1. YAZARLAR

  2. Bayram ZİLAN

  3. 2014, Elde Var ‘Barış’
Bayram ZİLAN

Bayram ZİLAN

Milat Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

2014, Elde Var ‘Barış’

A+A-

Neredeyse 30 yıldır binlerce gencin cenazesinin konulduğu soğuk musalla taşlarına, cenaze başında her birimizin yüreğini yakan annelerin gözyaşlarına, acılı ailelere, henüz babasını kaybettiğini bile anlamayacak yaşta olan minik yetimlere, hayatının baharında dul kalan gencecik kadınların kocalarının üzerine atılan toprağı izleyen çocuklarına hem anne hem de baba şefkatiyle sarılmaya başladığı o acı dolu anlara tanıklık etmeyeli 1 yıl oldu.

Tam 1 yıldır, ateş düştüğü yeri yakmıyor. Kazananı olmayan savaşın ardından gelen barışın kaybedeni de var elbette. Ancak barışın öncelikli kazananları “bugün yaşayan gençler”dir. Ölümlerin sayısallaştığı duygudan yoksun iğrenç istatistikler bir yana, çözüm süreci çok değil sadece 2 yıl önce başlasaydı, toprağa verilen 2000 genç bugün hayatta olacaktı.

Türkiye, çözüm süreciyle beraber  “Siyasi Mühendislikler Tarihinin Sonu”nu yaşıyor. Laboratuvarda üretilmiş kadim korkuların toplumsallaşmasını sağlayanların, bu korkular üzerinden pekiştirdikleri vesayet sisteminin çöküşünü müjdeliyor çözüm süreci. “Rutin dışılıkların rutinleşmesi”ne vesile olan bu kirli savaşın rantına talip olanları boşa çıkartan, terörle mücadele maskesi altında paralelliklerini tahkim edenlerin maskesini düşüren, yıllarca “barış neden olmalı” diyenlerin, tam barış görüşmelerinin başladığı bir anda Kandil’e, Diyarbakır’a “barış neden olmamalı”yı anlatmaya gitmesine neden olan ve bugüne kadar fi tarihinde söylediği sıradan bir cümleyle demokrat kimliği kazanmış bütün yorgun demokratları malulen emekliliğe sevk eden bir süreç bu.

7 Şubat kriziyle başlayan, çok uluslu 17 Aralık operasyonuyla devam eden müdahalelerin birinci nedeni olan çözüm sürecinin kaybedeni de var elbette..

Siyaseti dizayn etmek isteyenlere önemli bir işlevsellik sağlayan savaş koşulları, kaos, kan ve gözyaşının bitmesi bugün yaşayan gençlerin yarın da yaşayabilmesini sağlarken, siyaset mühendislerinin hayat bulduğu virüsün ölmesine neden oluyor. Bu durum hayatını savaşın iğrenç rantı üzerinden idame ettiren uluslararası baronları saldırganlaştırıyor.

Geçimini yangın söndürmekle sağlayan bir itfaiyecinin ateşle olan diyalogu ile geçimini yangın sonucu yaşanan acılar üzerinden sağlayan baronların ateşe olan muhtaçlığı arasındaki ince nüansı fark edebilmek ferasetle nazar eden vicdanlı insanlara düşer. Bir itfaiyeci ateşi söndürmek için beklerken, ateşten zarar görenleri kurtarmayı hedeflerken bir baron ateş çıkmasını bekler, yanan ateşi söndürmeye gelen itfaiyeciyi de bu ateşle yakmayı hedefler.

Türkiye’de vuku bulan son hadiselerin özeti de budur. Mücadele “ateşi söndürmek isteyenler” ile, “ateşi sürdürmek/tekrar yakmak isteyenler” arasında geçiyor.

Bu ateşin kalıcı olarak sönmesi demek, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve 76 milyonun 1.sınıf vatandaş olması demek. iç sorunlarını çözmüş Türkiye’nin dünyada önemli bir “aktör” olması demek. İşte bu “Siyasi Mühendislik Tarihinin de Sonu” demek.

Bunun için çok çetin bir mücadeleye müşahede ediyoruz. Bugüne kadar barış için atılan bütün adımları durduranlar, süreci sabote edenler, yine aynı şekilde cari çözüm sürecini de sekteye uğratacaklarını düşünüyorlar. Bunda da haklılar. Çünkü şimdiye kadar defalarca sekteye uğrattılar. Ancak hesaba katmadıkları bir şey var. Son Çözüm Süreci ile bundan önceki süreçler arasında önemli bir fark var.

Bu süreci ayakta tutan 3 tane sacayağı var. Bunlar 1-Başbakan Erdoğan 2-Abdullah Öcalan 3-Halk Desteği dir. Çözüm Sürecinin bugüne kadar yıkılmamasının en önemli nedeni bu 3’lü sacayağıdır. Her üç sacayağı da süreci var gücüyle desteklemekte ve ayakta durmasını sağlamaktadır.

Türkiye halkının ve bilhassa Kürt hareketinin bütün bileşenlerinin bu durumu iyi analiz etmesi, mevcut krizi devleti rutin dışılıklardan ve rutin dışıcılardan temizlemek üzere bir fırsata çevirmesi, bunun için de Ak Parti ile güçlü bir ittifak kurması gerekmektedir. Bu ittifak, hem Türkiye Partisi olması, hem normalleşme sürecinde geçmişte yaşanan bütün mağduriyetlerin giderilmesi, hem de ‘Yeni Türkiye’ inşasının en önemli mimarı olması için Kürt hareketine tarihi bir fırsat sağlamaktadır.

Türkiye toplumunun kaderi ‘çözüm süreci’ne bağlıdır. Bunun için 2014 Yerel Seçimlerine kadar barışı bozmaya çalışacaklar. Gençlerin cenazeleri tekrar soğuk musalla taşlarına konana kadar ellerinden geleni ardlarına koymayacaklar.

Bu oyunu bozmak öncelikle barışın en önemli sacayağını oluşturan sivil topluma düşüyor.

Yıl 2014, elde var “barış”

Bu kez “elimizdeki barışı” elimizden almalarına müsaade etmeyelim.

Barışa, barışımıza, sımsıkı sarılalım, direnelim.

Yaşam Direnmektir. Berxwedan Jiyane


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.