1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. 28 Şubat'ın otopsisi: Tutanaklar
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat'ın otopsisi: Tutanaklar

A+A-

Refahyol koalisyonu, baskı, tehdit, hakaret altında kurulmuştu.

Erbakan hükümetinin kurulduğu 1996 Temmuz'unda aldığı günlerde, ülke vahim bir ruh hali içindeydi.

Nitekim 9 Temmuz 1996 tarihli yazıma şu notu düşmüşüm:

'Günlerdir, RP-DYP hükümetinin ilan edilmesinin ardından yayın organlarının çoğunluğu Çiller'in memleketi nasıl sattığıyla, Erbakan'ın nasıl olup da başbakan olabildiğiyle meşgul. Evet, Türkiye bir süredir, medyasından siyasetçisine, kanaat önderlerinden entelektüellerine tüm siyasi aktörleriyle bir savaş psikolojisi yaşıyor...'

Erbakan için 1996'nın ilk altı ayı bir cendere içinde geçti...

İran gezisi, Libya Gezisi üzerine kurulu rejim tartışmaları, ardından Atatürk'ün heykelinin başına, sarıklı ve çarşaflılara ateş emriyle bir tabur diken Doğu Silahçıoğlu'nun ürettiği Sultanbeyli meselesi, Asker uyarıları, tehlike fikri üzerine oturan yayın politikaları....

Ancak asıl kabus 1997 Şubat'ında yaşanacaktı.

Şubat'ın ilk günü Genelkurmay Başkanı Karadayı ve MGK Genel Sekreteri Cumhurbaşkanı Demirel'i ziyaret ederek, Taksim'e cami, türban yasası, kurban derileri, karadan hac girişimlerine duydukları tepkiyi dile getiriyor ve Demirel'den destek buluyorlardı.

Ayın ikinci günü (hali hazırda CHP Kılıçdaroğlu'nun özel kontejanından seçilip Bursa milletvekilliğine devam eden) dönemin Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, kendi hükümet ortağı hakkında 'Refah Partisi'ne Cumhuriyet'in temel ilkeleri konusunda güvensizlik vardır; üzülerek söylemeliyim ki, ben de güvenemiyorum' diyecekti.

5 Şubat'ta Sincan'da tanklar yürüdü.

9 Şubat günü ise MGK üzerinden, devlet işleyişini tümüyle askere teslim eden, Genelkurmay Başkanlığı'na gerekli gördüğü il ve ilçelerde kriz merkezleri kurma yetkisi veren Başbakanlık Kriz Masası Yönetmeliği yürürlüğe girdi.

28 Şubat günü sıra MGK toplantısına ve o toplantıda alınan kararlara geldi.

Askerin dayattığı bu kararlar içerikleri itibariyle bir darbeyi, bir devri, bir zihniyeti anlatır:

Asker 1950'den bu yana toplum-din ilişkisine dair tüm gelişmelerin bir çırpıda ortadan kaldırılmasını istiyordu. Dini görünürlülüğü kazımak bir hedef, hükümeti soluksuz bırakmak, hükümeti hataya zorlamak, her fırsatta onu ikame etmek ve düşmesini sağlamak diğer hedefti.

Bu toplantının tutanakları 28 Şubat davası sayesinde gün ışığına çıktı. Askerin siyasetçiyi, (durumu güvenlik siyasi diyerek geçiştiren ve meşrulaştıran) Cumhurbaşkanı'nın gözetiminde ve MİT'in aktif işbirliğiyle sigaya çektiği, tehdit ettiği, zorladığı bu toplantının tutanaklarını herkesin okumasında yarar var.

Zira bir de bu kararların alındığı ortam var.

MİT Müsteşarı Sönmez Köksal'ın irtica sunumu ile Genelkurmay'ın irtica sunumu üzerinden oluşturulan atmosfer ve alınan kararlardan söz ediyoruz.

Karadayı'nın tutanaktaki şu sözleri gözden kaçmamalı:

'Bu takdim hazırlanırken (Genelkurmay'ın irtica sunuşunu kastediyor) benim tespit ettiğim maksat şu idi: Anayasalı rejimi işleterek demokrasiye sahip çıkmak. Demokratik sistem dışında arayışlar daima kaos olmuştur. (...) Ben 1961 ihtilalinin olacağını 1965 (Tarih bu şekilde yazılmıştır) yılında üsteğmen iken hissetmiştim. O zamanki gelişmeler bana bunu hissettirmişti. 1972 muhtırasından önce de ben Kurmay Binbaşı iken bunun olacağını tahmin ediyordum. 1982 öncesi olaylardan da neticesini tahmin ediyordum. Çünkü biz bunları en alt kademeden itibaren, bölükten taburdan itibaren aldığımız raporlardan çıkarıyoruz bütün bunlar toplanıyor ve bir netice çıkarılıyor. Silahlı Kuvvetler emir komuta birliği içinde olayları değerlendiriyor ve buraya getiriyor...'

Karadayı darbe tehdidi açık: 'Dediklerimizi yapın, bizi açık darbe arayışına itmeyin, bunun koşulları var, asker böyle düşünüyor' diyor dolaylı olarak...

Sadece bu sözler bile yıllardır süregiden, 'MGK anayasal kurumdur, güvenlik için asker sivil birlikte karar almıştır, baskı yoktur' mırıldanmalarını boşa çıkarıyor...

Önce asker derken kastettiğimiz işte budur... 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.