1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. ABD’de silah; özgürlük mü, ölüm mü?
ABD’de silah; özgürlük mü, ölüm mü?

ABD’de silah; özgürlük mü, ölüm mü?

A+A-

 

 

Amerika’nın Las Vegas kentinde yaşanan ve 59 kişinin ölümü ile sonuçlanan ve ABD çağdaş tarihinin en korkunç silahlı saldırısı nitelenen olay bir kez daha Amerika’da silah taşıma tartışmasını alevlendirdi.

 

Las Vegas olayında 64 yaşındaki Stephan Paddock bir otelin 32. Katından bir müzik konserine katılan binlerce insanın üzerine ateş açarak 59 kişiyi öldürdü. Olayda ayrıca 515 kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırgan, bu olayda bir kaç uzun namlulu silah ve otomatik silah kullanarak tam 9 dakika boyunca panik içinde sağa sola kaçan insanların üzerine 600 mermi sıktı ve en son intihar etti. Olayın üzerinden bir kaç gün geçtiği halde bu cinayetin hangi saiklerle işlendiği açıklığa kavuşturulamadı.

 

 

ABD polisinin araştırmalarına göre bu olayı gerçekleştiren kişi Stephan Paddock adında sakin ve zararsız ve kumar düşkünü bir kişidir. Paddock tam on yıl boyunca silah toplamış ve evinde de onlarca silah bulunmuştur. Bu silahlar resmi ve yasal yollardan satın alındığı da anlaşılmıştır. Fakat bu silahlar sonunda Las Vegas’ta büyük bir trajediye yol açtı ve yüzlerce aileyi ve Amerika halkını yasa boğdu.

Ancak ne var ki Las Vegas olayı Amerika’da kör katliamların ne ilki ve hiç kuşkusuz ne de sonu olacaktır.

Peki ama neden Amerikalı yetkililer bunca kör katliam ve bunca can kaybına rağmen ateşli silahların satışı ve taşıma serbestliğine bir çare düşünmek istemiyor?

 

Dünyada her millet belli bir fenomen veya kavramla tanımlanıyor. Amerika milleti de silahsız hiç bir anlam ifade etmiyor. Bundan bir kaç yıl önce Amerika’da bir ilkokulda yaşanan ve 20 masum çocuğun ölümü ile sonuçlanan silahlı saldırının ardından ABD dönem Başkanı Barack Obama ülkesinde silah taşıma özgürlüğünü sert bir dille eleştirdiği halde, ateşli silahların Amerikalıların kimliğinin bir parçası olduğunu itiraf etti. Nitekim bu yüzden Obama’nın silah taşıma konusunda sıkı yasalar çıkarma çabaları da sonunda sonuç vermedi.

 

Aslında Obama’nın bu başarısızlığının köklerini Amerika’nın tarihi, gelenekleri, kültürü, güncel gereksinimleri ve daha da önemlisi siyasi kanatların ve lobilerin iktisadi çıkarlarında aramak gerekir.

Amerika kıtası ve daha sonraları Amerika birleşik devletleri olarak adlandırılan devlet gerçekte silah zoruyla kuruldu ve yine silah zoruyla bekasını sürdürdü. Avrupalı beyaz göçmenler Amerika’nın yerlileri olan kızılderililere galip gelmek ve her türlü güvenlik yapıdan yoksun olan bu topraklarda bulunan tehlikelerle yüzleşmek için ateşli silahlarına bağımlıydı. Avrupalı beyazlar silahsız hayatını sürdüremezdi ve silah onlar için namus kadar önemliydi. Amerika’nın Britanya sömürüsüne karşı devrimi de silah yardımıyla sonuçlandı ve ABD kuruldu. Amerikalı silahlı milislerin sürekli saldırıları Britanya ordusunu dize getirdi ve Britanya kralı 3. George’u 13’lü sömürgelerin bağımsızlığını kabul etmeye zorladı.

 

Öte yandan bu deneyim, dünyada anayasaların yazılış tarihinde şimdiye kadar örneğine ender rastlanan bir harekette, ABD anayasasında silah mülkiyeti ve taşıma özgürlüğü hakkı anayasanın ikinci ekinde açık ve net olarak güvence altına alındı. Gerçi anayasayı hazırlayanlar vatandaşların silah hakkını devletin zalimane uygulamalarına karşı koymak ve Amerika birleşik devletleri adında yeni kurulan ülkede Avrupa’nın despot rejimleri gibi rejimleri engellemek şeklinde haklı göstermeye çalıştı. Buna karşın daha sonraları Amerika’da rejimin despotlaşmasını önlemek için verilen hak, Amerika milletinin başına büyük bir musibet oldu.

 

Tarihi gelenek ve hukuki elzemlerin dışında Amerika’da ateşli silaha ulaşma hakkı bu ülkenin özel coğrafi şartları yüzünden de bir zaruret olarak telakki edildi. Gerçekte o yıllarda Amerika’nın geniş topraklarına dağılan seyrek nüfus ve insanların birbirinden çok uzakta yaşaması yüzünden insanlar kendi güvenliklerini korumak için silah taşımaktan başka seçeneği de yoktu. Nitekim Amerika devleti kurulduktan sonra güvenlik kurumları ülkenin doğusundaki büyük kentlerin dışında başka bölgelerde vatandaşların güvenliğini temin etmekten acizdi ve bu yüzden halk bu işi ateşli silahları taşıyarak yerine getirmek zorundaydı.

