1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. '20 günlüğüne bize de 20 milletvekili verebilirdiniz'
'20 günlüğüne bize de 20 milletvekili verebilirdiniz'

'20 günlüğüne bize de 20 milletvekili verebilirdiniz'

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, CHP yönetimine yönelik olarak "Eğer siz ‘Hak hukuk adalet’ diye Ankara’dan İstanbul’a yürüyen bir anlayışa sahipseniz 20 günlüğüne bize de 20 milletvekili verebilirdiniz. O zaman demokrasi kahramanlığı olabilirdi" dedi.

A+A-

 

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hürriyet'ten İpek Özbey'e konuştu.

"2002'ye kadar iktidarın büyük ortağıydınız. Sonraki seçimleri kaybettiniz. 2007'de katılmadınız. 24 Haziran'da yoktunuz. DSP'ye ne oldu da ortadan kayboldu ve şimdi ne oldu da adını bu kadar sık duyar olduk?" sorusuna Aksakal'ın yanıtı,  "Bunun ilk ayağı 2007 yılıdır. 2007 seçimlerinde DSP seçime sokulmamıştır. Ben Parti Meclisi üyesiydim. Seçimlere katılma kararını YSK'ya ilk bildiren parti bizdik. Bütün Türkiye'yi dolaşmıştık, iddia ediyorum ki yükselişe geçmiştik. Fakat ‘derin yapı' diye tarif edeceğim yapı bizim o yükselişimizin karşısında CHP'nin muhtemelen zafiyete uğrayabileceği düşüncesiyle o günkü genel başkanımız Zeki Sezer'e ziyarete geldi" oldu.

Aksakal, şöyle devam etti:

"Seçime katılmaması yönünde telkin ve baskıda bulundular. Gelenler de emekli generaller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur'du. Ben parti binasındaydım. Özel Kalem Müdürü telefon açtı ve 'Genel Başkan sizinle görüşmek istiyor' dedi. Dedi ki, 'Ne yapacağız, seçimlere katılmamızı istemiyorlar.' 'Kim istemiyor' dedim, yüzüme baktı. 'Askerler mi?' dedim, 'Yani' dedi. 'Bakın Sayın Genel Başkan, yıllardır Zeki Sezer diye dağlara, taşlara yazdık. 60 minibüsle köy köy dolaşıyoruz. Biz seçime katılırsak ne olacakmış, Cumhuriyet elden mi gidecekmiş' dedim. 'Öyle diyorlar' dedi. Ben de sayın genel başkana 'Eğer 1.2'lik DSP bu seçime katıldı diye bu cumhuriyet elden gidiyorsa bunu gönderen de siz olun, tarihe de öyle geçin" dedim. Nitekim parti seçime giremedi. Diyorlar ya, "DSP gitti CHP'nin sırtına yapıştı', kesinlikle reddediyorum. O dönem Deniz Baykal CHP Genel Başkanı. Rahşan Ecevit ile anlaşıp, DSP'nin kapatılması ve vakıf yapılması üzerinde anlaşıp, 12 DSP'li vekilin, CHP'den parlamentoya girmesi üzerine anlaşmışlardı. Ama başarılı olmadı. DSP'li genetiği partisinin kapanmasına müsaade etmedi. Ama toplumdan uzak tutuldu, yok sayıldı. Sanki solun tek partisi CHP imiş gibi bir algı yaratıldı. Şimdi olay tekrar toparlanmaya başladı, siyaset yapmak isteyen düzgün insanların sığınacağı kapı oldu DSP."

İpek Özbey'in yönelttiği sorular ve Önder Aksakal'ın verdiği yanıtların ilgili bölümü şöyle:

-DSP'yi yok etmeye çalıştıklarını anlatıyorsunuz, bugün ise sizi ‘AKP-MHP koalisyonu tarafından oyları bölmekle görevlendirilen kurtarıcı melek' olmakla eleştiriyorlar. Genel Başkan yardımcınızın ‘CHP kapatılmalı' açıklamasından hareketle sorayım: DSP olarak CHP'nin oylarını bölmeye, onu yok etmeye mi çalışıyorsunuz?

Genel Başkan yardımcımız, CHP'nin devleti yönetme arzusunun hiçbir zaman olmadığını da söyledi. ‘Hiçbir zaman' tarihini şöyle koymalıyız. Türkiye'de 1980'de bir milat yaşandı. Kartlar yeniden karıldı. Bu yüzden CHP'yi değerlendirirken Atatürk'ün kurduğu CHP'yi değerlendirmeye sokmak en yanlış iş.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.