diğeriyle de vakit geçirmelidir. Hz. Peygamber (s.a.) günleri eşleri arasında adil bir biçimde taksim etmişti.

Öznel (sübjektif) adalet ise insanın iç dünyası, gönül bağları, sevgi ve ruhsal yakınlığıyla ilgilidir. İnsanın bu alanda gönlünü kontrol etmesi güçtür. Bu alanda tam adaleti veya eşitliği sağlamak neredeyse imkansızdır. “Büsbütün eğilim” ibaresini, birinin diğerine onu boşlukta bırakacak şekilde ilgi göstermek, diğerini bariz bir biçimde ihmal etmek, bir tür cezalandırmak şeklinde anlayabiliriz. Bundan özenle kaçınmak gerekir. Uyarılar son derece ürkütücüdür: “Kimin iki eşi olup da birine daha çok meylederse, kıyamet günü bir tarafı meyletmiş/felç olmuş olarak gelir” (Ebu Davud, Nikah, 38; Nesai, Nisa, 2).

Her konuda olduğu gibi bu konuda da Hz. Peygamber’in uygulaması (Sünnet) referans alınmalıdır. Efendimizin nikahı altında dokuz eşi vardı, eşleri arasında azami derecede adil davranırdı (Bkz. Tirmizi, Nikah, 42; İbn Mace. Nikah, 47; Müsned, VI, 144). Belirtmek gerekir ki, Hz. Peygamber de, sahabeler de sadece siyasi sebeplerle veya başka zaruretlerle birden fazla evleniyor değillerdi. Bu ayetin nüzuluna sebep gösterilen Rafii b Hadic olayı açıkça gösteriyor ki, Rafii, Muhammed bin Mesleme’nin kızı Havle’yi yaşlı veya başka bir sebeple boşamak istemiş (Kurtubi, Süyuti, Ebu’l Fettah el Kadi)), daha genç bir kadınla evlenmiştir. Havle ise boşanmak istemeyip, bazı haklarından feragat etmeyi kabul etmek suretiyle evliliğinin devamını teklif etmiştir. Aynı kaynaklar, Hz. Peygamber (s.a.)’in de yaşlanmış eşi Hz. Sevde’yi boşamak istediğini, ancak Hz. Sevde’nin hayatının sonuna kadar “peygamber eşi” şerefini korumak istediğinden boşanmak istemeyip, payına düşen gününü Hz. Aişe’ye devretmeyi teklif ettiğini, Hz. Peygamber’in bunu kabul ettiğini belirtmektedirler (Kurtubi). Konuyla ilgili Hz. Aişe şöyle demiştir: “Bu ayet, erkeği tarafından hoşlanılmayan kadın hakkında inmiştir. Erkek onu boşamak ister, ancak uzun zaman beraber yaşadıkları ve kadının çocuğu olduğu için kocasını boşamak istemez. Bunun üzerine kocasına: -‘Beni boşama, yanında kalayım. Benimle ilgili kocalık görevlerini yerine getirme konusunda serbest ol.’ İşte ayet böyle bir anlaşmaya cevaz vermektedir” (Buhari, Mezalim, 16; Tefsir Nisa Suresi, 24.) Hz. Ali (r.a.), Dahhak, Mukatil bin Hayyan ve daha birçok zat ayeti bu şekilde anlamış, çok evliliğin ayıp olduğu, ancak zaruret halinde bir ruhsatı ihtiva ettiği yolunda garip görüşler öne sürmemişlerdir.

 

ozgundurus

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.