1. YAZARLAR

  2. Kurtuluş TAYİZ

  3. 28 Şubat ne kadar yasalsa 17 Aralık da o kadar yasal
Kurtuluş TAYİZ

Kurtuluş TAYİZ

Akşam Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat ne kadar yasalsa 17 Aralık da o kadar yasal

A+A-

 Aralık operasyonu bana ancak 28 Şubat kadar “yasal” ve “meşru” bir hareket gibi görünüyor. Böyle düşünmemin nedeni “rüşvet” adı verilen soruşturmanın, gün geçtikçe uluslararası boyutu olan siyasi bir operasyon haline gelmesi. Bu açıdan 17 Aralık operasyonu ciddi bir meşruiyet sorunuyla karşı karşıya.

17 Aralık günü başlatılan operasyonun uluslararası boyutu gözle görülecek, elle tutulacak kadar net bir şekilde artık ortaya çıkmaya başladı. İsrail ve ABD’deki Neo-con’ların uzun süredir hedefinde olan Halk Bank’ın soruşturmanın merkezine oturması, daha ilk günden zaten şüpheyle karşılandı.

ABD Büyükelçisi Ricciardone ile CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun operasyon günü buluşması, 17 Aralık’ın arka planına ışık tutması bakımından önemli. Ricciardone’nin, AB Büyükelçileri ile bir araya geldiği yemekte, “Türk hükümetini Halk Bank konusunda önceden uyardıklarını” söylemesi, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde 17 Aralık’ın sadece yerli bir operasyon olmadığını gösteriyor.

ABD politikalarını yakından izleyen iyi analizcilerin yorumu Obama yönetiminin böyle bir operasyona siyasi destek vermeyeceği yönünde. Ricciardone’nin Kılıçdaroğlu ile buluşması olsa olsa bu operasyona sunulan Neo-con desteği olabilir. Son iki haftada Ricciardone’nin iki kez CHP lideriyle biraraya gelmesi, ABD Hazine Müsteşarı David Cohen’in hükümeti es geçerek banka müdürleri ile toplantı yapması ve bu buluşmaların kamuoyunda fazlasıyla yer bulması için özel çaba harcanması, en yalın haliyle hükümete yönelik siyasi bir mesaj verilme arzusu içinde olunduğunu gösteriyor.

Bence bu buluşma, AK Parti’ye destek veren çevreleri saf değiştirmeleri için cesaretlendirme amacı da taşıyor. AK Parti’ye karşı güç merkezleri arasında başlayan yakınlaşma ve ittifak çalışmalarını hızlandırmaya, teşvik etmeye dönük.

Tabii bir yandan da Erdoğan’ı destekleyen partililerin kararlılığı zayıflatılmaya çalışılıyor. Mısır’daki darbe öncesinde batılı temsilciliklerin nasıl hareketli olduğu sonradan ortaya çıkmıştı. ABD elçiliğinde son haftalarda verilen hareketlilik görüntüsüyle, AK Partilileri “Erdoğan ABD’yle de ilişkileri bozdu, artık bu kadar olmaz” noktasına getirmeye çalışıyorlar.

Başbakan Erdoğan’a gözdağı verme amacı da taşıyan büyükelçinin son haftalardaki çalışması nedeniyle uyarılması bana isabetli göründü. Büyükelçi’ye Türkiye’nin üçüncü dünya ülkesi veya bir “Muz cumhuriyeti” olmadığını hatırlatmak Erdoğan için kaçınılmaz oldu.

Şu ana kadarki veriler 17 Aralık’ın rüşvet soruşturması olmaktan daha çok devlet içinde otonom bir grubun özel araç, personel ve yöntemleriyle yürüttüğü, uluslararası boyutu olan, hükümeti hedefleyen siyasi bir operasyon olduğudur. Ricciardone’nin devreye girmesi bu operasyonu yapan güçlere verilen siyasi bir destek olarak algılanabilir.

Bu durum 17 Aralık’ın meşruiyetten yoksun olduğunu gösteriyor. “Rüşvet soruşturması” adıyla “yasallık” kazandırılmaya çalışılsa da başarılı olunamadı, daha doğrusu mızrak çuvala sığmadı.

28 Şubat ne kadar yasalsa, 17 Aralık da ancak o kadar yasal!

Önceki ve Sonraki Yazılar