 

Amerika tarihi ve özellikle vahşi Batı olarak ün yapan bölgeleri sürekli silahlı çatışmalara ve sokak ortasında ateşli silahlarla ölümlere sahne oluyordu. Bu bölgelerde yaşanan bir çok insan için ateşli silahı olmadan yaşamak, aslında ölüm hükmündeydi ve herkes kendini korumak için her türlü yola baş vuruyordu. Ancak Amerika’nın medeni açıdan gelişmesi ve güvenlik kurumlarının ülke geneline yayılması bile vatandaşların silaha olan bağımlılığını yok edemedi. Nitekim hali hazırda da bir çok kırsal bölgelerde insanlar birbirinden uzak mesafelerde yaşıyor ve kendilerini ve ailelerini yırtıcı hayvanlara veya eşkiyaya karşı savunmak için ateşli silah taşımaktan başka çareleri bulunmuyor. Buna karşın kırsal bölgelerde güvenliğe vesile olan ateşli silahlar kentlerde güvenliği ihlal ediyor ve insanların canını almaya da devam ediyor. Nitekim bu yüzden ne zaman ateşli silahların kısıtlanma tartışması açılacak olursa en çok muhalefet kırsal bölgelerden ve büyük kentlerin ve sanayileşmiş bölgelerin dışından geliyor.

 

Ancak buna karşın Amerika halkının ateşli silahlara  olan düşkünlüğü sadece bu ülkenin tarihi gelenekleri veya özel bir coğrafi bölgede yaşamaya dayanmıyor ve açık bir şekilde silah firmaları ve ülke genelinde milyonlarca silah satıcılarının iktisadi çıkarları ile iç içe olduğu anlaşılıyor.

Bu arada Amerika’nın silah milli derneği silah firmaları ile politikacıların arasında önemli bir köprü oluşturuyor ve Amerika’da silah taşıma özgürlüğünün savunucularının başında yer alıyor. Bu derneğin beş milyon üyesi bulunduğu ve Washington’da en güçlü lobilerden biri sayıldığı ve seçim sırasında politikacılara açıkça mali destek verdiği ifade ediliyor. Nitekim son 70 yılda ABD başkanları veya yardımcılarının çoğu bu derneğin üyesi olduğu belirtiliyor. Bu başkanlara ise John F. Cenedy, Ronald Rigan ve şimdiki Başkan Donald Trump’ı örnek vermek mümkün.

 

 

Amerika’da silah milli derneği vatandaşların silah taşıma özgürlüğünün en sıkı savunucularından biridir. bu dernek anayasanın ikinci ekine dayanarak Amerika’da silah satışına her türlü kısıtlama getirilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Dernek yöneticilerine göre hükümetin silah satışına yasak getirmesi bireysel özgürlüğün ihlali ve ekonomiye müdahalesi telakki edilir. silah milli derneği hatta otomatik silahların tetiklerine emniyet düğmesi takılmasına veya 30 mermiden daha fazla sayıda mermi alan şarjörlerin yasaklanmasına karşı çıkıyor. Dernek hatta savaş suçluları veya ruh hastalarının silah alıcıları arasında kara listeye alınmasına da itiraz ediyor. Çünkü bu kısıtlamaların her biri silah fabrikalarının satışını olumsuz etkileyerek bu firmaların gelirini milyarlarca dolar etkileyebiliyor. Nitekim bu paranın küçük bir bölümü Amerika’da herhangi bir politikacıyı silahlara kısıtlama getirmekten vazgeçirebilecek kadar büyük bir para sayılır.

 

 

Her halükarda Amerika’da son yirmi yılda daha ölümcül silahlar satılmaya başladığı günden beri bu ülkede kör katliamlarda büyük bir artış gözleniyor. Amerika, dünyada insanların hiç bir kişisel gerekçe veya düşmanlık olmaksızın başkalarına ateş ettikleri ve öldürdükleri hemen hemen tek ülkedir. Veriler ise Amerika’da 1970’li yılların başından beri silahlı eylemlerde ölenlerin sayısı bu ülkenin son 230 yılda girdiği savaşlarda ölenlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Amerika’da her üç kişiden iki kişi silahlıdır ve bu ülkenin silah mağazalarında satılan bazı silahlar dünyanın bir çok ülkesinin ordularında bile bulunamayan ölümcül silahlardır.

 

Amerika’da her yıl 20 bin insan ateşli silah yüzünden hayatını kaybediyor ve ruh hastaları, Las Vegas cinayetini işleyen Stephan Paddock gibi acımasız caniler çok rahat bir şekilde istediği silahı elde edebiliyor. Bu silahlardan bazılarının fiyatı ise bir cilt kitabın fiyatından daha ucuzdur. Bu arada yasal kuralların engelini aşamayanlar ise bir kaç yüz dolar ödeyerek en ölümcül silahları karaborsadan temin edebiliyor.

Her halükarda Amerika halkı silahsız olduklarında kendilerini güvende hissetmedikçe ve silah firmaları ve onlara destek veren politikacıların mali çıkarları ön planda tutulduğu müddetçe Las Vegas faciasının tekrarlanması kaçınılmazdır.

 

parstoday

♦ Bu yazıdaki görüş ve düşünceler ufkumuzhaber editöryal politikalrını yansıtmayabilir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.